Ana içeriğe geç
Sözlük

gömü ile cümle

gömü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Steve Clark, ailesinin evinin yanında Wisewood Cemetery, Loxley, Sheffield'ta gömüldü.He was buried at Wisewood Cemetery located in Loxley, Sheffield, near the Clark family estate.
Fabianus Roma’daki Callixtus Mezarlığına gömülmüştür.Fabian was buried in the catacomb of Callixtus in Rome.
Kitabın adı bir Çingene atasözü olan "Beni ayakta gömün.The title comes from a gypsy proverb, “Bury me standing.
Gömülü Çocuk adlı oyunu 1979 yılında Pulitzer Ödülü kazandı.Buried Child was awarded the 1979 Pulitzer Prize for Drama.
Yakılıp kül haline getirilen bedeninden geriye kalanlar uzaya gömüldü.A sample of his incinerated remains was buried in space.
Genelde kitaplara gömülen kız kardeşlerdir.Nowadays, bodies are usually buried.
Önce New Haven Green mezarlığına gömüldü.He was buried in New Haven Green.
Mezarlarda iskeletler olmasına rağmen, yanlarında gömülen eşyalar bulunamadı.Skeletons were found in the graves but with no grave goods.
Karısı Blanche'in isteği üzerine Putney Vale Mezarlığında işaretsiz bir mezara gömülmüştür.Sandow was buried in an unmarked grave in Putney Vale Cemetery at the request of his wife, Blanche.
1792'de vefat etmiş olup mevlevîhâne hâmûşân mezarlığında gömülüdür.He died in 1772 and was buried in Kenure cemetery.
Lhasa de Sela'nın cenazesi Montreal'de Notre-Dame-des-Neiges Mezarlığı'na gömüldü.Thérèse Casgrain's body is interred in the Cimetière Notre-Dame-des-Neiges in Montreal.
Bütün bunlar yerleşmedeki topluluğun, yerleşme içi gömü geleneği olduğunu göstermektedir.Their gift is that wherever they went and settled, they created the formula for corruption.
Wieck, Berlin'de yer alan Friedhof Heerstraße Mezarlığı'na gömüldü.Wieck is buried at the cemetery Friedhof Heerstraße in Berlin.
Mezarlığa hâlen gömü kabul edilmektedir.The exit to the cemetery remains.
Sheki bölgesindeki Oxud köyünde gömüldü.He was buried in Okhud village of Shaki region.
Papa Markus kendi eceliyle öldü ve Balbina'da bulunan katakomb mağara mezarlığına gömüldü.Mark died of natural causes and was buried in the catacomb of Balbina.
Yapılan araştırmalara göre 35 bin civarında askerin bu tepede gömülü olduğu belirtilmektedir.Up to 15,000 people are believed to have been buried there.
Kadın birkaç gün sonra ölür ve bedeni gömülmek üzere kefenlenir.Her husband died a few months later and is buried with her.
Diri diri gömülmüştür ve aldığı önlemlerin hiçbiri işe yaramaz.He presumes he has been buried alive, and all his precautions were to no avail.
"De Ceremoniis", Havariyyun Kilisesi'ne gömüldüğünü belirtir.Majestæt . . . har fundet sig fornærmet ved den Gravning.
Java MIDlet'leri destekleyen yazılım geliştirmeye izin veren gömülü bir yazılım sistemidir.It is an embedded software system that allows for software development supporting Java MIDlets.
Karl Albert Münih'teki yeraltı türbesi Theatinerkirche'e gömüldü.Charles Albert is buried in the crypt of the Theatinerkirche in Munich.
Aklımıza o kadar gömülü ki ekmek hayatın sembolü olarak kullanılıyor.It's so deeply embedded in our psyches that bread is used as a symbol for life.
Gömülmek mi istiyorsun?You want to be buried?
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.In the old Roman custom, the dead were never buried within the walls.
Cesetler düzgünce gömülemez.The bodies can't be properly buried.
O bir çukur kazdık ve inci 'kapı' kilitlendi th 'tuşu gömüldü.He locked th' door an' dug a hole and buried th' key.
Ama Sayın Craven anahtarı gömülü çünkü, on yıl önce var olması gerekir. "But there must have been one ten years ago, because Mr. Craven buried the key."
"Belki de, on yıl boyunca gömülü olmuştur" diye bir fısıltıyla söyledi."Perhaps it has been buried for ten years," she said in a whisper.
O kadar buna gömülmüşlerdir ki yeni gelişen pazarları farketmeleri çok zordur.They've got so much sunk in it that it's very difficult for them to spot emerging new markets.
Yenilikleri görmüyorsanýz belki de kafanýz kuma gömülü kalmýţtýr.I think that maybe if you don't see the innovation, maybe your head is in the sand.
Burada kim gömülü bilmeden 20 yıl bu mezarı selamladım.I have been coming here for the past 20 years, not knowing whose grave it was.
"Yer gömülü musunuz?" Mr. Thomas Marvel bir aradan sonra, dedi."Are yer buried?" said Mr. Thomas Marvel, after an interval.
Aslında, kemikleri hemen gömülmüş... ...güzelce korunmuş.Essentially, his bones were rapidly buried and beautifully preserved.
80'li yaşlarına kadar yaşadı, ve MS 720 yılında bu anıta gömüldü.He lived into his 80s, and he was buried beneath this monument in 720 AD.
Kimyasalları daha çok soluduğunuzu, bileklerinize kadar işe gömüldüğünüzü anlatır.It meant you spent longer inhaling chemicals, longer up to your wrist.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Why we might be victims of these career crises, as we're weeping softly into our pillows.
Bir gün tamamen sulara gömülecekOne day, it will end up beneath the waves
Sessizliğe gömülmüştü.He retreated into silence.
Niçin buraya gömülmüş?Why is she here...?
Toprakta çok gömü varsa, daha bereketli ve gübreli olurThe soil is more fertilized if many bodies are buried underneath it.
O zaman, büyük bir alanda gömülü bir şehri nasıl bulabilirsin?So, how do you find a buried city in a vast landscape?
Dedem hayatının büyük bir kısmını Zambiya'da geçirdi ve oraya gömüldü.My grandfather lived most of his life and is buried in Zambia.
Yani bu atomlar elektron denizinde bir çeşit gömülü halde dururlar. .And so they're kind of embedded in this mesh or this sea of electrons.
Bu kilise son derece önemli, zira aynı zamanda kraliyet hanedanının gömüldüğü yer.this church is incredibly important because it is the burial place of the royal families.
Külleri gömüldüğünde, annesi,And when his ashes were interred, his mother said,
linç edilmiş insanların kemikleri gömülü. Ama yine de bu bağlantısızlık var.And yet, there is this disconnect.
Ona verdi gömülmesi, yani onu rahim Ve dalgıçlar türlü onu rahim çocuklardanWhat is her burying gave, that is her womb: And from her womb children of divers kind
Tüm gömülü ataları pack'd; yeryüzünde kanlı henüz Tybalt, ancak yeşil,Of all my buried ancestors are pack'd; Where bloody Tybalt, yet but green in earth,
Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!And with my child my joys are buried!
Bizim gelin çiçekleri gömülü Corse için hizmet, her şey tam tersine onları değiştirmek.Our bridal flowers serve for a buried corse, And all things change them to the contrary.
Soru işaretleri hep oldu; çünkü bu kendi işlerimize gömülmek demekti...There were always doubts, because that meant the total refocusing on the internal...
Karýn içinde gömülü kaldýBuried in the snow
Kocamla aynı mezarlığa gömüldü.He's buried in the same cemetery as my husband.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.So right now, they're just-- whatever. They're burying it in their backyards.
Gömülmek istemedi.He didn't want a burial site.
Gömün onu.Bury him.
Algılayabilmek için çok küçük, himayenizde gömülüdür.Too small for detection, it's your built-in protection.
Yazıt C aslında bu kitabın içinde gömülü.Now Codex C is actually buried in this book.
Gömülü bir hazine.It's buried treasure.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod