görüşmek ile cümle
görüşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ming Hanedanlığı döneminde imparator bu avluda devlet işlerini görüşmek için yer alıyordu.În timpul dinastiei Ming, Împăratul ținea aici întruniri pentru a discuta despre treburile țării.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.După vreo trei luni, venea din nou."
Oroe görüşmek için gelir.Miami vrea să mă audă.
Bu sırada Russell malikanesinde avukatıyla görüşmektedir.Actualmente locuiește la Chișinau unde profesează avocatura.
Görüşmek üzere!: Ikusi arte!Vă sărut și pe curând!
Derhal birisiyle görüşmek istiyorum.Trebuie să vorbesc cu cineva imediat.
Şirket konuyu görüşmek için birkaç temsilci gönderdi.Compania a trimis mai mulți reprezentanți pentru a discuta problema.
Ming Hanedanlığı döneminde imparator bu avluda devlet işlerini görüşmek için yer alıyordu.A Ming-dinasztia idején a császár ebben a csarnokban tárgyalta meg az államügyeket az államtanács keretében.
Görüşmek üzere!: Ikusi arte!Visu labu! - Minden jót!
Cuma günü görüşmek üzere.Holnap péntek lesz.
Benimle de görüşmek istemiş.El is akart jönni, hogy szóljon.
Hollanda pdiğerolitikacıları bu konuyu epeyce zamandır görüşmekte idiler.A marseille-i nagykereskedők már régóta kapcsolatban álltak ezzel az országgal.
Görüşmek için giden İffet ilk iş görüşmesinde büyük bir ümitsizliğe kapılır.Az érintettek nagy megkönnyebbülést éreznek, amikor először találkoznak a fogalommal.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.Évek múltával mérföldkőként fogják emlegetni.”
Cuma günü görüşmek üzere.Torstaina nähdään, Sinttu.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.Siihen ei ole enää montakaan päivää."
Nadir Nadi beni Cumhuriyet'e görüşmek için çağırıyordu.Hän on ilmoittanut käyvänsä säännöllisesti kirkossa.
Iki malonaus susitikimo! : Görüşmek üzere!Mukavaa päivää sinulle!)
Iki malonaus susitikimo! : Görüşmek üzere!Αντίο, Ωραία Νιάτα - Goodbye, Mr.
Cuma günü görüşmek üzere.Μετάνοια τις Παρασκευές.
Franco ile görüşmek üzere İspanya'ya uçtu.Πηγαίνει στην Ισπανία και μελετά τον Φρανκισμό.
Casare, Cornelia ve Sesto Mısır Kraliyet Sarayı'na Tolomeo ile görüşmek üzere giderler.Ο Καίσαρ, η Κορνηλία και ο Σέξτος πηγαίνουν στο παλάτι για να συναντήσουν τον Πτολεμαίο.
Bu esnada Ben dışarı çıkar ve Richard Alpert'a (Nestor Carbonell), Locke'ın onunla görüşmek istediğini söyler.Το μόνο που σκέφτεται είναι πως θα πλησιάσει τον Τόμπι (Νικ Έβερσμαν), ο οποίος της αρέσει.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.Vi ses snart igen fritte".
Rodolfo uyanmıştır ve Marcello'yu görüşmek için dışarı çıkar.Marcello fortæller hende, at Rodolfo sover, men han vågner og kommer ud for at se efter Marcello.
Iki malonaus susitikimo! : Görüşmek üzere!Jeg siger 'på gensyn' til jer.
Köyde GSM ile görüşmek mümkündür.Det er muligt at besøge villaen.
Benimle de görüşmek istemiş.Det kom han også til at høre for.
Bazı liderler onlarla görüşmek istemediler, hatta onları engellediler.Stormændene ville eller kunne ikke tøjle dem.
1529'da kral parlamentoyu evliliğinin iptalini görüşmek üzere toplanmaya çağıdı.I 1529 måtte kirken aflevere sin klokke til kongens kanonstøberi i København.
Linge Hitler'e iletileri teslim eden ve Hitler ile görüşmek üzere insanlara refakat ederdi.Linge bragte meldinger til Hitler og ledsaget folk som Hitler sendte bud etter.
Cuma günü görüşmek üzere.Programmet gikk på fredager.
Yine de Odd ile görüşmektedir.Han har samarbeidet med Odd Nordstoga.
Kral, durumun vahametini görüşmek üzere soyluları topladı.Kongen tok nå grep for å ordne opp i situasjonen.
Ben'e dışarı çıkmasını Richard'a onunla görüşmek istediğini söylemesini ister.Hun ber Paul om å få lov til å bli med ham.
Muhtemelen gözden düşmüş akrabaları ile görüşmekten kaçınmıştır.Han ble nektet besøk fra andre enn nære slektninger.
1529'da kral parlamentoyu evliliğinin iptalini görüşmek üzere toplanmaya çağıdı.I 1566 ble han tilkalt for å gi råd om dronningens ekteskap.
Hoşçakalın, Valhalla'da görüşmek üzere" demiştir.Sampai jumpa, Sampai bertemu lagi di Valhalla !"
1529'da kral parlamentoyu evliliğinin iptalini görüşmek üzere toplanmaya çağıdı.Pada tahun 1529, raja memanggil Parlemen sehubungan dengan masalah pembatalan pernikahan.
Çünkü o sırada Venedikliler, bir Osmanlı elçisiyle görüşmekteydi.Kemudian mereka berbaiat (bersumpah setia) kepada Muhammad.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.Terlepas kami berharap untuk mengumumkan tanggal rilis dalam beberapa bulan ke depan."
Kee, Van Gogh ile görüşmek istemedi ve ebeveynleri "inadının cankısıcı olduğunu" yazdılar.Kee tak sudi menemuinya, dan orangtuanya menyatakan bahwa "kekerasan hatinya menjijikkan".
Seneye görüşmek üzere," yazıyordu.Mengenang peristiwa itu, dia kemudian hari dia menulis: .
Iki malonaus susitikimo! : Görüşmek üzere!Selamat tahun baru! – Vȯndzist Ūdāigastõ!
Li Tobler ve Giger artık sadece haftasonları görüşmektedirler.Layanan Chuo Liner dan Ome Liner hanya beroperasi pada akhir pekan saja.
Benimle de görüşmek istemiş.Dia berada di sini untuk bertemu saya.
Oroe görüşmek için gelir.Karmila datang untuk memeriksa.
Cuma günü görüşmek üzere.Hẹn sớm gặp lại.
Seneye görüşmek üzere," yazıyordu.Hẹn gặp lại lần nữa vào năm sau".
Burgdorf ile Meisel'in, Rommel'e yeni verilecek görevi görüşmek için gelmedikleri hemen anlaşıldı.Sau khi Burgdorf và Maisel đến, mọi người thấy không phải để thảo luận công tác sắp tới của Rommel.
Muhtemelen gözden düşmüş akrabaları ile görüşmekten kaçınmıştır.Các ông đã tiếp xúc được với những người thân đã khuất.
Iki malonaus susitikimo! : Görüşmek üzere!Kiến 見 – gặp, gặp mặt.
Görüşmek üzere!: Ikusi arte!OK... giờ thì chào nhé!
Babasıyla çok az görüşmektedir.Nhưng Ami rất ít khi nhìn thấy bố cô.
Okuldan mezun olduktan sonra babasına gitti ve Hiroshi Yamauchi ile görüşmek istediğini ona bildirdi.Sau sự kiện đó, cô đi học để ở gần với Hiyo.
Yine de Odd ile görüşmektedir.Ông cũng cộng tác với TS.
Cuma günü görüşmek üzere.また来週お目にかかります。
Halife ile ile karşılıklı görüşmek istediklerini bildirdiler.互いに切磋琢磨して地元を沸かせたい」と意気込みを語った。
Hoşçakalın, Valhalla'da görüşmek üzere" demiştir.ヴァルハラで会おう。
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.」「半年後にお会いしましょう!