Ana içeriğe geç
Sözlük

gölge ile cümle

gölge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Nó có một cái cằm trắng và râu.
Bir gölge ağacı olan yaygın porsuk, çok yavaş büyür.Phần ngọn của chồi cây ở thân cây một lá mầm thường phát triển dài ra.
Astigmatizması olan kişilerin uzak ya da yakın mesafe görüşü bulanık ya da gölgeli olur.Các chấm đen sẽ biến mất nếu như nhìn quá gần hoặc quá xa hình ảnh.
Uzaktan gelen bir gölgeyi gördüğünde, ona "Ebu Zer ol" demiştir.通常見る者に顔を向けているとき、その人物(動物)がこちら(見る者)を向いていると言う。
Gölgesi yoktur.陰影が無い。
İnsanların gölgeleri keskindir ve kendilerinden büyüktür.人間であることを誇り、不死者(特にヒューイ)を嫌う。
Karanlıkta bir gölge var, Geliyorlar..暗闇に誰かいる!
Buna yanında, bir gölgelik ek güvenlik sağlar.その背後には人ならざる者の影がちらついている。
Kuzalan ise, gölgelik alan anlamındadır.獅子目 言彦(ししめ いいひこ) 不知火の里の闇。
Gölgelik maskesi).フォトマスク
Bu Rembtandt'ın sık kullandığı umbra mortis (ölüm gölgesi), tekniğidir.これは「 umbra mortis 」(死の影)と呼ばれ、レンブラントがしばしば使用した技術である。
Artık bir zamanlar olduğu kadının gölgesi gibidir.それは、かつて自分が愛した女性とそっくりだったからだ。
Misal: Gölgelice kaba ağacın kesilmesin hanım).間滝るるな(またき るるな) 笹のクラスメート。
Gölgeden hoşlanmaz.日陰を好む。
Ölüm olayında ise psyche bedenden ayrılıp, bedenin gölgesi biçiminde yeraltı âlemine (Hades'e) gidiyordu.その隙にムジナの蛍火の術を受け、崖から川に転落して死亡。
Daha sonra gölgede kurumaya bırakırlar.その後は闇に姿を消す。
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.この外に御番処という処に三ヶ所あり。
Sadıktır, kocasının ismine gölge düşürmez.貞淑で夫には口答えしない。
Güneş saati kadranı ya da gnomon, güneş saatinde gölgeyi tabana aktaran kısımdır.グノモンまたはノーモン(Gnomon)は、日時計の一部であり、影を落とすものである。
Gölge takımında yer almaktadır.御影に嫉妬している。
Google Moon gibi Mars gezegeninin gölgeli kabartma (Rakım) ve kızılötesi uydu görüntülerini gösterir.Google Marsは、Google Moonと同様に、火星の衛星写真や赤外線画像、標高を提供するサービスである。
Allah'ın yeryüzündeki gölgesi.東の大地に身を潜めている。
Ayrıca bu saatte gölgeler uzar.なお、この時期に夏越とも出会う。
Gölgelerin kadını da denmektedir.影の法師とも呼ばれる。
Bu titreyen gölgeler.")ゆめキラドリーム』)。
Will'in parabataisi (hayat boyu gölgeavcısı ortağı) Jem Carstairs'dir.ウィル(Will) J'sBARのウェイター。
Perdeye elinde bıçak taşıyan bir gölge düşer.黒い刀身の短剣を武器に持つ。
Gölge'nin tim komutanıdır.シャーク・トップチーム所属。
Gölgemizin bizimle aynı uzunlukta olduğu zamanı gözleyerek, piramitleri gölgelerine bakarak ölçmüştür.また地に落ちた影と自分の身長とを比較して、ピラミッドの高さを測定したとも言われている。
Sekiz gölgeli, dokuz köklü olarak anılır.全9巻及び附図8枚から成る。
Gölgeye dayanırlar.日陰に弱い。
Silüet (Fransızca: silhouette), bir şeyin yalnız kenar çizgileriyle tek renk olarak beliren görüntüsü, gölge.シルエット(フランス語: silhouette)は、輪郭の中が塗りつぶされた単色の画像のこと。
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.他愛もない冗談を言っては、仲間の失笑を買っている。
Gnomonu kullanarak öğle vaktinde İskenderiye'deki gölge açısını ölçtü.ピュテアスはマッシリアでの太陽の高度(仰角)を夏至の正午に計測した。
Yalnızca önündeki mağara duvarına yansıyan kendi gölgesini görmektedir.ただ一つの影が私の前に現れる。
O bölümde Gölge Mimarı ve Judoon yer almıştır.武道館 柔道場や剣道場が設置されている。
Bu olay, Henry'nin gününe gölge gibi çöker.そんなある日、クララの様子がおかしくなっていく。
Beyaz Gölge (İngilizce: The White Shadow), ABD yapımı televizyon dizisi.ホワイトチャペル (テレビドラマ) (en) - イギリスのテレビドラマシリーズ。
Güneşten hoşlandığı için gölgeli duvar kenarlarında gelişemez.液体状のため日向にいると蒸発してしまうらしく、日陰を好む。
Örneğin, kişi kendini ince olarak tanımlıyorsa onun gölgesi kaba ve katıdır.物腰は柔らかく見えるが、本性は狡猾かつ残忍。
Fakat iki öpücükten sonra birden ağaç gölgeleri arasında birinin bulunup kendilerini gözlediğini hissederler.やがて夜が明け、二人は人に見られることを恥じて、松の樹になった。
Işıklar, insanlar veya oda içerisinde gezinen gölgeler gibi görse duyular.人や物の音声を真似る芸を、元来は声色遣い(こわいろづかい)と言った。
Çiftin gölgesi arkadaki duvara yansıyor.^ 来迎壁は、仏堂の須弥壇背後の壁。
İnsanların gölgeleri keskindir ve kendilerinden büyüktür.為人粗中有細,遊戲人間,但是認真起來卻比任何人都更加執著。
Metal C++11 dayalı yeni bir gölgeleme dili kullanır; Bu Clang ve LLVM kullanılarak uygulanır.Metal 使用一种基于C++11的新着色语言(英语:Shading language),其实现借助了 Clang 和 LLVM。
Buna yanında, bir gölgelik ek güvenlik sağlar.是平時手持竹劍,有惡人形象的人。
Karanlıkta bir gölge var, Geliyorlar..突然一聲雷響,室內一片漆黑。
Kısmi gölgeli Güneş ışığı ve ılıman iklimde yetişmeye elverişlidir.光陰易逝,日月如梭,催人歲月易蹉跎。
Kuzalan ise, gölgelik alan anlamındadır.其土黑壤其泉滑甘。
Güneşli yerleri sever fakat gölgeli yerlerde de yetişir.太陽()是獅子座的守護主星以及在牡羊座中是擢昇星。
Gölgeden hoşlanmaz.討厭黑暗。
Uzaktan gelen bir gölgeyi gördüğünde, ona "Ebu Zer ol" demiştir.(麦克维)就是这样,当他向上看的时候,我开始和他交谈,所以他分了心(签了真名)。
Ama pek çok ırk, Gölgeler'le savaşmaya çekinmektedir.絕大多數的種族都十分害怕黑暗精靈。
Bulut gibidir, her şeyi gölgeler.诏如山例,皆置之极刑云。
Kurt adamlar (Gölgeavcıları ile ateşkes içinde olanlar) çıkagelir ve onları kurtarır.兵出无功,诸侯生心,外救必至。
Çevresel yarı gölge, Manyetik alanın daha yatayda olduğu lekenin daha çık bölgesi.環繞在周圍的半影,比較明亮,那兒的磁場也比較傾斜。
Ninja Kaplumbağalar: Gölgelerin İçinden, 2016 yapımı sinema filmi.《忍者龜:破影而出》:2016年真人電影。
Yaptığı çoğu gölgeavcısı ölür.刺客大多是死神。
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.”司马炎只是“大笑”而并未对刘毅有何不利。
1880: İnsanca, pek insanca, ikinci cilt ikinci kısım: Gezgin ile Gölgesi.《明史·卷208》:張璁,字秉用,永嘉人。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gölge ile cümle - Sayfa 20 - gölge kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App