görülmek ile cümle

görülmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ferris'in yatağının arkasında Bryan Ferry posteri görülmektedir.Ebben a hátsó szobában látható a Bory család családfája is.
"Poker Face"in sözlerinde cinsel ima ve sataşmalar görülmektedir.A Poker Face-nek burkolt szexuális célzatú szövege van.
Ayı ilk defa 1280'de bir mühürde görülmektedir.A faluról először 1280-ban olvashatunk egy oklevélben.
O zamanlarda böyle haydutluk eylemleri yaygın olarak görülmekteydi.Az ilyen sajtóügynöki hamisítások akkoriban általánosak voltak.
Elinde bir tabanca sallayıp düzeni sağlamak için kullanmakla tehdit ederken görülmektedir.Pisztollyal fenyegeti az utasokat, hogy rendet tartson.
Bunun gibi durumlar özellikle genç erkeklerde görülmektedir.Ez a színjelenség főleg a fiataloknál figyelhető meg.
Absiddeki Meryem mozaiği buradan da görülmektedir.Marsallbotjának gombja is itt látható.
Savaş ortamının etkileri yazılarında görülmektedir.Háborúskodások ábrázolásai is megtalálhatók.
Giderek artan bir gerçekçiliğin ortaya çıktığı görülmektedir.Egyre inkább úgy érezte, hogy egy látásmódbeli problémáról van szó.
1000) görülmektedir.1000-ből kimutatható.
Aşağıda satılan albüm sayısına göre verilen sertifikalar görülmektedr.Toplista az eladott albumok száma alapján.
Genel olarak büyüklü küçüklü tepelerin çokluğu görülmektedir.A fiatal gyűrt hegységekben nagy mennyiségben megtalálható.
Her iki değişkende de hızlı şehirleşme dolayısı ile artış görülmektedir.Mindketten tudják, átalakulása percek kérdése.
Sağ tarafta skobeloff rengi görülmektedir.Jobboldalt Hermann Göring látható.
Bu bölümlendirmenin, onların filogenetik ilişkilerini yansıttığı görülmektedir.Ez a felosztás a gyakorlati alkalmazást segíti, nem tükrözi a filogenetikus kapcsolatokat.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Gyakorlatait alternatív lelkiségként jellemezhetjük.
Kızlarda daha sık gibi görülmekle birlikte felçler erkek çocuklarda daha sık gözlenir.Megfigyelések szerint fiúkban gyakrabban jelentkezik, mint lányokban.
Halen, liman ağzındaki mendirek ile Kuzey Liman'daki kulenin kalıntıları görülmektedir.A kikötő alatt a tengerben még láthatók a római kikötői gát maradványai.
Köprüde o kanlı iki taş hala görülmektedir.Az öblön mára már két másik híd is átível.
Filmin yaş sınırı ise 16+ olarak görülmektedir.A film cselekményének időpontja 32 YE.
Saç tellerinde kalınlaşma belirtileri görülmektedir.Az ujjakon borotvaéles karmok láthatók.
1896 tarihli kayıtlarda da köyde Müslüman ve Hristiyan hanelerin yaşadığı görülmektedir.Egy 1577-es feljegyzés szerint a faluban szerb és muzulmán lakosság együtt élt.
Riskin, aynı zamanda, daha büyük dövmeler için daha büyük olduğu görülmektedir.Úgy tűnik, a kockázat terjedelmes tetoválás esetén nagyobb.
Günümüzde Güney Kore'nin egemenliğinin bir simgesi olarak görülmektedir.Nykyään se on Etelä-Korean suvereniteetin symboli.
Invincible, Jackson'ın 'kariyerine dönüşü' olarak görülmektedir.Invinciblen on katsottu olleen käytännössä Jacksonin uran "comeback".
Her yıl yaklaşık beş ila altı bin vaka görülmektedir.Noin 5 000–6 000 tapausta esiintyy vuosittain.
Ülke genelinde var olan sosyal sistem dünyadaki en kötü sistemler biri olarak görülmektedir.Maan ihmisoikeustilannetta on kuitenkin pidetty yhtenä maailman huonoimmista.
Long Beach limanı dünyadaki en büyük limanlardan birisi olarak görülmektedir.Long Beachin satama on yksi maailman vilkkaimmista satamista.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Jäännöksistä voidaan toki sanoa jotain.
İkinci bir artış Ağustos ayında görülmektedir.Toisen sukupolven yksilöitä on havaittu elokuussa.
Bu nedenle "küreselleşme karşıtlığı" terimi yanıltıcı olarak görülmektedir.Käyttönimi "kidutuksen vastainen yleissopimus" on siis jossain määrin harhaanjohtava.
Bu resimlerinde de izlenimciliğin etkileri görülmektedir.Maalauksissa on vaikutteita myös jälki-impressionismista.
Ölülerin hazırlanması işlemleriyle ilgili görülmektedir.Kuinka kuolleita käsitellään.
Arap etkisi Lizbon’da halâ görülmektedir.Maurien vaikutus on yhä havaittavissa Lissabonissa.
O zamandan beri bu ölüm şüpheli görülmekte ve bu konuda tartışmalar yapılmaktadır.Sittemmin saavutusta on epäilty ja sitä kohtaan on esitetty vastaväitteitä.
Boğaya ibadet birçok kültürde görülmekteydi.Palsamointia on harjoitettu monissa kulttuureissa.
Hastalık ayrıca insanlar dışında çok sayıda hayvanda da görülmektedir.Tauti esiintyy myös useissa eläimissä.
Film türünün en iyilerinden biri olarak görülmektedir.Elokuvaa pidetään yhtenä hänen parhaimmistaan.
Ayrıca nadiren Meksika kıyılarında görülmektedir.Satunnaisesti niitä nähdään myös rannikoilla.
Ancak dünyada yasadışı olarak haşhaş üretiminde artış görülmektedir.Muualla maailmassa laji lisääntyy ainoastaan neitseellisesti.
Denizde, limana dönmekte olan üç gemi görülmektedir.Satamaan mahtuu kolme laivaa samaan aikaan.
Kadınların en az %2'sinde ve erkeklerin %4'ünde görülmektedir.Pelkoa kotona tapahtuvaa väkivaltaa kohtaan tuntee miehistä 4 % ja naisista 2 %.
Tüm Kalkolitik evrelerinde yapıların yangın geçirdiği görülmektedir.Lopulta Anna muistaa kaiken mitä tapahtui tulipaloyönä.
Başlıca yayılma yolları, e-posta ve World Wide Web olarak görülmektedir.Yleisimmin termiä käytetään viittaamaan internetiin ja World Wide Webiin.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Sitä voisi kuvailla vaihtoehtorockiksi.
Erişkinlerin yaklaşık %20'sinde reflü görülmektedir.Muuttumattomana virtsaan erittyy noin 10 %.
Aşağıda çalışan nüfusun sektörlere dağılımı görülmektedir.Sieltä on näköalat alhaalla levittäytyvälle Keyritynjärvelle.
Bölge uluslararası alanda hâlâ Ukrayna'ya ait bir parça olarak görülmektedir.Tästä huolimatta alue on esimerkiksi YK:n ja Euroopan yhteisön mukaan yhä laillisesti osa Ukrainaa.
Kaslarda hissedilebilir halsizlik görülmektedir.Raajoissa ilmenee tunnottomuutta.
Ülke genelinde üç farklı iklim çeşidi görülmektedir.Etiopiasta voidaankin havaita kolme erilaista ilmastotyyppiä.
Bu araştırmalara bakıldığında fruktozun ince bağırsakta tamamen emilmediği görülmektedir.Hänen omien sanojensa mukaan on kiinnostavaa, ettei teoksia voida lokeroida tarkasti.
Son dönemlerde ticari amaçla süt üretiminin çoğaldığı görülmektedir.Pitkällä aikavälillä otetaan huomioon, että tuotantopääomaa on mahdollista sopeuttaa.
Türkiye'de genellikle iki atkı kullanımı görülmektedir.Japanissa on yleisesti käytössä kahdentyyppisiä käymälöitä.
Filmin yaş sınırı ise 16+ olarak görülmektedir.Pelin ikäraja on Suomessa 16+. artikkelia.
Oyunun girişinde yapılan Hannah'ya bir şakayı durdurmaya çalışırken görülmektedir.Puolustavana hyökkääjänä tunnetun Wilmin aloitus jokeripaidassa oli näyttävä.
Bu bakımsız durumu 1930'lu yıllardan kalma fotoğraflarda da görülmektedir.Vahvistamattomat lähteet kertovat vastaavanlaisista tapahtumista jo 30-luvulla.
Bu hastalık nadir de olsa günümüzde de görülmektedir.Nykyisin sairaus tosin on harvinaistunut.
Babasının soyundan ötürü İsveç asilzadeleri arasında görülmektedir.Hänellä on isänsä puolelta ruotsalaiset sukujuuret Linköpingistä.
Son dönemlerde salon usulü düğünler öne çıkmaya başlasa da özüne uygun düğünlerin de yapıldığı görülmektedir.Aluksi tuoreet parit lähtevät häämatkalle valitsemaansa kohteeseen.
15 Temmuz 2009 itibarıyla ise toplam 53 Afrikalı devletin bu sözleşmeye taraf olduğu görülmektedir.Viitattu 19.5.2015. en Tämä Afrikkaan liittyvä artikkeli on tynkä.

İlgili Sayfalar