göçmen ile cümle
göçmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1920 senelerinde komşu Charlottenburg'daki gibi birçok rus göçmenler Halensee'ye taşında.I 1920-årene flyttet en rekke russiske emigranter til Halensee, forøvrig i likhet med Charlottenburg.
Bunlar, göçmen çekirgelerinin yaptığı deri değişimine uyar.Men de hadde klart å bytte ut versjonen som ble levert inn.
Nüfusun çoğunluğunu Eski Sovyetlerden gelen göçmenler oluşturur.Av utlendingene kommer de fleste fra et av de tidligere jugoslaviske landene.
New York'ta doğan Marx Kardeşler, Almanya'nın Yahudi göçmenlerindendiler.Brødrene Marx, alle født i New York City, var sønner av jødiske immigranter.
Tarih içersinde köy halkı değişmekle beraber, göçmen gelenler hep Türkmenler olmuştur.Dere vet jo selv hvordan det kjennes å være innvandrere; for dere var selv innvandrere i Egypt.
Çok sayıda göçmen Ma'abarot denilen İsrail'in mülteci kamplarında bulunuyordu.De ble huset i midlertidige leirer kjent som ma'abaroter.
"Feminist Coğrafya ve Kadın Göçmenler".NKVTS. ^ «Vold mot kvinnelige flyktninger og migranter».
Ülkede yaşayanların çoğu İspanyol ve İtalyan göçmenlerin torunlarıdır.Hoveddelen av Argentinas befolkning er etterkommere av spanske og italienske innvandrere.
İsrail Merkez İstatistik Bürosu 1990'dan sonra yerleşenleri göçmen saymaktadır.Med begrepet innvandrer mener man de som kom til Israel etter 1990.
Günümüzde Iraklı göçmen sayısı 6,000 kadar olup, her geçen yıl bu sayı artmaktadır.En av fire asylsøkere er tyrkere, dvs. totalt 630 asylsøkere så langt i år.
"Göçmenlerin havarileri".«Personer med innvandrerbakgrunn.
Bir Alman göçmenin oğluydu.Han var sønn av en tysk embetsmann.
En önemli göçmen topluluğu Suablar'dı.Viktigste regjeringspartner var Tjóðveldisflokkurin.
1947 yılında Amerika'ya göçmen olarak gitti.I 1974 emigrerte hun til USA.
Göçmendirler, Afrika'da kışlarlar.De er flokkdyr som lever i Afrika.
Şehir Brezilya'nın diğer bölgelerinden de göçmen çekmektedir.Byen har også bussforbindelse til andre byer i Brasil.
Japon ve bayağı bıldırcın gibi bazı türler göçmendir ve uzun mesafelere uçarlar.Beberapa spesies seperti puyuh jepang adalah migratori dan mampu terbang untuk jarak yang jauh.
İsrail Merkez İstatistik Bürosu 1990'dan sonra yerleşenleri göçmen saymaktadır.Biro Pusat Statistik Israel menyatakan bahwa para imigran tersebut adalah yang datang ke Israel setelah 1990.
Çok sayıda göçmen Ma'abarot denilen İsrail'in mülteci kamplarında bulunuyordu.Kebanyakan pengungsi tersebut ditempatkan di perkemahan-perkemahan yang dikenal sebagai ma'abarot.
Özel okulların çoğunluğu bir veya daha fazla göçmen ülke nüfusuna hizmet vermektedir.Banyak sekolah pribadi melayani satu komunitas ekspatriat atau lebih.
2000 yılı verilerine göre ülkede 162.000 göçmen vardır ve toplam nüfusun %37'sini oluşturmaktadırlar.Pada tahun 2000 ada 162.000 imigran di Luksemburg, menyumbang 37% dari total populasi.
19. yüzyılda bölge göçmenlerin akınına uğramıştır.Selama abad ke-19, kota ini bertransformasi oleh para pengimigrasi.
Göçmenlerin çoğu Polonya'nın Żelechów kasabasından geldi.Para imigran ini sebagian besar datang dari kota Zrarieh di Lebanon selatan.
Babası Adanalı, annesi göçmen bir ailedendir.Ia dipilih oleh ayahnya sebagai pewarisnya (giudice).
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Mayoritas pemeluk agama non-Kristen ini adalah para imigran dari berbagai penjuru dunia.
Eylül 2006'da, bir başka 95 adet pasaport Belmopan Göçmenlik Bürosu'ndan çalınmıştır. ^9 Juni 2005: Paket-paket mencurigakan kembali dikirimkan ke kedutaan-kedutaan besar di Australia.
Bazıları da yükselti göçmenidir.Selain itu, beberapa warga juga beternak.
Büyük ölçüde göçmen olmayan bir kuş türüdür. ^ BirdLife International (2012).Dan di Indonesia ini, burung Anis ini tidak termasuk burung yang dilindungi. ^ BirdLife International (2012).
Bu kurbanlardan hiçbiri yakın zamanda şehre gelmiş bir göçmen değildi.Dimana pada masa itu penjajah tidak satu pun berhasil masuk ke daerah itu.
Fakat arazi yüzünden Üzeyir Bey ile göçmenlerin arası açılmıştır.Ini disebabkan terjadinya perkawinan antara penduduk asli dengan pendatang Melayu.
Bu köpekbalıkları genelde göçmen türlerdir.Hiu pada umumnya adalah hewan yang oportunistik.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Keesokan harinya, dua orang itu terlibat perkelahian yang berujung pada hubungan seksual yang kasar.
Evde konuşılan göçmen dilleri içinde % 2.33 ile İspanyolca önde gelir.Populasi yang menggunakan rumpun bahasa di Asia sebesar 10,2%.
2011 yılında doğan çocukların %16'sı göçmen kökenli idi.Trong năm 2011, 16% trẻ sơ sinh có cha mẹ là người nhập cư.
Özel okulların çoğunluğu bir veya daha fazla göçmen ülke nüfusuna hizmet vermektedir.Hầu hết các trường tư nhân phục vụ cho một hoặc nhiều cộng đồng người nước ngoài.
13. yüzyılda, zencefilli kek alman göçmenler tarafından İsveç'e getirildi.Vào thế kỷ 13, bánh gừng đã được người Đức nhập cư đưa vào Thụy Điển.
1890 - New York'taki Ellis Adası, kapılarını ABD'ye gelmek isteyen tüm göçmenlere açtı.1892 - Đảo Ellis được mở cửa để bắt đầu đón nhận người nhập cư vào Hoa Kỳ.
Vize başvurularının, Nuku'alofa Göçmenlik Memuru Müdürlüğü'ne gönderilmesi gerekmektedir.Đơn xin thị thực phải được nộp cho Cơ quan Xuất nhập cảnh chính tại Nuku'alofa.
Japon ve bayağı bıldırcın gibi bazı türler göçmendir ve uzun mesafelere uçarlar.Một số loài như chim cút Nhật Bản di cư và bay một quãng đường dài.
Yasa, ortaklaşa Dışişleri Bakanlığı (DFA) ve Göçmenlik Bürosu (BI) tarafından uygulanır.Luật này được cùng thực thi bởi Bộ Ngoại giao (ĐFA) và Cục Nhập cảnh (BI).
Göçmenlerin %10'luk kısmı, 1951 Cenevre Konvansiyonu'na göre "mülteci" statüsündeydi.Khoảng 10% là những người tị nạn được phép nhập cư theo Hiệp định Geneve năm 1951.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Cũng trong thời gian ấy số lượng trẻ em di cư cũng tăng lên.
Bazıları da yükselti göçmenidir.Một số người khác còn được thăng chức.
Göçmen değildirler ama bazı mevsimler hareketleri vardır.Chúng không phải là loài di cư nhưng cũng di chuyển trong mùa sinh sản.
Büyük ölçüde göçmen olmayan bir kuş türüdür. ^ BirdLife International (2012).Chim mái hơi lớn hơn so với chim trống. ^ BirdLife International (2012).
2000 yılı verilerine göre ülkede 162.000 göçmen vardır ve toplam nüfusun %37'sini oluşturmaktadırlar.Như năm 2000, đã có 162.000 người nhập cư tại Luxembourg, chiếm 37% tổng dân số.
Nüfusun yaklaşık %10'unun göçmenler oluşturmaktadır.Chừng 10% dân số là người nhập cư.
2012 yılında göçmen kökenli 660.000 kişinin 407.262'sı Norveç vatandaşıdır (%6.2'si).Năm 2012, chỉ có 40.262 người nhập cư có quốc tịch Na Uy (tỉ lệ 62,2%).
1989 yılından itibaren, yeni Müslüman göçmenler ülkeye yerleşmiştir.Kể từ năm 1997, các nhóm dân nhập cư mới từ Trung Hoa Đại Lục đã đến đây.
Ailesi Yunan göçmenidir.Ông cố nội của anh là người Hy Lạp.
Eyâlette Yeni Kanadalıları ve Kanadalı göçmenleri destekleyen 700'den fazla organizasyon vardır.Có trên 700 tổ chức ở tỉnh này hỗ trợ cho công dân mới và dân nhập cư.
Göçmen bir türdür.Nó là loài di cư.
New York'ta doğan Marx Kardeşler, Almanya'nın Yahudi göçmenlerindendiler.Được sinh ở Thành phố New York, họ là những con của người Do Thái nhập cư từ Đức.
Aynı yıl Frigya'daki Got göçmenlerin isyanı çıktı.Có vẻ là tại Nagorno-Karabakh sẽ xảy ra những cuộc bạo động trong năm tới.
Haziran 2012 itibarıyla 60.000 Afrikalı göçmen ülkeye girmiştir.Đến tháng 6 năm 2012, có khoảng 60.000 di dân châu châu Phi nhập cảnh Israel.
Göçmen değildirler.Chúng là loài định cư.
Rusya'da Eski SSCB devletlerinden yaklaşık 3 ila 4 milyon geçici Müslüman göçmenler vardır.Nga cũng có ước tính 3 tới 4 triệu người nhập cư Hồi giáo từ các nước cộng hoà hậu Liên xô.
Yerel yönetim göçmen kuşların korunmasını sağlamaya çalışmaktadır.Chính quyền địa phương đang tìm cách giúp người dân bảo tồn gà chín cựa.
Yeni göçmenler genellikle Toronto, Montreal ve Vancouver gibi büyük kentsel alanlara yerleşirler.Những người mới nhập cư chủ yếu định cư tại các khu vực đô thị lớn như Toronto, Montreal và Vancouver.
AB Ortak Göçmenlik politikasını desteklemektedir.Ông ủng hộ một chính sách đối ngoại trung lập.