görüş ile cümle

görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Artık kızımla görüşmemeni istemedim mi?Didn't I ask you not to see my daughter anymore?
Artık Tom'la çok görüşmüyoruz.We don't see Tom much anymore.
Tom ve Mary'nin ne kadar süredir birbirleriyle görüştüklerini düşünüyorsun?How long do you think Tom and Mary have been seeing each other?
O arkadaşımdan bir telefon görüşmesi bekliyorum.I'm waiting for a phone call from that friend of mine.
Fadıl her iki tarafın da telefon görüşmesine kulak misafiri oldu.Fadil overheard both sides of the phone conversation.
Sınıftaki öğrencilerin çoğu Tom'la aynı görüşteydiler.Most of the students in the class agreed with Tom.
Görüşlerimin ne olduğunu zaten biliyorum.I already know what my opinions are.
Senin görüşünün ne olduğunu zaten biliyorum.I already know what your opinion is.
Bu konuda seninle aynı görüşte olmalıyım.I must agree with you on this.
Patronla görüşmen nasıl gitti?How did your meeting with the boss go?
Tom dar görüşlü olduğumu söylüyor.Tom says I'm narrow-minded.
Fadıl o gece yaklaşık bir düzine telefon görüşmesi yaptı.Fadil made about a dozen phone calls that night.
Fadıl gece yarısı civarı bir telefon görüşmesi yaptı.Fadil placed a phone call at around midnight.
Polis bölgedeki her ev sahibi ile görüştü.Police interviewed every single house owner in the neighborhood.
İlk görüşte aşka inanıyorum.I believe in love at first sight.
Sonunda benimle görüştüler. Tabii ki gayri resmi olarak, arka odada.They finally met with me. Informally, of course, in the back room.
Bay Zhang ve Bay Li ile bir görüşme yapmak isterim.I would like to have a discussion with Mr. Zhang and Mr. Li.
Süpermen'in x ışını görüşü adamantium'u görebilir mi?Can Superman's x-ray vision see through adamantium?
Tom dün gece yaklaşık bir düzine telefon görüşmesi yaptı.Tom made about a dozen phone calls last night.
Karşıt görüşleri yasaklamalıyız.We must ban opposing views.
Senin görüşün değersiz.Your opinion is worthless.
Sizin görüşünüz değersiz.Your opinions are worthless.
Sizin görüşleriniz değersiz.Your opinions are worthless.
Tom'la aynı görüşte olma eğiliminde hissediyorum.I feel inclined to agree with Tom.
Ben bunu Tom ile görüşeceğim.I'm going to discuss it with Tom.
Görüşmeyi iptal ettim.I canceled the appointment.
Görüşmek için hazırım.I'm willing to negotiate.
Bu çeviri hakkındaki görüşünüz nedir?What's your opinion on this translation?
Bu çeviri üzerine görüşünüz nedir?What's your opinion on this translation?
Bizimle görüşmeyi kabul ettiğiniz için teşekkürler.Thank you for agreeing to meet with us.
Görüşüm işim için gereklidir.My sight is essential for my work.
Tom görüşünü kaybettiğini düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought he was losing his sight.
Tom'un görüşlerine katılmıyorum.I disagree with Tom views.
Ben çok açık görüşlüyüm.I'm very open-minded.
Tom çok açık görüşlü.Tom is very open-minded.
Her şey bir görüş meselesi değildir.Not everything is a matter of opinion.
Onunla iş görüştüm.I discussed business with her.
İyi. Odadan uzun mesafeli görüşme yapabilir misin?Good. Can you make long distance calls from the room?
Tom'un görüşmesi son dakikada iptal edildi.Tom's date canceled at the last minute.
Leyla, Sami ile kişisel olarak görüşmek için Mısır'a geldi.Layla came to Egypt to meet Sami in person.
Yukarıda belirtilen hususlarda acil görüşünüzü talep ediyoruz.We now request your opinion in the above-referenced matter.
Konuyla ilgili çelişkili görüşlerimiz var.We have conflicting opinions on the matter.
Pek çoğuna katılmasam da görüşlerine saygı duyuyorum.I respect his views, even if I don't agree with many of them.
Görüşlere değil, gerçeklere ihtiyacımız var.We need facts, not opinions.
Onun tüm hayatı ve dünya görüşü nefrete dayanıyor.His entire life and worldview is based on hatred.
Leyla saat dokuzda bir telefon görüşmesi yaptı.Layla made a phone call at nine o'clock.
Leyla, Sami ile olan bir görüşmeyi kaçırdı.Layla missed a meeting with Sami.
Leyla o sabah Sami ile olan bir görüşmeyi kaçırmıştı.Layla had missed a meeting with Sami that morning.
Tom yakın görüşlüdür.Tom is near-sighted.
Tom uzak görüşlüdür.Tom is far-sighted.
Onlara katılmamama rağmen Tom'un görüşlerine saygı duyuyorum.I respect Tom's views, even though I don't agree with them.
Senin görüşün hala aynı mı?Is your opinion still the same?
İkinci bir görüş istiyor musun?Do you want a second opinion?
Benzer görüşe sahibiz.We have the same opinion.
Leyla gerçekten dogmatik ve dar görüşlü bir kişidir.Layla is a really dogmatic and close-minded person.
Leyla dar görüşlü, kibirli bir kişidir.Layla is a close-minded arrogant person.
Bunu bir avukatla görüştün mı?Have you discussed this with a lawyer?
Leyla özel bir telefon görüşmesi yapıyordu.Layla was making a personal call.
Leyla kişisel bir görüşme yapıyordu.Layla was making a personal call.
Leyla kişisel bir telefon görüşmesi yapmak istedi.Layla wanted to make a personal call.

İlgili Sayfalar