görülmek ile cümle
görülmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Günümüzde ise sarnıcın kalıntıları hâlâ görülmektedir.Pozostałości okopów można zaobserwować jeszcze obecnie.
1000) görülmektedir.1000 wysuwanych).
Ama denizden geçip kendilerine Vadedilmiş Topraklar'a geçme imkani yok görülmektedir.Nie występują jedynie w pełnosłonych morzach (z wyjątkiem jednego gatunku).
Şarkılarında bunun etkisi de görülmektedir.Mam nadzieję, że można to usłyszeć w tych piosenkach.
13 sayısı bazı ülkelerde (Örneğin İtalya şanslı olarak görülmektedir.W kilku krajach były też produkowane (na przykład we Włoszech).
İkinci jenerasyon antihistaminlerin de etkin olmadığı görülmektedir.Z drugiej strony leki przeciwhistaminowe drugiej generacji nie wydają się skuteczne.
Svastika sembolü, İslam sanatlarında da görülmektedir.Dostrzegalne są także motywy znane w sztuce islamu.
Serinin diğer eserlerinde olduğu gibi arka planda Fuji Dağı görülmektedir.Podobnie jak na wszystkich pracach z serii, w tle znajduje się góra Fudżi.
Sayda şehri uzaktan görülmekte.W tle widoczne jest miasto.
Köyde Bulgar-Rumeli kültürü görülmektedir.Kultura bułgarska w naszych oczach.
Tahrip olan yapının bir kısım oturma sıraları görülmektedir.Rozważana jest odbudowa zniszczonej części wieży.
Çoğu yanıklar (%70) ve yanığa bağlı ölümler erkeklerde görülmektedir.Większość zachorowań (70%) obserwuje się w krajach wysoko rozwiniętych.
Çok tehlikeli bir suçlu olarak görülmektedir.Traktowany był jako więzień niebezpieczny.
Başlangıç salımında Sode no Shirayuki, Ruh Cemiyeti’ndeki en güzel zanpakutōlardan biri olarak görülmektedir.Sode no Shirayuki jest najpiękniejszym lodowym zanpakutou w Soul Society.
Burada uluslararası sistemin de etkisi görülmektedir.Czy istnieje porządek międzynarodowy?
Bazı bölümlerde çalıştığı görülmektedir.Jest widywana w niektórych odcinkach.
Eski İstanbul'da çok yaygın olarak tüketilen çiroz günümüzde çok nadir olarak masalarda görülmektedir.Tak ostry sprzeciw wobec rozmaitych przejawów egalitaryzmu jest współcześnie rzadko spotykany.
Oysa Korben'in çalarsaatinde yıl açıkça 2263 olarak görülmektedir.Za datę wprowadzenia buddyzmu do Korei uważa się rok 372.
Esas olarak dilgi endüstrisi görülmektedir.Prezentują głównie przemysł francuski.
Gelişmiş ülkelerde çok nadir görülmektedir.Niezmiernie rzadko spotyka się ją w krajach rozwiniętych.
Unutulma hakkı üzerine iki temel eleştirinin getirildiği görülmektedir.Opisuje w nim dwa podstawowe podejścia do wyzwolenia.
Hindistan’da Tanrı’nın kabul edilmeyişi Jainizm ve Budizm’de de görülmektedir.Odrzucenie istnienia boga stwórcy można spotkać również w dżinizmie i buddyzmie.
Bu bakımsız durumu 1930'lu yıllardan kalma fotoğraflarda da görülmektedir.Tak jak pozostali staje się nieśmiertelny w 1930 roku.
Benzer ipliksi yapılar ağı diğer galaksi kümelerinde de görülmektedir.Podobne pasy ciemnych obłoków są obserwowane również na krawędziach innych galaktyk.
1990'lı yıllara kadar nal izleri görülmekte idi.Ślad po nim zaginął aż do lat 90.
Bu davranış bozukluğu hayvanlarda da görülmektedir.Podobne objawy są obserwowane w przypadku zwierząt.
İkinci bir artış Ağustos ayında görülmektedir.Możliwy jest drugi miot w lutym.
Yakın tarihte ise 7.0 ve üstü büyüklükteki depremlerin sıklığının azaldığı görülmektedir.W okresie kolejnych siedmiu dni częstotliwość i wielkość trzęsień wzrosła.
Bu tür kirlilikler özellikle gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir.Wzrost nierówności jest szczególnie dobrze przebadany w Stanach Zjednoczonych.
Bazı kaya mezarlarının cephelerinde adak taşlarının konduğu yuvalar görülmektedir.Krążą plotki, że wśród leżących tam kamieni można odnaleźć również elementy żydowskich nagrobków.
Nüfusun gittikçe azalması görülmekte.Liczebność populacji wydaje się obniżać.
Bu dönemin yapıtlarında İslam dininin etkisi ile Arapça ve Farsça sözcüklerde görülmektedir.Są dobrze zasymilowani, aczkolwiek odnotowuje się w ich mowie słowa pochodzenia arabskiego czy perskiego.
Köyün iklimi, Doğu Karadeniz Bölgesinde olmasına Karasal iklim görülmektedir.Kontynentalne cechy lokalnego klimatu narastają w miarę posuwania się na południowy wschód obwodu.
Bu elimizde bulunan verilerde açıkça görülmektedir.Znajduje to potwierdzenie w ujawnionych wydarzeniach.
Sovyet arşiv belgelerinde de bu durum görülmektedir.Rozbieżności pojawiają się nawet w dokumentach sowieckich.
Dolayısı ile mahallede farklı kültürlerden örnekler görülmektedir.Ukazały się artykuły m.in. na temat rodziny w różnych kulturach.
Fotoğraflarda dört yelkeninin bulunduğu görülmektedir.Badacze uważają, że zostały wybudowane cztery takie statki.
1878 - 1895 arası, yazarın en başarılı dönemi olarak görülmektedir.Lata 1857–1864 określa się jako najcięższe w życiu pisarza.
Ayrıca nötral He çizgileri de görülmektedir.W widmie widoczne są także linie zjonizowanego wapnia.
30 yıl öncesine kadar vaşak da görülmekteydi.Łącznie na terenie Wąsosza odnotowano od lat 30.
Bunun etkisi en çok Hell on Earth (1996) albümünde görülmektedir.Utwór pochodzi z albumu Hell on Earth z roku 1996.
Genel olarak, tüm triptanların eşit derecede etkili olduğu ve benzer yan etkilere sahip olduğu görülmektedir.Rent generellt verkar alla triptaner vara lika effektiva och ger liknande biverkningar.
Hastalık ayrıca insanlar dışında çok sayıda hayvanda da görülmektedir.Sjukdomen har även påvisats i en rad andra djur utöver människan.
Riskin, aynı zamanda, daha büyük dövmeler için daha büyük olduğu görülmektedir.Risken verkar dessutom vara högre för större tatueringar.
Her yıl yaklaşık beş ila altı bin vaka görülmektedir.Ungefär fem till sex tusen fall förekommer per år.
Bölge uluslararası alanda hâlâ Ukrayna'ya ait bir parça olarak görülmektedir.Området räknas internationellt som en del av Ukraina.
Film ABD'de MPAA tarafından R ile işaretlenmiştir yani ABD'de 17 yaş ve üzeri için uygun görülmektedir.Enligt MPAA-systemet är filmen graderad med R, vilket betyder att den har 17-årsgräns i USA.
Evrenin Büyük Mimarı kavramı Martinizmde de görülmektedir.Tanken om en Hela Världens Store Byggmästare förekommer också i martinismen.
Yeşil renk İslam'ın geleneksel rengi olarak görülmektedir.Grönt är traditionellt islams färg.
Ayrıca farklı türde meyvecilikte de son yıllarda büyük gelişmeler görülmektedir.Den har dock observerats ta en rad olika sorters frukt under hösten.
Anafilakside genelde dakikalar veya saatler içerisinde birçok farklı semptom görülmektedir.Med anafylaxi uppkommer i normalfallet en rad olika symtom inom endast några minuter eller timmar.
Bu hormonal etkilerin aurasız migrende daha çok rol oynadığı görülmektedir.Denna hormonella påverkan verkar spela en större roll vid migrän utan aura.
Sayda şehri uzaktan görülmekte.Byn Kårsta ses i fjärran.
Bazı kaynaklar tarafından Üç Hükümdar ve Beş İmparator'dan biri olarak görülmektedir.Det finns olika definitioner om vilka som var de tre härskarna och de fem kejsarna.
Giderek artan bir gerçekçiliğin ortaya çıktığı görülmektedir.Och att det därför är en idé som ständigt tycks återkomma.
Günümüzde "Galler" ülkesi olarak kabul edilen araziler Domesday kitabinda Cheshire ıcinde görülmektedir.Orten omnämns som Buterlei i Domesday Book.
Köyde hala Osmanlı'nın izleri görülmektedir.Och man kan fortfarande finna spår av bladvass i området.
Bu resimlerinde de izlenimciliğin etkileri görülmektedir.Hans tavlor kan räknas till impressionism.
Alejandro Sosa karakteri 2006 yapımı Scarface: The World Is Yours oyununda da görülmektedir.Ett datorspel baserad på filmen kom 2006 med titeln Scarface: The World Is Yours.
Aynı durum İsveç ve Avusturya'da da görülmektedir.Men de är även framgångsrika i Österrike och Schweiz.