gökyüzü ile cümle
gökyüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Işığı gökyüzünü aydınlatıyor.La lumière envahit l'espace.
Törene gelmiş olan tanrılara gökyüzündeki ülkelerine geri dönerler.Les trois déesses, leur œuvre accomplie, s'en retournèrent vers les cieux.
Pencereden gökyüzünün karardığı görülür.Le Diable quitte par la fenêtre.
Bu bölgede görünen gökyüzü parçası her iki tarafta 3.4 ark dakika’dır.Les deux étoiles sont séparées sur le ciel par 3,6 secondes angulaires.
Bu yüzden de gökyüzü mavi görünür.Parce que le ciel est bleu...
Gökyüzünün tam tepesinde bulunan yıldız.C'est le plus haut des gratte-ciel du monde.
Gülümsedik Gökyüzüne 09.APSURSI '09.
Bu nedenle eğim açısı yerdurağan değildir; yani gökyüzünde aynı yerde durmaz.Fait étrange, cette chapelle n'est pas orientée, en effet, son cœur est au sud.
Gökyüzünde de durum benzerdir.Il en va de même dans l'espace.
Gökyüzü neden mavidir?¿Por qué es azul el cielo?
Gökyüzünde binlerce yıldız görebiliriz.Podemos ver miles de estrellas en el cielo.
O, gökyüzüne baktı.Él miró al cielo.
Yaz geceleri gökyüzünde birçok yıldız görebiliriz.Podemos ver un montón de estrellas de noche en verano.
Gökyüzünden bütün yerler aynı mesafededirler.Todos los lugares son igualmente distantes del cielo.
Bugün gökyüzü bulutlu.Hoy el cielo está nublado.
Gökyüzünde bulutlar var.Hay nubes en el cielo.
Gökyüzünde hiç yıldız var mıydı?¿Había alguna estrella en el cielo?
Yıldız gökyüzünde görünmeye başladı.Se empezaron a ver estrellas en el cielo.
Gökyüzüne bak.Mira al cielo.
Yıldızlar gökyüzünde parladı.Las estrellas brillaban en el cielo.
Gökyüzünde kara bulutlar var.Hay nubes oscuras en el cielo.
Niçin gökyüzü bu kadar mavi?¿Por qué el cielo es azul?
Diyarlar arası olan bu hareket bazen gökyüzü ile yeryüzü arasında bir yolculuk olarak tanımlanır.Esta traslación entre dimensiones se describía en ocasiones como una travesía entre el cielo y la Tierra.
Mavi: Gökyüzü.Azul: el cielo.
Aslında,güneşin ve onun gökyüzündeki yolunun kesin incelemelerine ihtiyaç duyulurdu.Por este motivo se necesitaban observaciones precisas del Sol y de su trayectoria en el cielo.
Gökyüzünde Balina takımyıldızı yönünde bulunur.Directo al corazón de las ballenas.
Gökyüzünden görünen en parlak kuasar, Virgo takım yıldızındaki 3C 273’tür.El cuásar que muestra mayor brillo en el cielo es 3C 273 de la constelación de Virgo.
Dağınık ışık açık gökyüzü parlaklığı ve rengi üretir.La luz dispersa produce el brillo y el color del cielo despejado.
Gökyüzü gün içinde büyük ölçüde değişir ve bunun yannında ana sebebi farklılıklara sebep olur.La intensidad del cielo varía mucho a lo largo del día y la causa principal también difiere.
Bunlar gökyüzünü on iki bölüme ayıran takımyıldızlardan her birisidir.Para mantenerlos separados permaneció entre ellos empujando el cielo hacia arriba.
Gökyüzünde bulunur.Encuentro en el Paraíso.
Uranüs: Gökyüzünün tanrısı.Uranus: Antiguo dios de los cielos.
M54, gökyüzünde ζ Sagittarii yıldızının yakınlarında kolayca bulunabilir.M54 se encuentra fácilmente en el cielo, ya que está próximo a Askella (ζ Sagittarii).
Verilerin ana kaynağı, Palomar Gözlemevi Gökyüzü Araştırması (POSS) mavi baskılarıdır.Está basado principalmente en las Observaciones del Cielo del Observatorio Palomar (POSS).
Gökyüzünde Üçgen takımyıldızı yönünde bulunur.Te encontraré en el aire Tríptico.
Zeus; Ate'yi gökyüzünden atarak, Olympus'da kalmasını ebediyen yasakladı.Encolerizado, Zeus arrojó a Atea a la tierra para siempre, prohibiendo que volviese al cielo o al Olimpo.
Gökyüzü masmaviydi, buluttan eser yoktu.El Cielo aparece sin nubes.
Bu bölgede görünen gökyüzü parçası her iki tarafta 3.4 ark dakika’dır.La separación visual entre ambas es de 6,3 segundos de arco.
Gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar.Estas áreas pueden solaparse total o parcialmente.
Gökyüzünde Irmak takımyıldızı yönünde bulunur.Ojalá tengan tocadiscos en el cielo.
Dünya üzerindeki tanrılar ile gökyüzündeki tanrılar birbirlerini etkilerler.Allí, los dioses vivirán en la paz entre ellos y con otros.
Tek Tanrı inancında Göktanrı'nın oğlu ve gökyüzünün hükümdarı olarak görülmüştür.Que estás en el Cielo designa la majestad de Dios y su presencia en el corazón de los justos.
Teşup, Hurrilerin gökyüzü ve fırtına tanrısıdır.Que sea lo que Dios diga, y el huracán por la espiga.
Gökyüzünde Cennetkuşu takımyıldızı yönünde bulunur.Gobierna el sitio de castigo situado en el cielo.
2MASS Gökyüzü haritalarında bugüne kadarki en iddialı proje.2MASS es el proyecto más ambicioso para hacer un mapa del cielo nocturno actual.
Gökyüzü Bilgileri.Señales del cielo.
Gökyüzünde Tekboynuz takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 12.410 ışık yılı uzaklıkta bulunur.Se encuentra aproximadamente a 4410 años luz del Sistema Solar en dirección a la constelación de Cygnus.
Derken gökyüzünden bir ses Arjuna ve Krişna'yı muzaffer ilan etti ve Indra'ya geri çekilmesini söyledi.Una voz del cielo proclama vencedores a Aryuna y Krisna, y ordena a Indra retirarse.
Ancak, gece gökyüzü karanlıktır.El universo está en la noche.
Gökyüzü Savaşçısı olarak da bilinir.Es conocido también como el Payaso del Infierno.
Gökyüzünde Beta Andromedae ile Messier 33'ün arasında yer alır.La estrella pertenecía a la galaxia Messier 31 o Andrómeda.
Gökyüzünde Pompa takımyıldızı yönünde bulunur. *3 tipi bir üçlü yıldız sistemidir.Se encuentra a 328 años luz del Sistema Solar. UX Mensae es un sistema estelar triple.
Koyu gridir ve genellikle gökyüzünü kaplar.Sopla todo el año, y normalmente lo acompañan cielos azules.
Nereden bakıyorsa, oraya özgü gökyüzü görür ve bunu başkasına da göstermek ister.Cuando se le ve desde la distancia, parece un gigante, asustando a cualquiera que lo ve.
Işık, parlak bir bulut gibi tüm gökyüzünü kaplıyordu ve daha büyük boyutlu yıldızlar belirsizce parlıyordu.Una brillante luna creciente navegaba a través de un cielo sin nubes y lleno de estrellas.
Gökyüzü kara görünüyor,yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.Il cielo è nero, mi chiedo se pioverà o meno.
Bugün gökyüzü bulutlu.Oggi il cielo è nuvoloso.
Gökyüzü kapalı.Il cielo è coperto.
Tom gökyüzüne bakıyor.Tom sta guardando il cielo.
Bunlar gökyüzünü on iki bölüme ayıran takımyıldızlardan her birisidir.Egli abita nei cieli e possiede dodici ali.