görülmek ile cümle

görülmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
azaltılması yoluyla, önemli verimlilik artışları getirdiği görülmektedir (2 και άλλων αερίων θερμοκηπίου με μεγάλη επίσης στη μείωση του COδιάρκεια ζωής (27).
azaltılması yoluyla, önemli verimlilik artışları getirdiği görülmektedir (faţă de normele pentru CO
azaltılması yoluyla, önemli verimlilik artışları getirdiği görülmektedir (La prise en compte des effets de la
azaltılması yoluyla, önemli verimlilik artışları getirdiği görülmektedir (trwałych gazów cieplarnianych (
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.Às vezes não querem ser vistos quando se movem, porque os predadores conseguem vê-los.
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.A veces no quieren que los vean cuando se mueven, pues los depredadores los encontrarían.
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.Đôi lúc chúng không muốn bị phát hiện khi đang di chuyển, bởi những động vật săn mồi có thể thấy chúng.
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.Ibland vill de inte bli sedda när de rör sig, eftersom rovdjur kan se dem.
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.Joskus ne eivät halua tulla huomatuksi liikkuessaan, koska saalistajat voivat nähdä ne.
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.Někdy, když se pohybují, si nepřejí být viděny, protože by je mohli uvidět predátoři.
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.Ne marajo biti opažene ko se gibajo, saj tako postanejo ranljiv plen.
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.Niekedy nechcú, aby ich bolo vidno keď sa hýbu, pretože predátori by ich spozorovali.
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.O caracatiță. Ele nu vor să fie văzute de prădători când se mișcă.
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.Soms willen ze ongezien bewegen, omdat roofdieren ze dan kunnen zien.
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.Μερικές φορές δεν θέλουν να τα βλέπουν όταν μετακινούνται επειδή τα αρπακτικά μπορούν να τα δουν.
Bazen hareket ederken görülmek istemezler, çünkü avcılar da onları görebilir.Іноді він не хоче, щоб його було видно під час руху, оскільки тоді його помітять хижаки.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Detta kan bekräftas både i teorin och i praktiken.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Deze ontwikkeling kan zowel conceptueel als praktisch worden bezien.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Il Portogallo ha affrontato questo problema in maniera piuttosto diversa.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Komisja może nakładać grzywny, ale sankcje nie są głównym celem jej działalności.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Portugal procurou resolver este problema de forma algo diferente.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Sólo en algunos países los delitos relacionados con el suministro de drogas superan a los de su posesión.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Tämä näkyy sekä teoriassa että käytännössä.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Tento přístup lze pozorovat z hlediska koncepčního i praktického.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.To je razvidno na konceptualni in tudi na praktični ravni.
Bu durum hem kavramsal olarak hem de pratikte görülmektedir.Toto je očividné na koncepcii aj v praxi.
Bu durumun bir değişiklik sunduğu görülmekte.Cette loi semble avoir fait une différence.
Bu durumun bir değişiklik sunduğu görülmekte.Parece que ha habido un cambio.
Bu durumun bir değişiklik sunduğu görülmekte.Parece que isso fez toda a diferença.
Bu durumun bir değişiklik sunduğu görülmekte.Sembra che la legge stia iniziando a fare effetto.
Bu durumun bir değişiklik sunduğu görülmekte.Wydaje się, że wprowadzenie tego prawa miało poprawić sytuację kobiet w Tadżykistanie.
Bu durumun bir değişiklik sunduğu görülmekte.Складывается впечатление, что он изменил ситуацию.
Bu eğilim şu an da diğer çoğu batı Avrupa ülkesinde görülmektedir.Dette mønster ses nu i de fleste andre vesteuropæiske lande.
Bu eğilim şu an da diğer çoğu batı Avrupa ülkesinde görülmektedir.Dieses Muster ist inzwischen auch in den meisten anderen westeuropäischen Ländern zu beobachten.
Bu eğilim şu an da diğer çoğu batı Avrupa ülkesinde görülmektedir.Dit patroon is nu ook in de meeste andere West-Europese landen zichtbaar.
Bu eğilim şu an da diğer çoğu batı Avrupa ülkesinde görülmektedir.Novi dokazi, da Evropa prehaja v obdobje zmanjšanega uživanja konoplje
Bu eğilim şu an da diğer çoğu batı Avrupa ülkesinde görülmektedir.Nuove prove del fatto che l’Europa si sta dirigendo verso un periodo di riduzione del consumo di cannabis
Bu eğilim şu an da diğer çoğu batı Avrupa ülkesinde görülmektedir.Schemat ten jest obecnie widoczny w większości innych państw zachodnioeuropejskich.
Bu eğilim şu an da diğer çoğu batı Avrupa ülkesinde görülmektedir.Tämä kuvio näkyy nyt useimmissa muissakin Länsi-Euroopan maissa.
Bu eğilim şu an da diğer çoğu batı Avrupa ülkesinde görülmektedir.Tento vzorec je nyní patrný ve většině ostatních západoevropských zemí.
Bu eğilim şu an da diğer çoğu batı Avrupa ülkesinde görülmektedir.Tento vzor môžeme teraz vidieť vo väčšine ostatných západoeurópskych krajín.
Bu eğilim şu an da diğer çoğu batı Avrupa ülkesinde görülmektedir.Uppskattningar av narkotikaanvändningen i Europa – en snabböversikt
Bu merkezdeki kısmın hareketini ölçebilirsek, konumdaki değişiklikleri algılayabileceğimiz açıkça görülmekte.Wenn man nun die Bewegung des mittleren Bereiches misst, kann man die Lageänderung bestimmen.
Bu merkezdeki kısmın hareketini ölçebilirsek, konumdaki değişiklikleri algılayabileceğimiz açıkça görülmekte.ברור שאם נמדוד את התנועה של החלק המרכזי הזה נוכל לזהות שינויים בכיוון.
Bu merkezdeki kısmın hareketini ölçebilirsek, konumdaki değişiklikleri algılayabileceğimiz açıkça görülmekte.من الواضح أنه إذا استطعنا قياس حركة هذا القسم سنستطيع قياس التغيرات في الاتجاه
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Avfall ses därmed allt mer som en produktionsresurs och energikälla.
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Depozitate în gropi ecologice de deşeuri Compostate
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Eerst en vooral door een volledige uitvoering van de huidige regelgeving, en vervolgens
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Odloženi Kompostirani z manj š uje vplive na okolje in rabo naravnih virov
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Source : AEE, sur la base de données Eurostat
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Λιpiασματοpiοιήθηκαν Άλλο ΕΟΠ, βάσει στοιχείων της Eurostat.
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.По тази причина, отпадъците все повече се разглеждат като производствен ресурси източник на енергия.
Bu nedenle, bu alanda kurumdan kuruma farklılıklar görülmektedir.V Írsku len experti na evalváciu, ktorí zastupujú riaditeľa alebo výbor, sa zúčastňujú na internej evalvácii.
Burada basit bir problem olduğu görülmektedir ki우리가 다루어야 할 그러한 일들을 일으키고 있다는 사실을 말입니다
Burada basit bir problem olduğu görülmektedir kilas teorías fragmentadas son fragmentación y luego llamamos a esto lo que hay que tratar.
Çoğunlukla, sorun oluşturan konular hakkında aileyle ya da arkadaşlarla konuşulduğunda yarar görülmektedir.A veces ayuda hablar las cosas con la familia o con amigos.
Çoğunlukla, sorun oluşturan konular hakkında aileyle ya da arkadaşlarla konuşulduğunda yarar görülmektedir.Ofta hjälper det redan att tala om dessa saker med familjen eller vänner.
Çoğunlukla, sorun oluşturan konular hakkında aileyle ya da arkadaşlarla konuşulduğunda yarar görülmektedir.Usein auttaa jo se, että asioista puhuu perheen tai ystävien kanssa.
Çoğunlukla, sorun oluşturan konular hakkında aileyle ya da arkadaşlarla konuşulduğunda yarar görülmektedir.Зачастую помогает уже то, что о проблемах говорят своей семье или друзьям.
Esrar dahil yasadışı uyuşturucuların kullanımı, en çok gençler arasında görülmektedir.Az illegális kábítószerek, köztük a kannabisz használata elsősorban a fiatalok körében koncentrálódik.

İlgili Sayfalar