görüş ile cümle
görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Önümüzdeki ay görüşürüz.I'll see you next month.
Bir hafta içinde görüşürüz.I'll see you a week from today.
Samimi görüşünüzü duymama izin verin.Let me hear your frank opinion.
İki ülke kriz için bir anlaşma görüşecekler.The two countries will negotiate a settlement to the crisis.
İki ülke bir antlaşmayı görüştü.The two countries negotiated a treaty.
Her iki ülke barış görüşmelerine girdi.Both countries entered into peace negotiations.
Ebeveynlerim Tom'la tekrar görüşmemi yasakladı.My parents forbade me to see Tom again.
Anne babam, görüşüme karşı çıkıyorlar.My parents object to my opinion.
Barış görüşmeleri gelecek hafta başlayacak.Peace talks will begin next week.
Barış görüşmeleri bir süreliğine askıya alındı.The peace talks have been suspended for a while.
Barış görüşmeleri yine başarısız oldu.The peace talks failed again.
Ah, peki. Görüşürüz. Ama dikkatli sür.Oh, OK. See you. But drive carefully.
Bu görüşler arasında ikincisi önemlidir.Among these views, the second one is of importance.
Sonra görüşürüz!See you later!
Görüşmek üzere!See you later!
O, yazılı görüşünü teslim etti.He submitted his written opinion.
Evimden ayrılmak üzereyken ondan bir telefon görüşmesi aldım.When I was about to leave my house, I got a telephone call from her.
Biz bazen onlarla görüşürüz.We sometimes see them.
Onlarla bazen görüşürüz.We sometimes see them.
Onun görüşüne katılıyorum.I agree with his opinion.
Ben o görüşe katılıyorum.I agree with that opinion.
Sen bir doktorla görüşmelisin.You should see a doctor.
Onunla çok sık görüşmem.I don't meet him so often.
Yaşlı bir askeri adamda bir görüş değişikliği neredeyse bilinmiyor.A change of opinions is almost unknown in an elderly military man.
Uzun süre görüşmedik.Long time, no see.
Uzun süre görüşmedik. Ben, işini tekrar değiştirmiş olduğunu duydum.Long time, no see. I hear that you've changed your job again.
Benim görüşüme göre, o haklıdır.In my opinion, he's right.
Henry adlı biri seninle görüşmek istediğini söyledi.Someone named Henry said he wants to meet with you.
Bir görüşüm var.I have an opinion.
Onun görüşleri değersizdir.His opinions are worthless.
Biz teröristlerle görüşmeyiz.We don't negotiate with terrorists.
Onunla asla görüşmedim ama onu tanıdim.I've never met her, but I recognize her.
Onların benim görüşümü desteklemelerini beklemiyorum.I don't expect them to support my view.
Hoşça kal. Yarın görüşürüz.Goodbye. See you tomorrow.
Bugün saat on iki civarında görüşürüz.I'll see you today, at around twelve.
O ilk görüşte aşktı.It was love at first sight.
Görüşmek üzere.See you soon.
Itoh adlı bir kişi sizinle görüşmek istiyor.A person named Itoh wants to meet you.
Bay Itoh adında bir adam sizinle görüşmek istiyor.A man named Mr. Itoh wants to meet you.
Yarın görüşürüz.See you tomorrow.
O emlakçı ile daha düşük bir fiyatı görüştü.He negotiated a lower price with the real estate agent.
Dilin siyah olursa, muhtemelen bir doktorla görüşmelisin.If your tongue turns black, you should probably see a doctor.
Kendi görüşüme göre, Twitter kuşu dünyamızdaki en kötü kuştur.In my opinion, Twitter bird is the most evil bird in our world.
Görüşmelerden sonra iki taraf, anlaşmazlık konusunda bir uzlaşmaya vardılar.After much negotiation, the two sides in the dispute reached a compromise.
Kaplıcalarda bir bardak şarap içerken bunu görüşelim.Let's discuss this over a glass of wine in the hot springs.
O, birbiri ardına görüşlerini değiştirir.He changes his opinions one after another.
Bir telefon görüşmesi yapmak için elimi cebime koydum ve bozuk para aradım.In order to make a phone call, I put my hand in my pocket and searched for a coin.
İstediğin zaman benimle görüşebilirsin.You can consult with me any time.
O meşguldür, bu yüzden seninle görüşemez.He's busy, so he can't meet you.
Kraliçeyle görüştüğümü hatırlıyorum.I remember that I met the queen.
Böyle tartışmalı bir görüşü dile getirdiği için eleştirildi.He was criticized for voicing such a controversial opinion.
Seninle bir şey görüşmek istiyorum.I'd like to discuss something with you.
Telefon görüşmesi altı saat sürdü.The telephone call lasted six hours.
Görüşünü ifade etmelisin.You should express your opinion.
Benim görüşüm sizinkinin tam tersi.My opinion is exactly the opposite of yours.
Başkan konuyla ilgili kişisel görüşünü belirtti.The president stated his position on the issue.
Kötü bir görüş yeteneğim var.I have bad eyesight.
İlk görüşte ona abayı yaktın mı?Did you fall for her at first sight?
Onu atımla görüşeceğim.I will discuss it with my horse.
Beşte görüşürüz.See you at five.