görülmek ile cümle

görülmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dang humması 110’dan fazla ülkede görülmektedir.Febra denga este răspândită în peste 110 țări.
Şizofreni her toplumda ve her türlü sosyo-ekonomik sınıfta görülmektedir.Este o localitate in progres, in toate categoriile socio-economice.
Ayrıca nadiren Meksika kıyılarında görülmektedir.Aceștia au fost observați ocazional și în Golful Mexic.
Güçlü sesi ile dünyanın en önemli heavy metal vokallerinden biri olarak görülmektedir.Discul este privit ca unul dintre cele mai influente ale genului heavy metal.
Şiirlerinde Romantizm ve Naturalizm'in etkileri görülmektedir.În scrierile sale, a combătut naturalismul și pozitivismul.
Kürt kültürü görülmektedir.Se păstrează, se pare, cultul fecundității.
Ayrıca ünlülerde Yunan etkisi görülmektedir.Sunt notate, de asemenea, posibile influențe grecești.
Saz kazasına bağlı köylerin de Tosya kazasına bağlı olduğu görülmekte­dir.Limitele ipotetice ale ducatului lui Glad indică faptul că acesta ar fi cuprins și Țara Hațegului .
Özellikle atlar görülmektedir.Este întâlnită în special la bărbați.
İğne paylaşımından bulaşma riskinin sınırlı olduğu görülmektedir.Riscul transmiterii prin reutilizarea seringilor pare limitat.
Tersine Bronz Çağı kültürü ile belirgin bir devamlılık görülmektedir.Se pare că aparține de cultura Unétice din Epoca de Bronz.
VTC mekanizması, şekilde görülmektedir.CMMDC poate fi vizualizat după cum urmează.
Diğer bir sebep olarak da o zamanın bilgisayar teknolojisi görülmektedir.În această căutare, tehnologia de ultima oră a fost utilizată.
Tüm heykelcikler birer tapınma nesnesi olarak görülmektedir.Toate celelalte dispozitive sunt cunoscute ca slave.
İmikuşağı Höyüğü, Fırat bölgesinin en büyük ve önemli yerleşimi olarak görülmektedir.Queen's Chamber Considerată ca fiind cea mai frumoasă și mai pitorească zonă a peșterii.
Kendi resimlerinde de bu yaklaşımı açıkça görülmektedir.În scrierile sale tactice, același spirit este evident.
Auralı migrenler, iskemik inme için riski iki katına çıkararak bir risk faktörü olarak görülmektedir.Migrenele cu aură reprezintă un factor de risc pentru accidentul vascular cerebral dublând riscul.
Bazılarının oldukça ince bir işçilik gösterdiği görülmektedir.Este sugerat de unii oameni că el este destul de frumos.
Aynı zamanda bu dekorasyonda iki köpek görülmektedir.De asemenea, în Scornicești se mai găsesc două săli de sport.
Gölyolu, bu yerleşmelerden kuzeye doğru bir "devam" gibi görülmektedir.De aici, se poate vedea întreaga vale nordică a Sucevei.
Çok tehlikeli bir suçlu olarak görülmektedir.A fost considerat o persoană foarte coruptă.
Günümüzde ise sarnıcın kalıntıları hâlâ görülmektedir.Resturile fortificații pot fi văzute și astăzi.
Riskin, aynı zamanda, daha büyük dövmeler için daha büyük olduğu görülmektedir.Riscul sporește în cazul tatuajelor mai mari.
Depp, dünyanın en büyük film yıldızlarından biri olarak görülmektedir.Depp este considerat a fi unul dintre cei mai buni actori de film pe plan mondial.
Doğa betimlemeleri de görülmektedir.Totuși, genul natural este exprimat.
Bu enfeksiyonlar antik çağlardan beri insanlarda görülmektedir.Aceste infecții există în rândul oamenilor încă din antichitate.
Roma döneminin izleri hala Şile'de görülmektedir.În acest context, se pot observa rădăcinile sale în perioada napoleoniană.
Yine de izleyen yıllarda bazı üyelerin ayrılmak istedikleri görülmektedir.Ani de-a rândul, în rândul lor va domni teama de a fi descoperiți.
Şarkının video-klibi ise başlı başına bir şaheser olarak görülmekteydi.Videoclipul piesei a fost pus cap la cap ca un puzzle.
Sayda şehri uzaktan görülmekte.În imagine orașul este văzut dinspre nord-est.
Mu‘âviye'in bazı şairlerle oldukça sıkı ilişkiler kurduğu görülmektedir.Ferească Dumnezeu, se spune că el are niște poezii fine".
Neolitik yerleşimde gelişkin bir çömlekçilik görülmektedir.Pe teritoriul satului au fost descoperite urmele unei așezări neolitice.
Aşağıda satılan albüm sayısına göre verilen sertifikalar görülmektedr.Albumele sunt ordonate în funcție de numărul de copii vândute.
Bu kalıpların neredeyse tamamı diğer dillerde de görülmektedir.Aproape toate reuniunile oficiale sunt traduse simultan în aceste limbi.
Bu krallık Gürcülerce günümüz Gürcistan'ının kuruluşunun sembolü olarak görülmektedir.În zilele noastre, cele trei coroane sunt considerate simbolul unității și suveranității Fedrației Ruse.
Burada uluslararası sistemin de etkisi görülmektedir.Acest lucru se aplică și bugetului UE.
Rus yanlısı bir politikacı olarak görülmektedir.El este privit ca un politician pro-vest.
Sonuç görülmek için kalır.Rezultatul rămâne de văzut.
Tom burada görülmek istemiyor.Tom nu vrea să fie văzut aici.
Tom seninle konuşurken görülmek istemiyor.Tom nu vrea să fie văzut vorbind cu tine.
Her yıl yaklaşık beş ila altı bin vaka görülmektedir.Évente körülbelül öt-, hatezer eset történik.
Çoğu yanıklar (%70) ve yanığa bağlı ölümler erkeklerde görülmektedir.A legtöbb égési sérülés (70%) és égésből eredő haláleset a férfiak körében történik.
Yanıklar en çok 16–35 yaşları arasındaki kadınlarda görülmektedir.Az égési sérülések a 16–35 éves kor közötti nőknél a leggyakoribbak.
Bu etki en güçlü güneş 90 ° açı yaparak gökyüzünde noktalarda görülmektedir.Ez a legerősebben a Naphoz képest 90 fokban figyelhető meg.
Burada her iki kültüre ait motifler görülmektedir.Itt megjelenik az ikrek motívuma is.
Benzer davranış balarılarında da görülmektedir.Megfigyelhető benn egyfajta bohóckodó attitűd is.
Gelişmiş ülkelerde çok nadir görülmektedir.A fejlett országokban ritka.
Avrupa’da kasıt içeren yanıklar en çok orta yaşlı erkeklerde görülmektedir.Európában a szándékosan okozott égési sérülések leggyakrabban a középkorú férfiak körében fordulnak elő.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Maradványai még mindig láthatók.
Avrupa futbolunun en büyük genç yeteneklerinden biri olarak görülmektedir.Európa legtehetségesebb fiatal labdarúgói közt tartják számon.
Sayda şehri uzaktan görülmekte.Az épület nagy távolságból is látható.
Tüm heykelcikler birer tapınma nesnesi olarak görülmektedir.Mások szolgálatát egyfajta istentiszteletnek tekintik.
Buna ek olarak, çift kırılma sık olarak, üretim sırasında "donmuş" gerilimlere görülmektedir.Minden egyes régió, amelyet meglátogatunk, egy bizonyos időpillanatban van "megfagyva".
Amerika’da, bu oran yüzde 10 civarında görülmektedir.Összehasonlításképpen az Amerikai Egyesült Államokban ez az arány megközelítőleg 1%!
Aşağıda bir "Merhaba Dünya" uygulaması görülmektedir.A Hello World program egy lehetséges megvalósítása.
Kültür 1970'lerin ABD'siyle aynı olsa da fakirliğin etkileri görülmektedir.A kulturális környezet az 1970-es évek amerikai kultúrájának felel meg, de ahhoz képest elszegényedett.
Bu yerleşimin gömü tarzında yerleşim içinde az sayıda toprak ve küp gömüt olduğu görülmektedir.A hazai és külföldi párhuzamok alapján kisebb halmok és temetkezések lehetnek még a területen.
Geleneksel Yahudilikte İsa, sahte mesihlerin en zarar verici olanı ve en başarılısı olarak görülmektedir.Ezek közül Jézus volt a legnagyobb, de egyben a legnagyobb káros tevékenységet létrehozó hamis messiás.
Yasaların konmaya başlamasına rağmen otomobil bazıları için hâlâ tehlikeli olarak görülmektedir.A részleges siker ellenére a tavakat továbbra is veszélyesnek tartják.
Akrilamid seviyesinin uzun süre ısıtılan gıdalarda arttığı görülmektedir.Az akrilamid mennyisége növekedni látszik, ha az ételt hosszabb ideig hőkezelik.

İlgili Sayfalar