görülmek ile cümle

görülmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu resimlerinde de izlenimciliğin etkileri görülmektedir.Nei suoi dipinti si rispecchiano le impressioni di questi viaggi.
Çeşme üzerindeki yapı: Kare bir zeminde kule benzeri bir bina görülmektedir.Il treno è deragliato in quello che sembra essere il sotterraneo di un edificio.
Diğer dinlere büyük bir hoşgörü gösterildiği görülmektedir.Le altre religioni sono tollerate.
Avrupa futbolunun en büyük genç yeteneklerinden biri olarak görülmektedir.È considerato uno dei giovani talenti d'Europa.
Sağ tarafta safir mavisi görülmektedir.A destra è mostrato il colore verde muschio.
Maggie, çevresinde olup bitenlerin farkındadır ve olayların akışının taklitini yapabildiği görülmektedir.Zack gli chiede cosa stia accadendo e da che parte si sia schierato.
Rus yanlısı bir politikacı olarak görülmektedir.Secondo l'Economist è considerato un mafioso russo.
Bu ihtilaf harflerin söylenmesinde veya çıkarılış şekillerinde görülmektedir.Questo è quello che accade nella riflessione o diffusione.
Şövalyenin kalkanında altın bir Patriarkal Haçı görülmekteydi.Nello scudo appare una croce patriarcale dorata.
Destekleyici dikey yerleri ve büyük tahta çivi delikleri hâlâ görülmektedir.Gli imponenti muri e le torrette di guardia sono ancora visibili.
Çocuk Kanunu'na göre çocuklarla ilgili davalar aile mahkemelerinde görülmektedir.Alcune sentenze giudiziarie hanno rilevato che si tratta di una violazione dei diritti del bambino.
Çoğu yanıklar (%70) ve yanığa bağlı ölümler erkeklerde görülmektedir.La maggior parte dei casi di ustione (70%) si verifica nella popolazione maschile.
Her yıl yaklaşık beş ila altı bin vaka görülmektedir.Ogni anno si verificano circa dai cinque ai seimila casi.
Rumeli kültürü görülmektedir.La lettura sulla cultura romena è importante.
Günümüzde Türkiye'de 22 ilde görülmektedir.Con l'Austria conta attualmente 2 presenze.
Sayda şehri uzaktan görülmekte.La villa è visitabile solo dall'esterno.
Genellikle James Hutton ilk modern jeolog olarak görülmektedir.Джеймс Хаттон часто рассматривается как первый современный геолог.
Gasp etmek veya İnsan öldürmek bu aylarda büyük günahlar olarak görülmekteydi.При этом все эти люди либо гибнут, либо получают тяжёлые ранения.
Zott TV reklamcılıkta Maxl Graf ve Roberto Blanco ünlüler olarak görülmekteydiler.В телевизионной рекламе продукции Zott были замечены такие знаменитости, как Максл Граф и Роберто Бланко.
Aşırı yüksek veya düşük sıcaklıklar nadiren görülmektedir.Очень высокая и очень низкая температура регистрируются редко.
Bu hastalık nadir de olsa günümüzde de görülmektedir.Это, хотя и редко, можно встретить и в наше время.
Unutulma hakkı üzerine iki temel eleştirinin getirildiği görülmektedir.Можно выделить два основных аспекта критики.
İkinci bir artış Ağustos ayında görülmektedir.Второе поколение может отмечаться в августе.
Anafilakside genelde dakikalar veya saatler içerisinde birçok farklı semptom görülmektedir.Анафилактический шок обычно проявляется различными симптомами в течение нескольких минут или часов.
Long Beach limanı dünyadaki en büyük limanlardan birisi olarak görülmektedir.Порт Лонг-Бич является одним из самых крупных портов мира.
Şövalyenin kalkanında altın bir Patriarkal Haçı görülmekteydi.На щите рыцаря показан патриархальный крест.
Dolayısıyla henüz tarıma geçmemiş bir topluluk olarak görülmektedir.Ныне является незарегистрированной общиной.
Kool G Rap, Golden Age Hip Hop Döneminin en etkili MCsi olarak görülmektedir.Kool G Rap — один из ярчайших представителей «Золотой эры хип-хопа» хип-хопа.
Ancak, yüzeyde yapı kalıntılarının izleri görülmektedir.Здесь видны следы земляных укреплений.
Bu bir anlamda "toplumsal sözleşme" geleneğinin devam ettirilmesi olarak görülmektedir.Это возможно лишь путём «общественного договора».
Tabloda sandalyenin üzerinde bir pipo ve bir torba pipo tütünü görülmektedir.На сиденье можно заметить пачку сигарет Camel и сумку с косметичкой.
Bazı örneklerde annenin çalışıp evi geçindirdiği, babanın ise çocuklar ve ev ile ilgilendiği görülmektedir.Знай, что оно говорит о том, зрелый ты муж или нет, можешь ли ты позаботиться о своей семье и помочь ближнему.
Sovyet arşiv belgelerinde de bu durum görülmektedir.В советских архивах не было найдено подобных документов.
Genellikle lateral stabilize sorunları sıklıkla görülmektedir.В целом перспективы троллейбуса выглядят стабильными.
Sayda şehri uzaktan görülmekte.Она прекрасно видна издалека из многих районов города.
Filmin yaş sınırı ise 16+ olarak görülmektedir.Фильм имеет возрастное ограничение: 16+.
Çok tehlikeli bir suçlu olarak görülmektedir.Я — особо опасный преступник.
Kültürel olarak yörede Tokat kültürü görülmektedir.В культурном плане является очевидно обособленным микрорайоном.
Barok dönem kıyafetleri direkt olarak görülmektedir.Само собой разумеется, что костюмы эпохи детально показаны.
Benzer ipliksi yapılar ağı diğer galaksi kümelerinde de görülmektedir.Существует также доказательство существования подобных поясов в других галактиках.
Bu ihtilaf harflerin söylenmesinde veya çıkarılış şekillerinde görülmektedir.Суть спора заключается в том, нужно ли считать такие глаголы инкорпорирующими или отымёнными.
Burada uluslararası sistemin de etkisi görülmektedir.Кроме того, играют роль международные сетевые эффекты.
Son zamanlarda kız çocukarın da okmuya başladığı görülmektedir.Девушке начинает казаться, что с ребёнком что-то не так.
Bu kitaptaki birçok fikir Däniken’in kitaplarında farklı şekillerde görülmektedir.Различные трактовки этого процесса можно найти в книгах.
1996 - 2006 aralığında ise köy nüfusunda bir düşüş görülmektedir.В 2005—2006 годах в результате сокращения рабочих мест в селе отмечен рост безработицы.
Yakın çekimlerde, tedavi bölgesinde kan izleri görülmekteydi.Позже в его крови были обнаружены следы успокоительного.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Сейчас можно увидеть только её остатки.
Amman'da Akdeniz iklimine benzer ancak ama yine de kıtasal olarak farklı bir iklim görülmektedir.Климат Аммана близок к средиземноморскому, но всё же отличается большей континентальностью.
Aynı zamanda büyük bir heykelciliğin olduğu da görülmektedir.Да и мне он казался несколько фантастическим.
Bu antlaşma Bizans bakımından eski durumdan çok iyi görülmekte idi.В хорошую погоду оттуда видно даже Гамбург.
Yine de geminin arka kısmında bir motor mekanizması görülmektedir.В кормовой части судна расположен моторный отсек.
1990 yılındada belirgin olarak, köy nüfusunun azaldığı görülmektedir.90-е годы XX века характеризуются резким снижением численности населения деревни.
Yanıklar en çok 16–35 yaşları arasındaki kadınlarda görülmektedir.Большинство пострадавших составили женщины от 16 до 36 лет.
Muhayyelât, Türk edebiyatında yazılı anlatımın ilk eseri olarak görülmektedir.Считается, что это самое раннее упоминание о хилья в турецкой литературе.
Şiirlerinde Romantizm ve Naturalizm'in etkileri görülmektedir.На его картины оказали влияние романтизм и веризм.
Yeşil renk İslam'ın geleneksel rengi olarak görülmektedir.Зелёный цвет, как известно является цветом религии Ислам.
Ayrıca nadiren Meksika kıyılarında görülmektedir.Изредка представители этого вида наблюдаются и у берегов Мексики.
Ülke genelinde var olan sosyal sistem dünyadaki en kötü sistemler biri olarak görülmektedir.Система здравоохранения в Израиле считается одной из самых передовых в мире.
Önünde Hor Virap Kilisesi görülmektedir.Находятся перед Преображенской церковью.
30 yıl öncesine kadar vaşak da görülmekteydi.Бывало, не доживали и до тридцати.

İlgili Sayfalar