görüş ile cümle

görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben onun ticaret anlaşmazlığını görüşeceğini düşünüyorum.I think that she will discuss trade friction.
Babamla aynı görüşü paylaşmıyorum.I don't see eye to eye with my father.
Görüşüme göre teleskobu ayarladım.I adjusted the telescope to my vision.
Yarın onunla görüşüyor olacağım.I'll be seeing him tomorrow.
Yarın onunla görüşeceğim.I'm going to see him tomorrow.
Sana benim kişisel görüşümü vereyim.Let me give you my personal opinion.
Konuyu görüşmemiz için iki saat çok kısa.Two hours is too short for us to discuss the matter.
Ayda bir kez burada görüştük.We meet here once a month.
Maalesef görüş alanım daraldı.I'm afraid my visual field has narrowed.
Benim görüşüm kötüleşiyor.My eyesight is getting worse.
Görüş yeteneğim bozulmaya başlıyor.My eyesight is beginning to fail.
Benim kötü görüşüm var.I have poor eyesight.
Ben normal görüşe sahibim.I have normal eyesight.
Görüşünü kontrol edeceğim.I'll check your vision.
Eğer dişin ağrırsa, diş hekimi ile görüşmelisin.If your tooth hurts, you should see a dentist.
Dişçiyle görüşmek zorundayım.I've got to see a dentist.
Dişçiyle görüşmeyi niçin erteledin?Why have you delayed seeing the dentist?
Kendi görüşlerinizi ifade etmekte özgürsünüz.You are at liberty to state your own views.
Personel toplantıda samimi bir görüş alışverişinde bulunmuştur.The staff exchanged frank opinions in the meeting.
Genç insanların özgürlükçü görüşünü al.Take a liberal view of young people.
Hafta sonunda görüşürüz.See you on the weekend.
Amcamla görüşmek için hastaneye gittim.I went to the hospital to see my uncle.
Ben harçlıkta bir artış hakkında babamla görüştüm.I approached my father about an increase in allowance.
Azınlığın görüşünü çok düşünmeliyiz.We should think much of the opinion of the minority.
Patronum ofis telefonundan özel görüşme yaptığım için beni azarladı.My boss called me down for making private calls on the office phone.
Senin görüşlerine göre yaşamak zor.It is hard to live up to your convictions.
Yeni bir görüş sunuldu.A new argument was presented.
Doktorla görüşmek istiyorum.I'd like to see the doctor.
Tutsakların kaderi görüşmenin sonucuna göre değişir.The fate of the hostages depends on the result of the negotiation.
Gemi yakında görüş alanına girdi.The ship soon came into view.
Gemi yakında görüş açısına girdi.The ship soon came into view.
Gecikmeden sorunu görüşmek gereklidir.It's necessary to discuss the problem without delay.
Bir seçenek şimdi görüşülmekte.An option is now under consideration.
İlk görüşte arpayı buğdaydan ayırabilir misin?Can you tell barley from wheat at first sight?
Tom'un dışında kimle görüşmeliyim?Who should I meet but Tom?
Herkesin kendi görüş hakkı vardır.Everyone is entitled to his own opinion.
Bir telefon görüşmesi yapalım.Let's make a phone call.
Telefon görüşmesi onu evden çıkarmak için bir hileydi.The phone call was a trick to get him out of the house.
Ben bir telefon görüşmesi yapmak istiyorum.I want to make a phone call.
Ben bir telefon görüşmesi yapmak zorundayım.I have to make a phone call.
Bir daha Tokyo'ya geldiğinde umarım görüşürüz.I hope to see you the next time you are in Tokyo.
Görüşmeye devam edeceğiz.We will continue the discussion.
Kabine krizi görüşmek üzere bugün buluşuyor.The Cabinet is meeting today to discuss the crisis.
Onların görüşleri arasında ince bir fark vardı.There was a subtle difference between their views.
İki adam yüz yüze görüştüler.Two men met face to face.
Japonya'ya bir telefon görüşmesi nasıl yapabilirim?How can I make a telephone call to Japan?
Ondan bir telefon görüşmesi aldım.I had a phone call from him.
Onunla her zaman orada görüşüyorum.I'm always meeting him there.
Onunla gelecek Cuma görüşeceğim.I am meeting him next Friday.
Onunla görüşmek istediğimi söylemek için telefon ettim.I telephoned to say that I wanted to see him.
Onu görüşebilir misin?Can you meet him?
O, görüşünü söylesin.Let him have his say.
Onun görüşü önyargısızdır.His opinion is free from prejudice.
Onun görüşü önemsizdi.His opinion was unimportant.
Onun görüşü oldukça mantıklı.His view is quite logical.
Onun görüşleri değişkendir.His opinions are variable.
Görüşünde bir mantık bulamıyorum.I find no logic in his argument.
Onun görüşlerini harfiyen almayın.Don't take his remarks too literally.
Onun görüşü çok iyimser görünüyor.His view seems to be too optimistic.
Görüşleri benimkinden çok farklı.His ideas are quite different from mine.

İlgili Sayfalar