göçmen ile cümle
göçmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1970 ve 80'lerde İsrail'den çok sayıda göçmen kabul etti.Ezek nagy része az 1970-es, 80-as évek során kivándorolt Izraelbe.
Bu köpekbalıkları genelde göçmen türlerdir.Ezek a fajok gyakorta vikariánsak.
Ukraynalı Yahudi göçmen bir ailede doğdu.Ukrán zsidó családba született.
İlk durakları sefil bir göçmen kampıdır.A férfi következő állomása egy kietlen mező.
Köy halkının tamamı Kafkas göçmenidir.A város polgárai bolondnak hitték.
Atina'da göçmenlerin çok yaşadığı bölgelerde partiye verilen oylar % 20'ye kadar çıktı.Némelyik környéken, ahol sok bevándorló él, a támogatottsága a 20%-ot is elérte.
Çerkezler köyde kalmayip başka bölgelere gitmişler; Bulgaristan göçmenlerinden 8-10 hane Çatta kalmıştır.Az északi félgömbön terjedtek el; hazánkban nyolc-kilenc fajuk él.
Annesi de babası da Polonyalı Yahudi göçmenlerdi.Miller szülei lengyel zsidó bevándorlók voltak.
Bazı bölgelerde Rus göçmenlerde bu harekete katıldı.Az akcióban a helyi orosz lakosság részt vett.
1688'de Alman göçmenler geldi.1786-ban német telepesek érkeztek.
Annesi ve Babası Yugoslavya göçmeni Hırvat'tır.Szerb apja és horvát édesanyja Jugoszláviából emigrált.
Göçmen değildir.Nem illegális bevándorló.
Yol Üstü, Bir Göçmenin Ölümü.A nyilas emigráció vezetője haláláig.
Göçmenlerin, iki ülke arasında başka ülkeleri dolaşmalarına transmigration denir.Néhány az Antillákról származó szót a két kontinens között utazók hoztak be.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Három elválaszthatatlan barátnő különös vízalatti kalandjait ismerhetjük meg.
Kendi mesafe alanında göçmen bir kuştur.Elterjedési területén meglehetősen gyakori madár.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.A lakosság legnagyobb része az építőiparban dolgozott.
Nüfusun çoğunluğunu Eski Sovyetlerden gelen göçmenler oluşturur.A legtöbb bevándorló az egykori Jugoszláviából érkezett.
Günümüzde bu Sarıoğlanlı Balkan göçmenleri kendi aralarında bir dernek kurmuşlardır.Ma ezeket a népeket a hatalmas kiterjedésű sivatag választja el egymástól.
Anne ve babası İngiltere ve Litvanya'dan gelen Yahudi göçmenlerin çocukları idi.Apai nagyszülei litván és orosz származású zsidó bevándorlók voltak.
Göçmenler içinden parasal bakımdan daha iyi durumda olanların çoğu yine Boğaz kıyılarını tercih etti.Néhány jómódban élő régi tagország azonban inkább a hátrányokat érezte.
İtalya'da yaşayan göçmenlerin ülke içindeki dağılımı ise oldukça dengesizdir.Tökéletesen elpusztított országnak rémlik ma az én szememben Olaszország.
Bu figürler göçmen bir kavim oldukları yönündeki tezleri bir hayli güçlendirmektedir.A rendőrök a megadott címen bevándorló család meglehetősen ideges tagjait találják.
Ayrıca köyde Arnavut göçmenler bulunur.A másik oldalon Barwinek település található.
1947 yılında Amerika'ya göçmen olarak gitti.Hän muutti vuonna 1947 siirtolaisena Yhdysvaltoihin.
1962, Helsinki), Fin siyasal tarihçi ve Finlandiya Göçmen Ajansı'nda araştırmacıdır.1962 Helsinki) on suomalainen politiikanhistorioitsija ja maahanmuuttoviraston tutkija.
2011 yılında doğan çocukların %16'sı göçmen kökenli idi.Vuonna 2002 16 prosenttia alkuperäisasukkaista oli pidätetty.
Mübadele zamanı diğer göçmenler gibi kişi başına çok az dönüm arazi verilmiştir.Vapauden toimitus oli muiden maahanmuuttajalehtien tapaan pieni.
Dedesi, amcası ve büyük amcası da Lutheran başkanlarıydı ve Alman sömürgeci göçmenlerin soyundan gelmişlerdi.Richterin isoisä ja setä olivat myös luterilaisia pappeja, ja sukutaustassa on saksalaisia siirtolaisia.
Bu dönemde buraya yeni Kalvinist göçmenler de getirildi.Samaan aikaan paikalle saapui uusia siirtolaisia.
Gropius da Amerika'ya göçmen olarak gitmişti.Jeppson oli myös lyhyen aikaa siirtolaisena Yhdysvalloissa.
Göçmendirler, kışı güney Atlantik ve Pasifik'te geçirler.Ne talvehtivat Atlantin ja Tyynenmeren eteläosissa.
Israrlı aramalara rağmen adada bırakılan göçmenlerin hiçbir izine rastlanamadı.Maihin noustuaan miehet eivät kuitenkaan löytäneet jälkeäkään siirtolaisista.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Anni on puoliksi turkkilainen ja hänellä on hyvin persoonallinen tyyli.
200 göçmen hayatını kaybetti.Kapinalliset menettivät 900 henkeä.
Göteborg, İsveç'in diğer büyük şehirlerinde olduğu gibi çok sayıda göçmen barındırmaktadır.Göteborgissa, kuten useimmissa Ruotsin suurimmissa kaupungeissa, on paljon maahanmuuttajia.
Kaku, Japonya göçmeni bir çiftin çocukları olarak San Jose, Kaliforniya’da dünyaya geldi.Mineta syntyi San Joséssa Kaliforniassa japanilaisille maahanmuuttajavanhemmilleen.
Kuzey Amerika'da nadir bir göçmendirler.Pohjois-Amerikassa se on harvinainen tulokaslaji.
Göçmendirler, kışı güney ve batı Avrupa'da, Afrika'da ve Hindistan'da geçirirler.Se talvehtii Etelä- ja Länsi-Euroopassa, Afrikassa ja Intiassa.
Ailesi Meksikalı göçmenlerdir.Romanin vanhemmat olivat meksikolaisia siirtolaisia.
1890 - New York'taki Ellis Adası, kapılarını ABD'ye gelmek isteyen tüm göçmenlere açtı.1892 – Ellis Island alkoi ottaa vastaan Yhdysvaltoihin saapuneita siirtolaisia.
Göçmen yasası protesto edildi.Protestanttisuus kiellettiin.
Tunuslu bir göçmen olan Djandoubi 21 yaşındaki Elisabeth Bousquet'i işkence ile öldürmekten mahkum oldu.Hänet tuomittiin kuolemaan 21-vuotiaan entisen tyttöystävänsä Elisabeth Bousquet’n kiduttamisesta ja murhasta.
Kuzey popülasyonları göçmen iken Japonya popülasyonu göçmen değildir.Pienenevää väestöä Japani ei paikkaa maahanmuutolla.
Fakat arazi yüzünden Üzeyir Bey ile göçmenlerin arası açılmıştır.Maanomistusolot aiheuttivat kitkaa paikallisten ja siirtolaisten välille.
VMW-Göçmenler Ekonomi Birliği.Kiintiöpakolaiset Maahanmuuttovirasto.
Ukraynalı Yahudi göçmen bir ailede doğdu.Brown syntyi juutalaiseen ukrainalaiseen maahanmuuttajaperheeseen.
Annesi de babası da Polonyalı Yahudi göçmenlerdi.Hänen vanhempansa olivat Puolasta muuttaneita juutalaisia.
Uyanık Olalım adlı şiiri göçmen işçilere ithafen yazılmıştır.Teoksen nimessä mainitut kadonneet tytöt olivat maahanmuuttajia.
Türkiye'ye döndükten sonra bir süre İstanbul'da Afrikalı göçmenlerle yaşadı.Ennen paluutaan he olivat asuneet hetken Irlannissa.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Eritrean talous on riippuvainen ulkomailla asuvien eritrealaisten maksamista veroista.
Türkiye nüfusunun %2,5'i göçmenlerden oluşmaktadır.Ulkomaiden kansalaisia on 2,5 prosenttia väestöstä.
1891) 1927 - Bartolomeo Vanzetti, İtalyan göçmeni Amerikalı anarşist (idam) (d.1891) 1927 – Bartolomeo Vanzetti, italialainen anarkisti (s.
Nüfusun çoğunluğunu Eski Sovyetlerden gelen göçmenler oluşturur.Erityisen paljon muuttajia on tullut entisen Neuvostoliiton alueelta.
Nikaragua'ya ilk göçmenler 1920'lerde Fransa'dan geldi.Suomeen ensimmäiset pomeranianit tulivat vuonna 1920.
Endonezyalı göçmen işçilerin en bilinen varış yeri Malezya'dır (yasadışı işçiler dahil).Taajaman paikalla ovat sijainneet inkerinsuomalaisten asuttama Saamustin (ven.
1895) 1927 - Nicola Sacco, İtalyan göçmeni Amerikalı anarşist (idam) (d.1895) 1927 – Nicola Sacco, italialainen anarkisti (s.
Aslen Bulgaristan göçmenidir.Bulgarian ralli on Bulgariassa ajettava asvalttiralli.
Londra'da yaşayan Türk göçmeni kişilerin nüfusu yaklaşık olarak 450.000 kişi civarındadır.Afrikkalaista alkuperää olevia saksalaisia on noin 450 000.
Kuzeydekiler göçmendir.Pohjoiset populaatiot ovat muuttolintuja.