görüş ile cümle
görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sami Leyla'ya İslam konusundaki görüşlerinden bahsetti.Sami told Layla about his views on Islam.
Mary'nin her şeyde bir görüşü vardır.Mary has an opinion on everything.
Geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalmazsam yarın akşam görüşürüz.I'll see you tomorrow evening unless I have to work late.
Tom ve Mary'nin ikisi de oldukça dar görüşlü, değil mi?Tom and Mary are both quite narrow-minded, aren't they?
Tom konuyu tartışmak için sizinle görüşmek istedi.Tom wanted to meet with you to discuss the matter.
Tom'un görüşünün ne olduğunu bilmek isterdim.I'd be interested to know what Tom's opinion is.
Tom üç saat içinde Mary ile görüşecek.Tom is going to be meeting Mary in three hours.
Tom bunu daha sonra Mary ile görüşecek.Tom is going to discuss that with Mary later.
Bunu Tom ile zaten görüştün mü?Have you already discussed this with Tom?
Tom ve Mary de aynı görüşü paylaşıyor mu?Do Tom and Mary have the same opinion?
Sanırım bir doktorla görüşmeye gitmelisin.I think you should go see a doctor.
Tom gerçekten bir doktorla görüşmeli.Tom really needs to see a doctor.
Tom bunu benimle hiç görüşmedi.Tom never discussed that with me.
Hâlâ bir terapist ile görüşüyor musun?Are you still seeing a therapist?
Muhtemelen yarın seninle görüşeceğim.I'll probably see you tomorrow.
Tom Mary ile tekrar görüşmek istedi.Tom wanted to meet Mary again.
Tom pazartesi günü bizimle görüşemez.Tom can't meet us on Monday.
Evet, yarın görüşürüz.Yes, see you tomorrow.
Bu sabah bir iş görüşmem vardı.I had a job interview this morning.
Tom'a dişçiyle görüşmesini tavsiye ettim.I advised Tom to see the dentist.
Seninle pazartesi görüşebiliriz.I can't meet you on Monday.
Bu akşam görüşürüz.I'll see you this evening.
Akşama görüşürüz.I'll see you this evening.
Haftaya pazartesi görüşürüz.I'll see you next Monday.
Önümüzdeki pazartesi görüşürüz.I'll see you next Monday.
Bir dahaki pazartesi görüşürüz.I'll see you next Monday.
Onu Tom'la daha sonra görüşeceğim.I'm going to discuss that with Tom later.
Görüşmen iyi gitti mi?Did your interview go OK?
Tom ve ben nadiren farklı görüşteyizdir.Tom and I seldom disagree.
Bunu Tom'la görüştüm.I discussed that with Tom.
Tom'un pazartesi günü bir iş görüşmesi vardı.Tom had a job interview on Monday.
Tom'un pazartesi günü bir iş görüşmesi var.Tom has a job interview on Monday.
Tom'la hiç aynı görüşte görünmüyorsun.You don't seem to agree with Tom at all.
Sami o telefon görüşmesini asla unutmayacak.Sami will never forget that phone call.
Görüşünü isteseydim, onu sorardım.If I'd wanted your opinion, I would've asked for it.
Tom'a görüşünü belirt.Tell Tom your opinion.
Sami bir iş görüşmesine katıldı.Sami attended a business meeting.
Bazen Tom eski dostlarıyla görüşmeye geliyordu.Sometimes Tom came to meet his old friends.
Sami karşıt görüşteydi.Sami disagreed.
Seninle yarın görüşemem.I can't meet you tomorrow.
Sami, polis şefi ile ikinci bir görüşme planladı.Sami scheduled a second meeting with the police chief.
Sami, Leyla'nın başka erkeklerle görüşüyor olduğundan şüphelenmeye başladı.Sami started suspecting Layla was seeing other men.
Yarın onunla görüşürüz.We'll meet him tomorrow.
Yarım saat içinde görüşürüz.We'll see each other in half an hour.
Sami görüşten kayboldu.Sami disappeared from view.
Sami o telefon görüşmesini hapiste yaptı.Sami made that phone call in jail.
Sami o görüşlere bağlı kaldı.Sami became attached to those views.
Sami, Leyla ile kişisel olarak görüşmek istedi.Sami wanted to meet Layla in person.
Sami'nin görüşü ciddi şekilde bozulmuştu.Sami's vision was severely impaired.
Bu senin karı ilk görüşün mü?Is this the first time you've seen snow?
Polis tarafından Sami'yle altı kez görüşme yapıldı.Sami was interviewed six times by the police.
Tom görüşünü değiştirmeyecek.Tom won't change his opinion.
Tom muhtemelen görüşünü değiştirmeyecek.Tom probably won't change his opinion.
Tom ve sen ne sıklıkla görüşüyorsunuz?How often do you and Tom see each other?
Benim görüşümü sordun.You asked for my opinion.
Bunu Tom'la görüştün mü?Did you discuss it with Tom?
Tom daha iyi bir görüş için ön sırada oturuyor.Tom sits in the front row for a better view.
Umarım bir dahaki sefere Boston'da seninle görüşmek için bir şansım olur.I hope I'll get a chance to see you next time I'm in Boston.
Bu öğleden sonra görüşürüz.I'll see you this afternoon.
Bu öğleden sonra bir görüşmem var.I have a meeting this afternoon.