görüş ile cümle

görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun görüşlerini anlamaya çalıştım.I tried to sound out his views.
Onun işi yabancı alıcılarla görüşmek.His job is to negotiate with foreign buyers.
Onun samimi görüşünü dinle.Listen to his candid opinion.
O, planı benimle görüşmek için ofisime kadar bütün yolu geldi.He came all the way to my office to discuss the plan with me.
O bir telefon görüşmesi bekliyor.He is waiting for a telephone call.
O, her zaman karısının görüşlerine değer verir.He always values his wife's opinions.
Birkaç kelime ile görüşünü ifade etti.He expressed his opinion in a few words.
O, görüşmede güçlüklere katlandı.He took great pains in the negotiation.
İş için görüştüğüm ilk adamdı.He was the first man I interviewed for the job.
O çok meşgul görünüyor. Onunla görüşmeye giremem.He seems very busy. I can't come into contact with him.
İlk görüşte kıza âşık oldu.He fell in love with the girl at first sight.
İlk görüşte ona âşık oldu.He fell in love with her at first sight.
O,görüşme boyunca sessiz kaldı.He kept silent during the meeting.
O, görüşlerinde serttir.He is rigid in his views.
Karısı hakkında şikâyet etmeden asla benimle görüşmez.He never sees me without complaining about his wife.
Görüşünde ısrar ediyor.He persists in his opinion.
Newsweek dergisine gönderdiği bir mektupta görüşünü dile getirdi.He voiced his opinion in a letter to the Newsweek magazine.
Onunla evvelsi gün görüştüğünü söyledi.He said that he had met her on the previous day.
Önceki gün onunla görüştüğünü söyledi.He said that he had met her on the previous day.
O telefon görüşmesi yapar yapmaz eve gitti.He went home as soon as he got the phone call.
Onun ona çok kızgın olduğu hususunda bir görüşü vardı.He had a notion that she was very angry with him.
Onların görüşü biraz önemlidir.Their opinion matters little.
Onların görüşleri benimkinden farklıdır.Their opinions differ from mine.
Onların durumunda, bu ilk görüşte aşktı.In their case, it was love at first sight.
Onları hayat görüşü acayip görünebilir.Their view of life may appear strange.
Onlar, dün dışişleri bakanı ile görüştüler.They met with the Minister of Foreign Affairs yesterday.
Onlar her gün meseleyi görüşür.They discuss the matter every day.
Yarın amcaları ile görüşecekler.They are seeing their uncle tomorrow.
Onunla görüşmeyi hatırlamalıyım.I must remember to see her.
Onun görüşüne göre, o şu ana kadar gördüğü en iyi müzisyen.In her opinion, he is the best musician she has ever seen.
Onun görüşlerini tuhaf ama ilginç buluyorum.I find her opinions odd but interesting.
O, Tom'la iki kez telefonda görüştü.She put two calls in for Tom.
O, ailesiyle her şeyi görüşür.She talks everything over with her parents.
O, farklı görüşten insanlara açık.She is open to people who have a different point of view.
Doktorla görüşmem konusunda ısrar etti.She insisted that I should see the doctor.
O görüşlerinde esnektir.She is flexible in her opinions.
Onunla görüşecek bir şeyi vardı.She had something to talk over with him.
Onun işlerle ilgili geniş bir görüşü var.She has a broad view of things.
Uçak biraz sonra görüş mesafesinden çıktı.The airplane soon went out of sight.
Gayrimenkulün aşırı pahalı olduğu görüşüne katılıyorum.I agree with the opinion that real estate is overpriced.
Bunu babamla görüştüm ve işimi değiştirmeye karar verdim.I discussed it with my father and decided to change my job.
Barış görüşmeleri bu hafta başlıyor.The peace talks begin this week.
Annem sonunda görüşümü kabullendi.My mother finally has given in to my views.
Annem diş hekimi ile görüşmemi tavsiye etti.My mother advised me to see the dentist.
Bu konudaki dürüst görüşünü paylaşır mısın?Could you share your honest opinion on this issue?
Kız kardeşim mükemmel görüşe sahiptir.My sister has perfect vision.
Gelecek yıl tekrar görüşmek ümidiyle.Hope to see you again next year.
Gelecek yıl tekrar görüşmeyi ümit ediyorum.Hope to see you again next year.
Bir sis perdesi bizim görüşümüzü engelledi.A curtain of mist blocked our view.
Yarın sabah dokuzda görüşürüz.I'll see you at nine tomorrow morning.
Yarın onda sizinle görüşebilir miyim?Can I see you at ten tomorrow?
Yarın amcamla görüşüyorum.I am seeing my uncle tomorrow.
Yarın ofiste görüşürüz.See you tomorrow in the office.
Yarın okulda görüşürüz.See you tomorrow at school.
Yarın dişçiyle görüşeceğim.I am going to see the dentist tomorrow.
Yarın kütüphanede görüşürüz.See you tomorrow at the library.
Yarın bir arkadaşla görüşüyorum.I am seeing a friend tomorrow.
Açık konuşmak gerekirse, onun görüşü benimkinden biraz farklı.Strictly speaking, his view differs a little from mine.
Görüşmelerde dürüst ve samimi olmak zorundasın.You have to be up-front and candid at interviews.
Görüşmede olaylara göre davranacaksın.You'll have to play it by ear at the interview.

İlgili Sayfalar