görülmek ile cümle
görülmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bölge uluslararası alanda hâlâ Ukrayna'ya ait bir parça olarak görülmektedir.科索沃在國際上依然被視為塞爾維亞的一部分。
Yanıklar en çok 16–35 yaşları arasındaki kadınlarda görülmektedir.灼伤发生率最高的是16至35岁的妇女。
Aşağıda bir "Merhaba Dünya" uygulaması görülmektedir.下面列印Hello World。
Bu semboller genelde, DMA işlevi bulunan bilgisayar sistemlerinin donanım şematiğinde görülmektedir.這些符號一般在有DMA功能的電腦系統硬體概要上可以看到。
Elektrik kıpkırmızısı sağ tarafta görülmektedir.注意垂直懸掛時紅色在左。
Aşağıdaki bir VoiceXML dosyası örneği görülmektedir. <vxml version="2.0" xmlns=" verecektir.下面是一個VoiceXML文檔的例子: <vxml version="2.0" xmlns=" SCXML(英语:SCXML)
Eğrisel hatlardan oluşan taç kısmında, üç satırlık ayet kitabesi görülmektedir.余家故有“一门三尚书”之谓。
Rus yanlısı bir politikacı olarak görülmektedir.他被认为是公正的政治家。
Dang humması 110’dan fazla ülkede görülmektedir.登革热在110多个国家中都很常见。
Yeşil renk İslam'ın geleneksel rengi olarak görülmektedir.綠色是伊斯蘭教的傳統顏色。
Bulunanların yarısı kadındır ve bu da geniş çaplı savaş olasılığını azaltan bir unsur olarak görülmektedir.較小的配子被認為是雄性的 (精細胞)而較大的配子則被認為是雌性的(卵細胞)。
Bu enfeksiyonlar antik çağlardan beri insanlarda görülmektedir.毒药在远古时就已经被人们发现了。
Ama denizden geçip kendilerine Vadedilmiş Topraklar'a geçme imkani yok görülmektedir.不僅可以航行於水面,亦可航行於陸地上,類似兩棲車輛。
Anafilakside genelde dakikalar veya saatler içerisinde birçok farklı semptom görülmektedir.過敏性休克通常在数分钟或小时内产生许多不同症状。
Benzer bir idam yöntemi eski Çin'de Beş Hanedan On Krallık Dönemi'nde (907-960) görülmektedir.据考在五代时期( 907~960)已有六脉渠前身。
Ağaç serçesi bazı bölgelerde haşere olarak görülmektedir.而牠在一些地方被认为是果园的害虫。
Sayda şehri uzaktan görülmekte.天共高城遠。
Hastalık ayrıca insanlar dışında çok sayıda hayvanda da görülmektedir.在人類以外的動物也有病例報告。
Gemi kendi döneminin bir teknoloji harikası olarak görülmekteydi.当时这条隧道是一条技术奇迹。
Köyde İç Anadolu Bölgesinin genel özellikleri görülmektedir.这都可以说是城中村所特有的。
Palu ilçesi ise en tehlikeli bölge olarak görülmektedir.森林可以被看作是最漂亮的地區了。
Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir salgın olarak görülmektedir.糖尿病被世界卫生组织确认为一种全球性流行病。
İlçenin kuzey kesiminde de çam ormanları görülmektedir.俄罗斯远东地区也出现抢碘酒现象。
Alt kesime inildikçe, kölelik sisteminin pek olmadığı görülmektedir.” 某程度來說,希臘並沒有所謂的奴隸制度。
Bir bakıma bölgenin en büyük despot gücü olarak görülmekteydi.對分相被描述為第二個能量最強大的相位。
Günümüzde en çok Roma ve Ostia'da insula kalıntıları görülmektedir.今天在冰島及法羅群島仍然有捕獵牠們的情況。
Kürt kültürü görülmektedir.腐女文化知多少?
Ölülerin hazırlanması işlemleriyle ilgili görülmektedir.就是说人体已经为快要到来的活动做准备。
Yağış özellikleri incelendiğinde Karadeniz Yağış Rejimi'nin etkili olduğunu görülmektedir.從天氣雷達圖像來看,這種降雨的範圍被看作為帶狀結構。
Yakın tarihte ise 7.0 ve üstü büyüklükteki depremlerin sıklığının azaldığı görülmektedir.本表僅列出規模7.0以上與重大傷亡的地震。
Maggie, emziğine çok düşkündür ve devamlı ağzında emzikle görülmektedir.認為真姬很率直,想到什麼就寫在臉上。
Bu şiirlerde Nef'i, Nabi ve Nedim'den etkilendiği görülmektedir.会诏求言,懋桧上疏,陈九事,其中安宫闱、御近习,尤神宗所忌。
Bu krallık Gürcülerce günümüz Gürcistan'ının kuruluşunun sembolü olarak görülmektedir.这个雕像已成为格拉斯哥式幽默的代表。
Bu trendin işlemesi yanda görülen Avondale nüfus tablosiunda açıkça görülmektedir.这在从纽曼投影式上很容易看出来。
4.2 K sıcaklığında, o direnç aniden kaybolduğu görülmektedir.4.2 K의 온도에서 그는 저항이 갑자기 사라지는 것을 관찰하였다.
Sağ tarafta skobeloff rengi görülmektedir.오른쪽에 표시된 것은 스코벨로프(skobeloff)색이다.
Müslümanların içindeki bir cemaate de zaman zaman ümmet denildiği görülmektedir.성인(聖人)의 계위에 들었다는 것은 무루혜(無漏慧)를 일부라도 성취했다는 것을 말한다.
1879 yılı, genellikle,bağımsız bir çalışma alanı olarak psikolojinin başlaması olarak görülmektedir.1879년은 심리학이 독립학문으로 시작된 것으로 여겨진다.
Benzer davranış balarılarında da görülmektedir.비슷한 행동으로 거부 행동이 있다.
Genellikle James Hutton ilk modern jeolog olarak görülmektedir.제임스 허턴은 최초의 현대적인 지질학자로 간주된다.
1000) görülmektedir.1000을 나타낸다.)
Bu anlatıda tesadüf motifi görülmektedir.그 때문에 이 입장에서는 객관적 우연이 인정된다.
Aşağıda Veya Değil kapısının sembolü ve iç yapısı görülmektedir.한/글처럼 회사의 상표나 건물의 간판 등에서 어원과는 상관 없이 ㅏ로 발음하는 자리에 아래아를 넣는 경우도 있다.
Nüfus yoğunluğu kadın ve çocuklar lehine görülmektedir.희생자 태반은 여성과 어린이를 비롯한 민간인이었다.
Fakat gözlem ve ölçümlerin bilimsel yasaları aydınlatmaktan başka amaçlar için yapıldığı görülmektedir.그러나 그들의 관찰과 시도는 과학적 목적이라기 보다는 다른 목적으로 행해졌다.
Son dönemlerde ticari amaçla süt üretiminin çoğaldığı görülmektedir.최근 개량으로 우유 생산량도 늘어나는 개체가 등장하고 있다.
Tagatoz 2001'den beri FAO/WHO gibi örgütlerce gıda maddeleri içinde güvenli olarak görülmektedir.타가토스는 2001년 이래로 미국에서 GRAS(generally recognized as safe, 식품 첨가물에 대한 미국 식품의약국(FAD)의 인증)로 인정되었다.
Bazı bölümlerde çalıştığı görülmektedir.그밖에도 어느 주점에서 일하고 있는 듯하다.
Bunun kanıtı birçok mağaralarda bulunan duvar resimlerinde görülmektedir.עדות לכך ניתן למצוא בציורי קיר רבים שנמצאו במערות באזור.
Bu bölümlendirmenin, onların filogenetik ilişkilerini yansıttığı görülmektedir.חלוקה זו משקפת את היחסים הפילוגנטים שלהם.
1990'lı yıllardan beri, kentte yabancı yatırımların artmaya başladığı görülmektedir.מאז שנות ה-90 חל גידול בהשקעות זרות בעיר.
Ayrıca ilçede dolu yağışları da görülmektedir.ניתן לראות גם טביעות של טיפות גשם.
Bu etki günümüzde de görülmektedir.אפשר להבחין בתופעה זו גם היום.
Doğa betimlemeleri de görülmektedir.ניתן גם לראות בהם שיפור של הטבע.
1000) görülmektedir.(יוצרו 1,000).
Sayda şehri uzaktan görülmekte.הווילה הייתה מרוחקת מרחק מה מהעיר עצמה.
Müzenin koleksiyonu, birçok kişi tarafından, Batı modern sanatının en iyi koleksiyonu olarak görülmektedir.אוסף המוזיאון נחשב בקרב רבים כאוסף האמנות המודרנית הטוב בעולם.
Bazı örneklerde tırnak izi bezekleri ve çıkıntılar görülmektedir.דוגמה נוספת היא דוחות חניה וקנסות.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir salgın olarak görülmektedir.ארגון הבריאות העולמי הכריז על מחלת הסוכרת כמגפה עולמית.
Taşların oyunun başındaki dizilişi sağdaki resimde görülmektedir.בתחילת המשחק מסודרים הכדורים בסדר הנראה בתמונה משמאל.