görüş ile cümle

görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Bu görüşmelerin sosyal bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.I think this meets a social need.
Bu görüşmenin saçma seviyesine yaklaştığını düşünüyorum.I think this debate is getting close to the level of the absurd.
Bu benim görüşüm.That's my opinion.
Tom'a ne olduğunu görüşelim.Let's discuss what happened to Tom.
Sabahleyin geri gel ve bizimle görüş.Come back and see us in the morning.
Sonra görüşürüz beyler.I'll catch up with you guys later.
Sizinle sonra görüşürüz arkadaşlar.I'll catch up with you guys later.
Aynı zamanda başkasıyla görüştüğünü keşfettim.I found out he was seeing someone else at the same time.
İşleri sonra görüşeceğiz.We'll talk things over.
Onun görüşleri zararlıdır.His views are harmful.
Ben önemli bir telefon görüşmesi için tüm hafta sonu bekledim.I waited the entire weekend for an important phone call.
Tom'un görüşü sayılır.Tom's opinion counts.
Çok yakında tekrar görüşürüz.See you again very soon.
Henüz Tom'la görüşemedik.We haven't been able to interview Tom yet.
Biz görüşmek için istekliyiz.We're willing to negotiate.
Tom'un bir avukatla görüşmesi gerek.Tom needs to talk to a lawyer.
Gelecek ay Tom'la görüşecek misin?Will you see Tom next month?
Ben asla Tom'la aynı görüşte değilim.I never agree with Tom.
Bu insanlarla görüşmüyorum.I don't associate with those people.
Bir doktorla görüşmem gerektiğini düşünüyorum.I think I need to see a doctor.
Çok verimli görüşmeler yaptık.We've had very fruitful discussions.
O sorunu henüz görüşmedik.We haven't yet discussed that problem.
Görüşecek daha önemli şeylerimiz var.We have more important things to discuss.
O sorun hakkında görüşmeler yaptık.We've had discussions about that problem.
Görüşecek diğer önemli konularımız var.We have other important issues to discuss.
Görüşmemiz gereken daha önemli şeyler var.We have more important things we need to discuss.
Görüşme sırasında hiçbir şeyle uğraşmayın.Don't fumble with anything during an interview.
Tom görüşünü değiştirdi.Tom has changed his opinion.
Senin görüşün benimkinden niye daha önemli olsun ki?Why would your opinion be more important than mine?
Sona kalan dona kalır! Öyleyse görüşürüz.First come, first served! See you all then.
İlk durak laboratuvar. Öyleyse görüşürüz.First stop, the laboratory. Then we'll see.
Önümüzdeki hafta bir görüşme mülakatı için hazır mısınız?Are you available next week for a follow-up interview?
Gelecekte yine görüşeceğiz, eminim.We'll meet again in the future, I'm sure.
Görüşler Boston'da daha çok bölünmüştür.Opinions are more divided in Boston.
Görüşmeler pazartesi günü devam edecek.Deliberations will continue Monday.
Bir görüşmenin ortasındayız.We're in the middle of a meeting.
Görüşmeler üç gün sürdü.The deliberations took three days.
Herhangi bir görüş takdirle karşılanacaktır.Any insight would be appreciated.
Sadece farklı görüşlerimiz var.We just have differing opinions.
Yine aynı görüşteyiz.We're on the same page again.
Jüri şimdi görüşüyor.The jury is now deliberating.
Tom avukatıyla görüştü.Tom conferred with his lawyer.
Birbirimizle düzenli olarak görüşüyoruz.We see each other regularly.
Uzmanının görüşüne ihtiyacımız var.We need your expert opinion.
Telefon görüşmesi kaydedildi.The phone call was recorded.
Yarın akşam yemeği için görüşürüz.See you for dinner tomorrow.
Tom'un farklı bir görüşü var.Tom has a different opinion.
Tom görüşlerimize değer verir.Tom values our opinions.
Tom, Mary'nin görüşlerini paylaşıyor.Tom shares Mary's views.
Telefon görüşmeleri yapıldı.Phone calls were made.
Tekrar görüşmeliyiz.We should meet again.
Onun görüşü önemli değildi.His opinion didn't matter.
Onlarla görüşmeyeceğiz.We won't see them.
Temel gelir hakkındaki görüşünüz nedir?What's your opinion on basic income?
Tom bir doktorla görüşmek için Mary ile birlikte gitti.Tom went with Mary to see a doctor.
Gelecek pazartesi görüşürüz.We'll see you next Monday.
Sizinle tekrar görüşeceğiz.We'll see you again.
Tom'la birçok kez görüştüm.I've met Tom quite a few times.
Tom'la iş için görüşme yapıldı.Tom was interviewed for the job.
Jüriler üç gün boyunca görüştü.The jurors deliberated for three days.

İlgili Sayfalar