görüş ile cümle
görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Herkes kendi görüşünü ifade eder.Everyone expresses his opinion.
O, Tom'un kişisel görüşüydü.That was Tom's personal opinion.
Bir doktorla görüşmeye git.Go see a doctor.
Yarın kilisede görüşürüz.See you tomorrow in church!
Yarın kütüphanede görüşürüz!See you tomorrow at the library!
Sen görüşünü ifade ettin.You have expressed your argument.
O ve ben genellikle aynı görüşte oluruz.She and I usually agree with each other.
Tom bizden görüşlerimizi istedi.Tom asked us for our opinions.
Görüşecek önemli bir meselemiz var.We have an important matter to discuss.
Onların görüşü önemli mi?Does their opinion matter?
Görüşmeler sona erdi.The negotiations have ended.
Yakında görüşürüz umarım.See you soon, I hope.
Benim görüşüme göre o iyi bir düşünce değil.In my opinion, that's not a good idea.
Ben onların görüşlerine değer veririm.I value their opinions.
Senin görüşlerine saygı duyuyorum.I respect your views.
Polis tanıklarla görüşüyor.The police are interviewing witnesses.
Senin görüşün önemli.Your opinion matters.
Tom sık sık arkadaşlarıyla burada görüşür.Tom often meets his friends here.
Teröristlerle görüşemezsin.You can't negotiate with terrorists.
Tom açık görüşülüdür.Tom is open-minded.
Tom'un evinde görüşürüz.See you at Tom's place.
Ekim ayında görüşürüz.See you in October.
Hepinizle yakında görüşmek üzere.See you all soon.
Biz Tom'un görüşüne güveniriz.We trust Tom's opinion.
O başka biriyle görüşüyor.She's seeing someone else.
O, telefon görüşmesi yapmak için birkaç kez masadan ayrıldı.She left the table several times to make phone calls.
Kız kardeşiyle o gün en az yüz tane telefon görüşmesi yaptı.She made at least a hundred phone calls to her sister that day.
O dar görüşlü dindar bir kızdı.She was a narrow-thinking religious girl.
Bu ülkeyi yine ulu yapmak için ileri görüşlü bir öndere ihtiyacımız var.We need a forward-looking leader to make this country great again.
Chizhik-Pyzhik anıtında görüşürüz.See you at Chizhik-Pyzhik monument.
Söylediğinle tamamen aynı görüşteyim.I completely agree with what you're saying.
Tom'un görüşüne katılıyorum.I agree with Tom's opinion.
O konuda aynı görüşte değilim.I didn't agree with that.
Herkes aynı görüşte gibi görünüyor.Everyone seems to agree.
Bu görüşe katılıyor musun?Do you agree with this?
Görüşmeler sonuçsuz kaldı.The negotiations failed.
Ne yazık ki, senin görüşünü paylaşmıyorum.Unfortunately, I don't share your opinion.
Ne yazık ki, senin görüşlerini paylaşmıyorum.Unfortunately, I don't share your views.
Bir kızdan bir telefon görüşmesi vardı.There was a phone call from a girl.
Bizim görüşlerimiz oldukça farklı.Our opinions are quite different.
Mary görüşmesinde çok samimiydi.Mary was very candid in her interview.
Tom onu seninle görüşmeliydi.Tom should've discussed that with you.
Tamam, görüşürüz o zaman.Alright, see you then.
Son görüşmemizin üzerinden çok zaman geçti, değil mi?It's been a long time since we last spoke, hasn't it?
Onu son görüşümden sonra Tom'un saçları ağardı.Tom's hair has turned gray since I last saw him.
Tom ayrıntıları görüşmek istemiyordu.Tom didn't want to discuss the details.
Sözleşmeler zaten görüşüldü.Contracts have already been negotiated.
Tom bir görüşme için aradı.Tom called for an interview.
Tom'la görüşmedim.I didn't consult with Tom.
Tom'la görüştün mü?Did you consult with Tom?
Penguenlerin gözleri sualtı görüş için uyarlanmıştır.Penguins' eyes are adapted for underwater vision.
Her pazartesi yöneticimle bir bir görüşmem var.Every Monday, I have a one-on-one meeting with my manager.
Her pazartesi, benim yöneticim ile yüz yüze görüşmem var.Every Monday, I have a face-to-face meeting with my manager.
Jüri pazartesi günü görüşmeye başlayacak.The jury began deliberating on Monday.
Bir telefon görüşmesi yapmak istiyorum ama şu anda hiç bozuk param yok.I want to make a call, but I don't have change at the moment.
Benim görüşüm sizinki ile aynı.My opinion is the same as yours.
Kendi görüşüne göre o bir deha.He is a genius in his own opinion.
Sorun, Tom'un görüşmeye tamamen gönülsüz olması.The problem is Tom's complete unwillingness to negotiate.
Randevunuz var ise başka ile görüşebilirsiniz.If you have an appointment, you can meet president.
Tom beni her görüşünde aynı şeyi istiyor.Tom asks me the same thing every time he sees me.