Ana içeriğe geç
Sözlük

gölge ile cümle

gölge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2001 yılında bu gölgede 2,15 milyondan fazla insan yaşamaktaydı (Alberta nüfusunun %72'si).В 2001 численность населения коридора Калгари — Эдмонтон была 2,15 миллиона человек (72 % населения Альберты).
Sıcak havalarda bol su bulunan gölge yerleri arar.Даёт дополнительную тень в жаркую погоду.
Kuzgun Ve Gölgesi, .Арфа и тень.
Allah'ın yeryüzündeki gölgesi.На них слетел во мраке.
Buna yanında, bir gölgelik ek güvenlik sağlar.Именно при нём усадьба приобрела завершённый облик.
Gölge Hayalet'i katılaştırmıştır. ^ "Back with a Vengeance".«Он вернулся и жаждет мести!» (англ. He's Back With A Vengeance!)
Su ve uygun bir gölgelik her zaman olmalıdır.Доступ к чистой питьевой воде должен быть постоянным.
O gölge sihirbazlarının lideridir.Владеет магией тьмы.
Çekirgeler gökyüzüne yayıldı ve Mısır üzerinde gölge oluşturdu.Поверженные змеи поднимаются в небо, принимая форму облаков.
Hikâye Los Angeles'ta gölgeavcısı Emma Carstairs'in hakkında olacaktı.На этот раз за хирурга из Лос-Анджелеса Джоэла Прессмана.
Gölgelik maskesi).Чёрная маска.
Karagöz ve Hacivat gölge tiyatrosu 17. yüzyılda son şeklini almıştır.Окончательно театр теней «Карагёз» сформировался в 17 веке.
Örneğin, kişi kendini ince olarak tanımlıyorsa onun gölgesi kaba ve katıdır.Например, человек, считающий себя добрым, обладает теневыми качествами грубости или злобности.
Gölge'nin Rusya'daki ekibindedir.Крым в составе России.
Mezun olduğu yıl ilk şiir kitabı “Yıldızlar ve Gölgeler” yayımlandı.В годы учебы вышел первый сборник стихов — «Чайка».
8. yüzyıl boyunca Wessex, Mercia'nın gölgesinde kalır.В X веке Мерсия была подчинена Уэссексом.
Bu şartlar altında Dünya'nın gölgesi Ay'a düşer.Для этого он собирается обрушить Луну на Землю.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.На темени расположены три простых глазка.
Albert Bierstadt manzara resimlerinde ışık ve gölge oyununu başarılı bir şekilde kullanmıştır.В пейзажах Бирштадт умело использовал эффект игры света и тени.
Birisi gölgelerin arasında sinsice planlar yapıyor.Между ними расположен трафарет с символами.
Fakir fukaranın gölgesinin kesilmesine izin vermeyeceğiz." dedi.Темнота помешала тебе поймать шайбу».
"Lakin hem Gölge'yi hem Yüzük'ü reddikten sonra son sınavda yıkılmayalım.Примечательно, что последнее напутствие Полоза Костьке и Пантелею — Не жадничайте.
Annesinin gölgesinde beceriksiz bir adam.Долгое время находилась в тени своей матери.
İnsanların gölgeleri keskindir ve kendilerinden büyüktür.فإنّ الإنسان مثلا يتناول زيدا وعمروا وبكرا وغيرهم بالحمل عليها.
Güneşli yerleri sever fakat gölgeli yerlerde de yetişir.قال الله تعالى في سورة الشمس: وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا وَالْقَمَرِ إِذَا تَلَاهَا .
Yaptığı çoğu gölgeavcısı ölür.يموت معظم أبطالها!
Uzaktan gelen bir gölgeyi gördüğünde, ona "Ebu Zer ol" demiştir.لمَّا رأى عقبة كثرة العدوّ وقف خطيبًا في صُفوف الجيش، فحمد الله وقال: «أيُّهَا النَّاس.
Gölgeye dayanırlar.واستقام الظل.
Bu da Nisan ile Ağustos arasında gerçek bir gölgenin olmamasına neden olur.ولا يحدث ظلام حقيقي بين أواخر أبريل ومنتصف أغسطس من كل عام.
Gölgeye saklanan Ben Keamy'yi tuzağa düşürür ve onu boynundan defalarca bıçaklar.وبن الذى كان مختفي وراء ظل ترصد كيمي وطعنه بالسكين في عنقه عده مرات .
Daha sonra ortaya çıkmıştır ki kendisi bir Gölgeavcısı, melek kanı taşıyan bir insandır.ودخله من ذلك هم شديد «حتى أتاه جبريل، فأخبره أن الله قد جعل لجعفر جناحين مضرجين بالدم يطير بهما مع الملائكة».
"Işığın ve gölgelerin ressamı" olarak da anılır.واشتهر بلقب "رسام الضوء".
Gölgelik sığ sularda ayakta durarak ya da yavaşça hareket ederek balıkları avlar.بإمكان الضيوف إما الاسترخاء بينما يقومون بصيد السمك أو الاستمتاع ببساطة بالماء خلال السباحة.
Nemli, gölgelik yerlerde yetişir.وتنمو جيدا في الأماكن الظليلة.
Bu da fotovoltaik gelişmelerin ağaçlarla veya diğer engellerle gölgelenemeyecek olmasını belirtmektedir.والهدف من ذلك هو تجنب سقوط الشجرة على شجرة أو عقبة أخرى.
Yitik Bir Aşkın Gölgesinde.ملحمة الحب الخالد.
Altay Türkleri geleneğinde şamanın gölgeler diyarını ziyaret edişinde bir dağa çıkış olgusu da bulunur.في ألايام التي فيها رؤية واضحة يمكن ان يرى جبل الشيخ أيضا.
Danişmendliler Beyliği; Anadolu Selçukluları'nı gölgede bırakarak Anadolu'nun en güçlü Türk devleti olmuştur.والذي أخذ يرسم سياسة لتدمير قوة الماراثا، أقوى الممالك الهندية.
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.ومن الآثار السلبية التي يولدها الضحك غير الطبيعي "إغماءة الضحك" التي يفقد فيها الإنسان وعيه من شدة الضحك.
Gölgelik maskesi).القناع.
Cami kapısındaki adamın gölgesinden anlaşıldığı üzere, vakit ikindi vaktidir ve bu kapı batıya bakmaktadır.كما يفهم من ظل الرجل عند باب المسجد، الوقت بعد الظهر وهذا الباب مواجه للغرب.
Buna yanında, bir gölgelik ek güvenlik sağlar.Resplandecente com que ilumina as trevas.
Dikişler ve gölgeler dokunmada neler yapabileceğiniz hakkında anlam vermektedir.Costuras e sombras dão sentido no que você pode tocar."
Gölge'nin Rusya'daki ekibindedir.Suas águas fazem parte da Rússia.
1970'ler boyunca ezeli rakipleri Real Madrid ve Joventut Badalona'nın gölgesinde kaldılar.Durante os anos 70 o clube foi persistentemente ofuscado pelos rivais Real Madrid e Joventut Badalona.
Gölgeavcılarını, çok uzun zaman önce olmuş bir trajediden dolayı suçlamaktadır.Ele os culpa por uma tragédia que há muito tempo abalou sua vida.
Victoria Londra'sının büyülü dünyasına dalan Tessa Gray, sonunda gölgeavcılarının yanında güvene kavuşmuştur.No submundo mágico da Londres Vitoriana, Tessa Gray encontra a segurança com os Caçadores de Sombras.
Kuzgun Ve Gölgesi, .Escravidão e suas sombras.
Fakir fukaranın gölgesinin kesilmesine izin vermeyeceğiz." dedi.«"Não quero tirar onda de pobre"».
Ninja Kaplumbağalar: Gölgelerin İçinden, 2016 yapımı sinema filmi.As Tartarugas Ninja: Fora das Sombras (2016), continuação do filme de 2014.
Bu eserinin edineceği ün, öteki bütün çalışmalarını gölgede bırakacaktı.Outras obras dele decoram o resto da capela.
Gölge ne mutlak iyi ne de mutlak kötüdür.Ele não é totalmente ruim e nem inteiramente bom.
Bunun yerine Jack bir gölge olarak betimlenmiştir.Ao invés disso ele é retratado como uma sombra.
Gölge Birliği onu ele geçirmiştir ama Yamato, onu kurtarmıştır.As cobras o atacaram, mas Anatólia o salvou das picadas.
Güne düştüm, güne düştüm Gölgeden güne düştüm Felek!Maldito seja o dia em que me levantei E então não vos vi feia!
1360'lara gelindiğinde, Bizans İmparatorluğu eski benliğinin gölgesiydi.Na década de 1360, o Império Bizantino era uma sombra do que já fora.
Karanlıkta bir gölge var, Geliyorlar..Uma voz na escuridão.
Bitkiler yarı gölge veya güneşli alanlara dikilmelidir.Deve ser cultivada a pleno sol ou a meia-sombra.
Bane, onlara Jocelyn'in, Clary gölge dünyasını göremesin diye onun zihnini bloklamasını istediğini söyler.Bane diz que Jocelyn pediu a ele para bloquear o mundo dos Caçadores de Sombras da mente de Clary.
Kişiliği, Nicholas'ın güçlü karakteri ile tamamen gölgelendi.Pensou que seu personagem estava diminuindo por influência de Daniella.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod