görüş ile cümle
görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Leyla özel bir telefon görüşmesi yapmak istiyordu.Layla wanted to make a personal call.
Sen ve Tom hâlâ görüşüyor musunuz?Do you and Tom still keep in touch?
Benimle aynı görüşte olmamaktan çekinmeyin.Feel free to disagree with me.
Gelecek yaz burada görüşür müyüz?Are we going to see you here next summer?
Sanırım önümüzdeki ay görüşürüzI guess I'll see you next month.
Daha açık görüşlü olman gerekir.You should be more open-minded.
Sen kimseyle görüşmüyor musun?Aren't you seeing anyone?
O zeki bir kişidir. Demek istediğim, onun görüşlerine katılıyorum.He is a smart person. By which I mean, I agree with his opinions.
Onun görüşleri beni kızdırıyor.His opinions infuriate me.
Hâlâ aynı kızla görüşmüyor musun?Aren't you still seeing the same girl?
Bu gece Tom ile tekrar görüşmeyecek misin?Aren't you going to see Tom again tonight?
Bu konuyla ilgili bir görüşünüz var mı?Do you have an opinion on this issue?
Tom'un görüştüğü kız sen değil misin?Aren't you the girl Tom has been seeing?
Şu anda kimseyle görüşmüyor musun?Aren't you seeing anybody right now?
Şu an kimseyle görüşmüyor musun?Aren't you seeing anybody right now?
Artık kimseyle görüşmüyor musun?Aren't you seeing anybody now?
Bunun hakkında ne zaman bir görüşme yapabiliriz?When can we have a discussion about this?
Biriyle görüşmüyor musun?Aren't you seeing someone?
Hâlâ Tom'la görüşmüyor musun?Aren't you still seeing Tom?
Tom'la görüşmeyecek misin?Aren't you going to see Tom?
Leyla, Sami'ye bir daha asla görüşüp konuşmamaları gerektiğini söyledi.Layla told Sami that they should never see or talk to each other again.
Gelecek pazartesi tekrar görüşürüz.See you again next Monday.
Sami, Leyla ile bir dava hakkında görüşmek istedi.Sami wanted to discuss a case with Layla.
Sami, Leyla ile bir konuyu görüşmek istiyordu.Sami wanted to discuss a case with Layla.
Daha sonra otelde görüşürüz.I'll see you at the hotel later.
Tom şimdi bir öğretmeniyle görüşüyor.Tom is now talking to one of his teachers.
Tom'la görüşmek zorunda olduğum bir şeyim var.I have something I have to discuss with Tom.
Tom hemen hemen her gün Mary ile görüşür.Tom talks to Mary almost every day.
Görüşmemiz gereken bir sorunumuz var.We have a problem we need to discuss.
Sami'nin bir iş görüşmesi vardı.Sami had a job interview.
Bu görüşte değiliz.We're not of this opinion.
Kayınbiraderim farklı bir görüşteydi.My brother-in-law was of a different opinion.
Gelecek hafta görüşürüz !See you next week !
Umarım yakında tekrar görüşürüz!I hope to see you again soon!
Tom bir kazada görüşünü kaybetti.Tom lost his sight in an accident.
Bunu birisinin yaptığını ilk görüşüm.This is the first time I've ever seen anyone do that.
Boston’dayken hiç Tom’la görüşür müsün?Do you ever see Tom when you're in Boston?
Tom'un ebeveynleri ile görüşmeliyiz.We need to contact Tom's parents.
Tom'un her şeyde bir görüşü vardır.Tom has an opinion on everything.
Tom telefon görüşmelerime cevap vermedi.Tom didn't return my phone calls.
İkinci bir görüş istedim.I wanted a second opinion.
Tom artık Mary ile neredeyse hiç görüşmüyor.Tom hardly ever talks to Mary anymore.
Tom Mary'ye görüşünün ne olduğunu sordu.Tom asked Mary what her opinion was.
Bir doktorla görüşmeliyim.I need to see a doctor.
Tom veli görüşmesine gitti.Tom went to the parent-teacher meeting.
Sami ve Layla'nın iş görüşmesi vardı.Sami and Layla had a business meeting.
Tom normal olarak benimle aynı görüşte değil.Tom doesn't normally agree with me.
Doktorla görüşebildim.I was able to see the doctor.
Tom, Mary'nin onunla aynı görüşte olmasını bekledi.Tom expected Mary to agree with him.
Tom, Mary ile aynı görüşte olduğunu söylüyor.Tom says that he agrees with Mary.
Birkaç dakika sonra görüşürüz.See you in a couple of minutes.
İki dakika içinde görüşürüz.See you in a couple of minutes.
"Görüşürüz." "Evet, daha sonra görüşürüz.""See you." "Yes, see you later."
Neden Mary ile aynı görüşte olmadığını Tom'a söylemelisin.You should tell Tom why you disagree with Mary.
Tom, 2.30'da hepinizle görüşecek.Tom is going to meet with all of you at 2:30.
Tom'un dün öğleden sonra bir iş görüşmesi vardı.Tom had a job interview yesterday afternoon.
Tom lobide Mary ile görüşmeyi kabul etti.Tom agreed to meet with Mary in the lobby.
Pazartesi sabahı Tom'la tekrar görüştüm.I met with Tom again on Monday morning.
Tom başka bir kadınla görüşmeye başladı.Tom has started seeing another woman.
Tom'un bir terapistle görüşmesi gerekiyor.Tom needs to see a therapist.