görüşmek ile cümle

görüşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Seneye görüşmek üzere," yazıyordu.«Наступило утро Воскресения», пишет Врацанос.
Meclis, Anayasa değişikliğini görüşmek üzere 17 Eylül'de toplantıya çağrıldı.فعقد المجلس جلسة في 17 سبتمبر لبحث التعديل الدستوري.
1559'da parlamento Reformasyon Tasarısı'nı görüşmek ve yeni bir kilise kurmak üzere toplanmaya çağrıldı.استُدعي برلمان إنجلترا في 1559 للنظر في مشروع قانون الإصلاح وخلق كنيسة جديدة.
Hoşçakalın, Valhalla'da görüşmek üzere" demiştir.ابحث عن مرحبا في ويكاموس.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.وتجربته خلال أيام".
Cuma günü görüşmek üzere.عماد علي جمعة.
Benimle de görüşmek istemiş.وطلب مني أن أذهب وأقابله.
23 Temmuz'da Mustafa Kemal'le görüşmek üzere Yalova'ya giden Fethi Bey bir süre burada kaldı.ذهب فتحي بك ليالوفا من أجل التناقش مع مصطفى كمال في 23 يوليو و ظل هنا فترة من الوقت.
Iki malonaus susitikimo! : Görüşmek üzere!عام جديد سعيد! - Vȯndzist Ūdāigastõ!
Itoh adlı bir kişi sizinle görüşmek istiyor.شخص اسمه ايتوه يريد مقابلتك.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.Vemos vocês em breve."
Cuma günü görüşmek üzere.Saía à sexta-feira.
Savaştan önceki son kongre olan Londra Konferansı, Balkan Savaşları'nı görüşmek üzere toplandı.A última conferência foi a Conferência de Londres convocada para discutir a guerra nos Balcãs.
Seneye görüşmek üzere," yazıyordu.Até amanhã!" terminando o programa.
Görüşmek üzere!: Ikusi arte!ĜIS: até que.
Ming Hanedanlığı döneminde imparator bu avluda devlet işlerini görüşmek için yer alıyordu.Durante a Dinastia Ming, o Imperador reunia aqui a Corte para discutir assuntos de estado.
Kee, Van Gogh ile görüşmek istemedi ve ebeveynleri "inadının cankısıcı olduğunu" yazdılar.Kee não queria vê-lo e os pais desta escreveram que a "persistência é repugnante".
Ve ona Başka hayatta görüşmek üzere dostum demiştir.Encontro você em outra vida.
Oroe görüşmek için gelir.Royce vem visitar.
Üye ekonomilerden yetkililer Hindistan'ın katılıp katılmaması yönünde görüşmektedirler.Os comitês de normalização ISA são abertas à participação para membros e não-membros.
Cuma günü görüşmek üzere.Ze verschijnt op vrijdag.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.Ik zie het nog wel enkele jaren op de tabellen blijven.'
Görüşmek üzere!: Ikusi arte!Tot ziens, daag!
1559'da parlamento Reformasyon Tasarısı'nı görüşmek ve yeni bir kilise kurmak üzere toplanmaya çağrıldı.Omstreeks 1859 werd geijverd voor de bouw van een nieuwe kerk.
Babasıyla çok az görüşmektedir.Hij had weinig contact met zijn vader.
Iki malonaus susitikimo! : Görüşmek üzere!Leve de grote stad! - informatie
Ve ona Başka hayatta görüşmek üzere dostum demiştir.Het is een persoonlijke ervaring, die hem verder in zijn leven bepaald heeft zegt hij.
Seneye görüşmek üzere," yazıyordu.In augustus van dat jaar schreef hij "Waakt op!"
İyi günler, ve yakında görüşmek üzere.Prettige dag nog, en tot gauw.
Acilen avukatımla görüşmek istiyorum.Ik wil onmiddellijk met mijn advocaat spreken.
Rodolfo uyanmıştır ve Marcello'yu görüşmek için dışarı çıkar.Ten budzi się i wychodzi szukać Marcello.
Cuma günü görüşmek üzere.Pełni służbę w piątek.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.Do zobaczenia za 10 lat.
Seneye görüşmek üzere," yazıyordu.Do niego dodała opis „do zobaczenia za rok”.
Görüşmek üzere!: Ikusi arte!Cytat: Żegnaj!
Kee, Van Gogh ile görüşmek istemedi ve ebeveynleri "inadının cankısıcı olduğunu" yazdılar.Kee odmawiała spotkania się z nim, a jej rodzice pisali: Twoja natarczywość jest odrażająca.
Bu arada Michael da başkanla görüşmek konusunda son derece kararlıdır.Tymczasem Frank próbuje wypracować konsensus z prezydentem Petrovem.
Planck Adolf Hitler ile konuyu görüşmek için çalıştı ama başarısız oldu.Usiłowała tam namówić Adolfa Hitlera do ucieczki, ale odmówił.
Cuma günü görüşmek üzere.För veckodagen, se Fredag.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.Nu kan jag få vänta i månader".
Planck Adolf Hitler ile konuyu görüşmek için çalıştı ama başarısız oldu.Planck vädjade till Adolf Hitler men utan framgång.
Nihayetinde bir sonraki sene görüşmek üzere misafirler uğurlanır.Tack till alla som har sökt i år!
Seneye görüşmek üzere," yazıyordu.Jag hade kunnat lyssna på henne i en timme till." skrev Sydsvenskan.
Rodolfo uyanmıştır ve Marcello'yu görüşmek için dışarı çıkar.Efteråt väcks de av ett ljud utanför och Rodolfo gömmer sig.
Cuma günü görüşmek üzere.Побачимося завтра.
Hoşçakalın, Valhalla'da görüşmek üzere" demiştir.Коли прийде сюди, до побачення Linux» .
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.Заїдь до нас через місяць!».
Görüşmek üzere!: Ikusi arte!До побачення! — Do widzenia!
Ming Hanedanlığı döneminde imparator bu avluda devlet işlerini görüşmek için yer alıyordu.В епоху династії Мін імператор збирав тут двір для обговорення державних справ.
Monroe ve Miller Nisan 1951'den beri görüşmekteydi.Що примітно, Емі і Анна були знайомі ще з 1931 року.
Ve ona Başka hayatta görüşmek üzere dostum demiştir.До нього прийшов директор, щоб вмовити продовжувати життя.
Benimle de görüşmek istemiş.До нас також приходили.
Babasıyla çok az görüşmektedir.Про його батьків відомо мало.
Risale-i Nur'u okumak, on defa benimle görüşmekten daha kârlıdır.Типовий гіпергігант більш ніж у десять разів яскравіший за Рігеля.
Klerides ile Mavros bu teklifleri görüşmek üzere 48 saat süre istedi.Марк і Тревіс запитали, скільки йому потрібно часу.
Cuma günü görüşmek üzere.Uvidíme se později.
Birkaç ay içinde görüşmek üzere” dedi.Uvidíme se na turné."
17 Ocak 2007' de Avrupa Birliği, gelecekteki işbirliğini görüşmek üzere bir dışişleri heyeti gönderdi.17. ledna 2007 sem vyslala svou delegaci i EU, aby projednala budoucí spolupráci.
Unity ise Hitler ile bizzat görüşmekteydi.Chtěla Hitlera poznat osobně.
Babasıyla çok az görüşmektedir.S otcem se stýkal velmi zřídka.

İlgili Sayfalar