görüş ile cümle
görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Takım, kaptanlarının görüşünü paylaşıyor.The team shares the opinion of their captain.
Konu hakkındaki görüşün ne?What is your opinion on the matter?
Bazen görüşlerini ifade etmekte sorun yaşadı.He sometimes has trouble expressing his opinions.
İnsanların görüşleri zamanlarının ruhuna bağlıdır.People's opinions depend on the spirit of the times.
O dün Jacob'la görüştü.She met Jacob yesterday
Dersten çıkınca görüşürüz.I'll see you after class.
Dersten sonra görüşürüz.I'll see you after class.
Merhaba. Uzun zaman görüşme yok.Hello. Long time no see.
Yaygın görüşün aksine, Tom o kadar da saf değildir.Contrary to popular belief, Tom isn't that naive.
Görüşme ertelendi.The debate has been postponed.
Tom görüşmeyi yönetecek.Tom will lead the discussion.
Ben senin görüşlerini kabul etmiyorum.I don't accept your arguments.
Benim görüşüm gerçekten önemli değil.My opinion really doesn't matter.
Tom'la görüşeceğim.I'm going to meet Tom.
Görüşmeler hala devam ediyor.Negotiations are still going on.
Onun görüşüne göre, Euro bölgesi dağılmaktadır.In his opinion, the eurozone is disintegrating.
Siyaset ve din hakkında benim kendi görüşlerim var.I have my own opinions concerning politics and religion.
Benim görüşüm karşı yönde.My opinion is the opposite.
Görüşmemize izin ver.Let us discuss.
Onun İngilizce bir iş görüşmesi vardı.He had a job interview in English.
Ben ileri görüşlüyüm.I'm farsighted.
Yarın seninle görüşeceğim.I will see you tomorrow.
Altı buçukta seninle görüşeceğim.I'll see you at six-thirty.
Körler ilk görüşte aşka inanmazlar.The blind don't believe in love at first sight.
O sadece kişisel bir görüş.That's just a personal opinion.
Tom benimle görüşmek ister.Tom wants to meet me.
Bebeklerin siyasi görüşleri olabileceğini bilmiyordum.I didn't know that babies could have political opinions.
O zaten Devlet başkanı ile görüştü.She has already spoken with the President.
Tuhaf bir görüşmeydi.It was a strange interview.
Onun görüşü değersiz.Her opinion is worthless.
O, görüşü benimsemedi.He did not adopt the view.
Onun görüşünün önemli olduğunu düşünüyorum.I think his opinion is important.
Bütün ayrıntılar bugün görüşülecek.All the details will be discussed today.
Tom Mary ile görüşmeyi kabul etti.Tom agreed to meet Mary.
Tom harika bir iş yaptı, bu en azından benim görüşüm.Tom did a wonderful job, that's at least my opinion.
Bu sorunu görüşecek durumda değilim.I am not in a situation to discuss this problem.
O çok iyimser bir görüş.That's a very optimistic view.
Seninle görüşemem.I can't meet you.
Görüşmek için mi buradasın?Are you here to negotiate?
Ben görüşmeyeceğim.I won't negotiate.
Görüşme ne zaman gerçekleşecek?When will the debate take place?
Senin görüşünü paylaşıyorum.I share your opinion.
İş görüşmesinde nasıl gitti?How did it go at the job interview?
Bunu Tom'la görüşeceğim ve ne düşündüğünü göreceğim.I'll talk it over with Tom and see what he thinks.
Bunu görüşelim.Let's discuss this.
Ben Tom'la işleri görüşürdüm.I used to discuss things with Tom.
Neden bana görüşümü soruyorsun?Why are you asking me for my opinion?
Bir şeyin iyi bir fikir olup olmadığı bir görüş meselesidir.Whether something is a good idea or not is a matter of opinion.
Uzun mesafe telefon görüşmeleri o zaman pahalı idi.Long distance phone calls were expensive at the time.
Tom ve Mary aynı görüşte.Tom and Mary are like-minded.
Tom, Mary'nin görüşüne saygı duymaz.Tom does not respect Mary's opinion.
Bir ya da iki gün içerisinde görüşürüz.I'll see you in a day or two.
Tom bir telefon görüşmesi yaptı.Tom made a phone call.
Tom telefonda görüşme yaptı.Tom made a phone call.
O zamandan beri Tom'la görüşmedim.I haven't talked to Tom since.
Pazartesi günü Boston'da görüşürüz.I'll see you on Monday in Boston.
Biz hayat konusunda farklı görüşlere sahibiz.We have different views on life.
Bu görüş, son bilimsel keşifler tarafından destekleniyor.This view is supported by recent scientific discoveries.
Senin gerçek görüşün ne?What's your real opinion?
Gelecek yıl görüşürüz.See you next year.