görülmek ile cümle
görülmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rütbesi Binbaşı olup Call of Duty: Black Ops 2'de görülmektedir.Najnoviji objavljeni nastavak je Call of Duty: Black Ops IIII.
Hastalık ayrıca insanlar dışında çok sayıda hayvanda da görülmektedir.Bolest se, osim u ljudi, javlja i u nekih životinja.
Genel olarak, tüm triptanların eşit derecede etkili olduğu ve benzer yan etkilere sahip olduğu görülmektedir.Čini se kako su svi triptani podjednako učinkoviti, uz slične neželjene učinke.
Erişkinlerin yaklaşık %20'sinde reflü görülmektedir.Lokalitet je sačuvan u oko 20% prvotnog izgleda.
Tüm mağaralar geçmişte boyanmıştı ancak günümüzde sadece belirsiz izler görülmektedir.Izvorno su sve bile iznutra oslikane, ali su danas ostali samo tragovi boje.
Riskin, aynı zamanda, daha büyük dövmeler için daha büyük olduğu görülmektedir.Također se čini da je kod većih tetovaža rizik viši.
"Her şeyin kuramı" ("The Theory of Everything"-TOE) na en yakın aday olarak görülmektedir.I, na koncu: ima li pojam «teorije svega» (TOE) uopće smisla ?
Tüm Kalkolitik evrelerinde yapıların yangın geçirdiği görülmektedir.Zajedno u tišini promatraju kako stablo dalje gori.
İğne paylaşımından bulaşma riskinin sınırlı olduğu görülmektedir.Čini se da je opasnost od prijenosa putem zajedničkih igala ograničena.
Bu bölümlendirmenin, onların filogenetik ilişkilerini yansıttığı görülmektedir.U skladu s tom podjelom on dijeli i svoju filozofiju.
Bu hareketlerin, dünya dışında bir yerde de bulunamayacağı ön görülmektedir.Moguće je da ovakvo područje ne postoji nigdje drugdje u svijetu.
Son yıllarda arıcılık yapan aile sayısında artış görülmektedir.Povećava se broj zajedničkih alergija u posljednjim desetljećima.
Antik Roma'da cinsel tavır ve davranışlar Roma sanatında görülmektedir.Posljedice političkih i vjerskih podjela u rimskom carstvu osjetit će se i u umjetnosti.
Hamileliklerin %8-10’unda hipertansiyon görülmektedir.Hipertenzija se pojavljuje u oko 8–10% trudnoća.
Erkek ve dişisinde farklılıklar görülmektedir.Od čovjekolikih majmuna razlikuju se i po zubima.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Dizajnirane su za promjenu izgleda oka.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir salgın olarak görülmektedir.Svjetska zdravstvena organizacija označila je bolest globalnom epidemijom .
Dizide soyadının geçeceği zamanlarda hep sadece baş harfi olan Ç görülmektedir.U njihovom je braku ona uvijek imala glavnu riječ.
1000) görülmektedir.1000.)
Köyle ilgili ilk kayıtlar 19. yüzyıl sonlarından itibaren görülmektedir.Prvi podatci o ovoj zgradi datiraju s konca 19. stoljeća.
Paolo'nun elinde hikâyeyi okudukları kitap görülmektedir.Čita li Marko knjigu?
Kış aylarında kar yağışı diğer bölgelere göre fazla görülmektedir.Često se čak i ljeti snijeg na mnogo mjesta zadržava.
Küresel ısınma ürün rekoltesini de olumsuz etkilemekte alternatif tarım ürünlerine yöneliş görülmektedir.Stoga se diljem svijeta vode intenzivne rasprave o alternativi za fosilna goriva.
Şimdilik, bölgede tarıma başlanılan ilk yerleşim olarak görülmektedir.Zbog toga se smatra prvim planiranim naseljem u ovom području.
Nolita uzun bir süre boyunca Little Italy'nin bir parçası olarak görülmekteydi.Dlho sa považovala za časť Little Italy.
Çok tehlikeli bir suçlu olarak görülmektedir.Je považovaný za človeku nebezpečného.
Jus soli, Dünya ülkelerinin yaklaşık % 20'sinde görülmektedir.Celková ťažba ropy predstavuje zhruba 20. miesto na svete.
1996 - 2006 aralığında ise köy nüfusunda bir düşüş görülmektedir.Za obdobie rokov 1996 – 2006 má vývoj počtu obyvateľov klesajúcu tendenciu.
Amerika Birleşik Devletleri'nde Yeni Din Hareketi'nin etkileri de görülmektedir.Za terorizmus sa dá považovať aj postoj štátov v Európe.
Buna karşın bazı bölümlerde ana mürettebatın sorunlarla uğraştığı görülmektedir.Asi s najväčšími problémami sa tak stretli členovia posádky.
Özellikle Bronz çağında yerleşimin daha yaygınlaştığı görülmektedir.Rozšírené sú najmä na začiatku bronzovej doby.
İklim ve bitki örtüsü ise; Köyde ve çevresinde karasal iklim görülmektedir.Podnebie a vegetácia podmieňujú faunu a flóru v obcí a okolí.
Günümüzde Tommy Atkins kullanımı daha az görülmektedir.V súčasnosti sa motory s Atkinsonovým cyklom využívajú iba zriedka.
Bunların mimari özellikleri şu an bile görülmektedir.Základné vlastnosti domu sú ihneď viditeľné.
Bölge uluslararası alanda hâlâ Ukrayna'ya ait bir parça olarak görülmektedir.Medzinárodné spoločenstvo považuje Sevastopoľ naďalej za súčasť Ukrajiny.
Fakat hilafete geçmesi bir başarı olarak görülmekle beraber.Užák vníma aj účasť ako úspech .
Tarihi İmparatorluk yolunun izleri bugün de burada görülmektedir.Stopy prvorepublikovej architektúry badať v meste aj dnes.
Sağdaki şekilde bunun bir örneği görülmektedir.Na obrázku vľavo sú znázornené niektoré príklady.
Amerika’da, bu oran yüzde 10 civarında görülmektedir.V USA už boli vyrobené takéto články s účinnosťou presahujúcou 10 %.
Demir ergitme ve işlemeyle ilgili tekniklerin Avrupa’da güneyden kuzeye doğru yayıldığı görülmektedir.V Európe výskyt, resp. diagnostikovanie rastie od juhu smerom na sever.
Ayrıca küpe de Şî’a mezhebinde câiz görülmektedir.".Podobne ako kolibrík vie "visieť" na mieste.
Bu çalışmada Layne Staley uyuşturucu bağımlılığı görülmektedir.Running to Stand Still hovorí o drogovej závislosti.
Kentte Roma Çağı kalıntıları da görülmektedir.Takisto v jazyku sa zachovali pozostatky z rímskych čias.
Bu nedenle her sene mahallede tifo gibi hastalıklar görülmektedir.V táboroch sa šírili infekčné choroby, ako škvrnitý týfus.
Şizofreni her toplumda ve her türlü sosyo-ekonomik sınıfta görülmektedir.Stalkeri pochádzajú zo všetkých spoločenských vrstiev a všetkých vekových kategórií.
Bu araştırmalara bakıldığında fruktozun ince bağırsakta tamamen emilmediği görülmektedir.Pokladá sa za preukázateľné, že tento materiál nikdy neprišiel do styku s kvapalnou vodou.
Parti arşivlerinde de bu konuya dair çatışmalar ve belirsizlikler olduğu görülmektedir.Kritici ústavy ďalej tvrdili, že jej text obsahuje nejasnosti a rozpory.
Her yıl yaklaşık beş ila altı bin vaka görülmektedir.Vsako leto se pojavi pet do šest tisoč primerov.
Kahve, C vitamini ve süt ürünleri tüketimi ile fiziksel egzersizin riski azalttığı görülmektedir.Kava, vitamin C, mlečni proizvodi in telesna dejavnost zmanjšujejo tveganje.
İğne paylaşımından bulaşma riskinin sınırlı olduğu görülmektedir.Tveganje za prenos prek delitve igel je se zdi omejeno.
Bu enfeksiyonlar antik çağlardan beri insanlarda görülmektedir.Te okužbe pozna človeštvo od pradavnine.
Bu ilkel göçebe hayatının bir ölçüde Şairin düşgücünü cezbettiği görülmektedir.Nihče se ne pritožuje nad tem preobratom v življenju pesnika!
Aşağıda bir "Merhaba Dünya" uygulaması görülmektedir.Spodnji zgled izpiše znakovni niz »Pozdravljen svet!« na standardni izhod.
İkinci jenerasyon antihistaminlerin de etkin olmadığı görülmektedir.Antihistaminiki druge generacije pa zgleda niso uspešni.
Zott TV reklamcılıkta Maxl Graf ve Roberto Blanco ünlüler olarak görülmekteydiler.V Tv-oglasih Zott so se pojavljale znane osebnosti, kot sta Maxl Graf in Roberto Blanco.
Yaylak ve Kışlak adetleri bazı köylerinde hala görülmektedir.Sledi tega jarka in obzidja so na nekaterih mestih še vedno vidni.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.V takih primerih se priporoča kot alternativo febuksostat.
Bir oktavlık nota frekansı aşağıdaki tabloda görülmektedir.Stopnje hrupa so razvidne iz primerjalne tabele.
Hastalık ayrıca insanlar dışında çok sayıda hayvanda da görülmektedir.Bolezen se prav tako pojavlja pri številnih živalih.
Yaz ve kış sıcaklık ortalamalarında büyük farklılıklar görülmektedir.Med poletjem in zimo so velike temperaturne razlike.