Çiftin gölgesi arkadaki duvara yansıyor.Solens skygge falder på væggen bag ved den yngre mand.
Sırtında ayrıca bazen farklı şekillerde kahverengi gölgeler vardır.Herudover har den ofte sorte pletter bagtil på forvingerne.
Gölge yerleri sever.Den kan lide delvis skygge.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Bjørneklo havde langt brunt hår, mørke øjne, og et kort skæg og overskæg.
Isabelle "Izzy" Sophia Lightwood; güzel, zayıf ve uzun olarak tarif edilen bir Gölgeavcısıdır.Izzy Lightwood (Isabelle Lightwood) er en 16-årig shadowhunter, der bliver beskrevet som høj, tynd og smuk.
Papalığı I. Dünya Savaşı ve Avrupa'daki siyasi, sosyal ve insani sorunlar ile gölgelendi.Verdenskrig og dens politiske, sociale og humanitære konsekvenser i Europa.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.I tabellen gemmes tre ting i hver række.
Yarı gölge ağacıdır.Træet er et skyggetræ.
Örneğin, bu resimde duvardaki pencere ve sol kısımdaki gölgeli kısım daha belirgin.I billedets venstre side falder en skrå skygge på væggen og den lægger væggens venstre del i mørken.
O ve mürettebat Nate'in büyükannesine gidiyor, bir gölge ile karşılaşıyor ve kovalamakta, ancak boşuna.Han og mannskapet til Nates bestemor møter en skygge og jager den, men til ingen nytte.
Daniel, Julián Carax tarafından yazılmış olan Rüzgarın Gölgesi adlı kitabı seçer.Daniel velger en bok kalt Vindens skygge, skrevet av Julian Carax.
Güneşli yerleri sever fakat gölgeli yerlerde de yetişir.Men solen skinner for dem, og de hviler ved Guds knær.
Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı.Men da jeg så tempelet i Efesos stige opp i skyene, ble alle disse andre underverkene satt i skyggen.»
Kuzgun Ve Gölgesi, .Drømmen og skyggen.
Nemli drenajı iyi topraklar ister ve güneş veya yarı gölgeyi tercih eder.Den foretrekker litt fuktig jord og vil helst ha sol eller lett skygge.
Resimlerinde ışık ve gölgeyi ustalıkla kullanmıştır.Maleriene hans har en dramatisk bruk av lys og skygge.
Gölgeye dayanırlar.Arten tåler skygge.
O gölge sihirbazlarının lideridir.I bakgrunnen fjellformasjonen Trollklørne.
Bu oyun, ebe olan oyuncunun öbür oyuncuların gölgelerine basma esasına dayanır.Utespiller: Dette er det resten av utelagets spillere gjør.
Sırtında ayrıca bazen farklı şekillerde kahverengi gölgeler vardır.Som oftest er det på ryggsiden også noen mørke lengdestriper.
Kayadaki bir delik, gölgenin içinde bir ışık belirmesine neden olur.Det er når en person ser sin egen skygge i skyene under regnbuen.
Kanlı sabun ve banyo sahnesindeki gölge.Garderober med dusj og bastu.
Öyle ki, bu ad tarihi Dereseki adını bile gölgelemiştir.Derfor skjulte han seg bak Derek-navnet.
Bu şartlar altında Dünya'nın gölgesi Ay'a düşer.Fra Jorden ser det ut som om de har landet i månens høyre øye.
Ayrıca bu saatte gölgeler uzar.Den fikk også grill på dette tidspunktet.
2011 yılında Ukrayna politikacıları ülke ekonomisinin %40 gölge ekonomi olduğunu tahmin etmektedir.Di 2011 politisi Ukraina memperkirakan bahwa 40% dari ekonomi negara berasal dari pasar gelap.
Gölgelik maskesi).Bertopeng gelap.
Kagemuşa (影武者, Gölge Savaşçı), Akira Kurosawa'nın 1980 yılına ait bir filmidir.Kagemusha (影武者, Shadow Warrior) adalah sebuah film 1980 buatan Akira Kurosawa.
Nihayetinde bu olaylar onu gölge dünyasına çeker.Kondisi inilah yang kemudian menyeretnya dalam dunia spionase.
Kurt adamlar (Gölgeavcıları ile ateşkes içinde olanlar) çıkagelir ve onları kurtarır.Sehingga kaum muslimin dapat bertaaruf (saling kenal) dan taawun (saling tolong menolong).
Raikage (雷影, "Şimşek Gölgesi") Kumogakure’nin Kage’si.Raikage (雷影, secara harfiah berarti: Bayangan Petir) adalah Kage dari Kumogakure.
Bu unvanlar: Hokage (火影, "Ateş Gölgesi") Konohagakure’nin Kage’si.Hokage (火影, secara harfiah berarti: Bayangan Api) adalah Kage dari Konohagakure.
Kazekage (風影, "Rüzgar Gölgesi") Sunagakure’nin Kage’si.Kazekage (風影, secara harfiah berarti: Bayangan Angin) adalah Kage dari Sunagakure.
Bu titreyen gölgeler.")Tiga Jenjang Sakramen Tahbisan").
Gölgesi yoktur.Tak memiliki bentuk gelap.
Karanlıkta bir gölge var, Geliyorlar..Dialah sayap hitam yang ada pada Dark.
Fakat şimdi bu durum kendisinin aslında bir pop şarkıcısı olduğu gerçeğini gölgeleme tehlikesi doğurdu." dedi.Tapi hal ini telah menjadi berbahaya karena mulai menutupi dirinya yang sesungguhnya: seorang penyanyi pop."
Liriel; Yıldızışığı ve Gölgeler Kızkardeşliği'ndendir.Leto adalah anak dari Koios dan Foibe dan merupakan saudara perempuan Asteria.
Buna yanında, bir gölgelik ek güvenlik sağlar.Ada pula yang menggarap sawah untuk memenuhi kebutuhan untuk kehidupan mereka.
Eğer kesişim tespit edilirse yüzey gölgelenir.Bila ada tunggulnya maka tentu akan ada batang (catang)-nya.
Bu silüetin önünde dikdörtgene benzer bir gölge daha vardır.Seketika itu pula bayangan Semar tercipta menjadi seorang laki-laki bertubuh bulat yang mirip dengannya.
Kişiliği, Nicholas'ın güçlü karakteri ile tamamen gölgelendi.Kepribadiannya benar-benar terbayang-bayangi oleh Nikolai yang memiliki karakter yang sangat kuat.
Gölgede iyi büyüyeme yapamaz, yetişmesi için nemli toprak gerekir.Tomat landak tidak memerlukan tanah yang sangat subur supaya dapat tumbuh dengan baik.
Ölüm olayında ise psyche bedenden ayrılıp, bedenin gölgesi biçiminde yeraltı âlemine (Hades'e) gidiyordu.Maka Sultan Hidayatullah (ke-1) pun matilah, maka ditanam di Kuin dekat dengan kubur Sultan Rakhmatillah.
Nemli, gölgelik yerlerde yetişir.Pada tempat-tempat yang kering, buluhnya menjadi kurus.
Kendini çirkin olarak tanımlayan kişinin gölgesi güzel olmaktadır.Wajah Kumbayana yang semula tampan berubah menjadi buruk rupa.
34 Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı.Dan tiba-tiba sedang Petrus berkata-kata turunlah awan yang terang menaungi mereka.
"TAK Gölge PKK mı Gerçek PKK mı?"."Tahanan KPK bisa tertawa?".
Dikişler ve gölgeler dokunmada neler yapabileceğiniz hakkında anlam vermektedir.Các đường nối và bóng chỉ ra những gì bạn có thể chạm vào."
Michael McNeil'in kardeşidir ve aslında hep onun gölgesi altında kalmıştır.Anh cũng là anh trai của Michael McNeil (xem ở trên) và chủ yếu làm việc trong cái bóng của em trai.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.Trong ba cuốn trên có nhiều bài trùng lập.
Gölge ne mutlak iyi ne de mutlak kötüdür.Không có cái thiện hoàn toàn và cũng không có cái ác hoàn toàn.
Gölgeler ve Cliff Richard & The Shadows'un her biri dört adet 1 numaralı satış EP'si var.The Shadows và Cliff Richard and the Shadows đều có 4 EP quán quân tại đây. ^ Anon.
Henry'nin 2006-07 sezonuna yaşadığı sakatlıklar gölge düşürdü.Mùa giải 2006-07 của Henry bị phủ bóng đen chấn thương.
Gölge durdurulmazsa, onun kendisini öldüreceği yazmaktadır.Không có tác phẩm thì nhà văn ấy coi như đã chết."
Generalin karşılığı "O takdirde gölgede dövüşeceğiz demektir" olmuştur.Một vị tướng của Leonidas đáp trả: "Vậy chúng tôi sẽ chiến đấu trong bóng tối!".
Yazı dışarda aydınlık ya da yarı gölge bir yerde geçirebilir.Lẹo có thể là lẹo ngoài hoặc lẹo trong.
Çiftin gölgesi arkadaki duvara yansıyor.Giữ trầm tích phía sau bức tường đập.
Saçları her zaman dağınık ve annesinden kendisine miras kalan bronz bir gölgeye sahiptir.Mái tóc, luôn luôn rối bù, mang màu đồng đặc biệt được thừa hưởng từ người mẹ quá cố.
Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim.Bóng cây si già ngả xuống mặt hồ yên ả.