Ana içeriğe geç
Sözlük

göçme ile cümle

göçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sorunun olmadığı yerlerde ise, Yahudi göçmenlerin gelişiyle sorun ortaya çıkmaktadır.Wherever it does not exist, it is brought in together with Jewish immigrants.
Atina'da göçmenlerin çok yaşadığı bölgelerde partiye verilen oylar % 20'ye kadar çıktı.In some neighbourhoods with large immigrant communities it reached 20%.
Taliban rejiminin tamamıyle göçmesinin eli kulağında görünüyordu.The program continued through the entirety of the Taliban governmental rule.
1947 yılında Amerika'ya göçmen olarak gitti.1947 Emigrated to the US.
Zamboni, İtalyan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak Eureka, Utah'ta 1901 yılında doğdu.Zamboni was born in 1901 in Eureka, Utah, to Italian immigrants.
Ailesi 17. yüzyılda ülkeye gelen ilk Hollandalı göçmenlerdendir.The first European settlers were Dutch homesteaders in the 17th century.
Bir Alman göçmenin oğluydu.He was the son of German immigrants.
Muhacirlerin yaptığı gibi Ulu çukurlular da köyü terk etmeye, şehirlere göçmeye başlamışlardır.Like the Swedish troops before, they ravaged the countryside as well as the towns.
Bu ötleğen, kuvvetle göçmendir; bütün popülasyonları güneydoğu Asya'da kışlarlar.This warbler is strongly migratory; the entire population winters in southeast Asia.
Mulisch'in babası Avusturya-Macaristan göçmeniydi.Edith's grandparents had immigrated from Austria-Hungary.
Göçmek, değişmek anlamlarını içerir.And change means fear.
Vietnam vatandaşları pasaport almak için İl Göçmenlik Dairesi'nde başvuru yapmaları gerekmektedir.For passport application Vietnamese citizens have to apply at the Provincial Immigration Department.
Bugün Malezya'da çoğu Rus göçmeni olan yaklaşık 100 Yahudi vardır.Today, approximately 100 Jews who are refugees from Russia are said to reside in Malaysia.
Bunların yanı sıra göçmen işçilerin ve engellilerin durumu da ele alınmıştır.Conversely the spirit will punish or drive away thieves and intruders.
Batı Trakya göçmeni bir ailenin çocuğudur.Located southwest of the house is a barn.
Hobo, göçmen işçi ya da evsiz avare gezen beş parasız kimse.A hobo is a migratory worker or homeless vagabond, often penniless.
Ayrıca göçmenler hakkında da bir filmde rol almıştır.He also was active in emigrants activities.
Göl özellikle kışın ördek ve diğer göçmen kuşların uğrak alanıdır.This place is famous for wintering ducks and other migratory water birds.
"Göçmenlerin havarileri"."Land for Immigrants".
Artık Norveçli-Amerikalı göçmen Giovanni Henriksen'dir.His new identity is Norwegian-American immigrant Giovanni "Johnny" Henriksen.
Şehir geçmişte büyük sayıda göçmen işçi çekmiştir.The city has historically attracted numerous migrant workers.
Bazıları da yükselti göçmenidir.Many are height adjustable as well.
Yoksul bir Alman göçmeninin oğluydu.He was apparently the son of a German immigrant.
Bu köpekbalıkları genelde göçmen türlerdir.These birds are mostly permanent residents.
Uzun mesafe göçmenidirler.Short-distance migrant.
Göçmendirler, tropikal Afrika'da kışı geçirirler ve üreme sahasının kuzeyinde nadirdirler.It is migratory, wintering in tropical Africa, and is rare north of the breeding range.
Kısmen göçmendir, bir kısmı Fransa'nın güneyinde ve İber Yarımadası'nda kışları geçirir.It is a partial migrant with some birds wintering in southern France and Iberia.
200 göçmen hayatını kaybetti.About 600 inhabitants lost their lives.
Uzun süreli göçmendir, kışları Afrika'ya göçer.It is a long-distance migrant, moving in winter to Indonesia.
Mahallede bugün, 93 Harbi sonunda Yunanistan'ın Langaza yöresinden gelen göçmenler yaşamaktadır.It is nine hours away from the camps in which the Rohingya refugees currently live.
Yelkovankuşları göçmen kuşlarıdır.These birds are partial migrants.
Babası Teófilo Stevenson Patterson, Saint Vincent ve Grenadinler adalarından göçmendir.Their younger half-brother Malcolmx's father is from Saint Vincent and the Grenadines.
Bu göçmenlerin %50'si İran'dan, %45'i Finlandiya'dan gelmiştir.About 50% of these immigrants were from Germany and Austria.
Zorunlu göçmenler için yapılan MSF hastanesi.An MSF hospital in a camp for displaced people.
Göçmen güvencinlerin genomunda 1,3 milyar baz çifti mevcut.The passenger pigeon has 1.3 billion base pairs in its genome.
Göçmen güvercinlerin yaşayan en yakın akrabası bant kuyruklu güvercin.Okay, the closest living relative of the passenger pigeon is the band-tailed pigeon.
Genetik olarak bant kuyruklu güvercin zaten büyük oranda yaşayan bir göçmen güvercin.Genetically, the band-tailed pigeon already is mostly living passenger pigeon.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.We're also going to push ahead with the passenger pigeon.
Göçmen güvercin ve bant kuyruklu güvercin genomları üzerine çalışacaklar.They're going to work on the genomes of the passenger pigeon and the band-tailed pigeon.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Ahjussi, do you know the sorrow of a migratory bird? He settles down with difficulty.
O beni sadece göçmen kuş sevgisiyle kabul etti.She only accepted me with the love for migratory birds.
Ne zaman dövülsem ya da soyulsam, yapan hep göçmenlerdi.Every time I've been beaten or robbed, it's been by immigrants.
Bu arada şu 7. nesil Fin göçmenlerini kastetmedim.And I don't mean seventh-generation Finnish immigrants.
Şu malum pis sikik göçmenleri kastediyorum.I mean these dirty fucking immigrants.
Tüm dünyayı sevemezsiniz- ya ağaçlarla ilgileneceksiniz ya da göçmenlerle ilgileneceksiniz."Can't love the whole world -- you've got to work on trees or you've got to work on immigration.
Nereye girmemiz için? Bu bir sınır değil. Bu göçmen kontrol noktası.All foreigners must be inspected.
Bu arada kaçak göçmenler tüm bu işleri yapıyorlar, ama ortada hiç robot yok.Meanwhile, we have illegal immigrants doing all the work, but we don't have any robots.
O hikayeyi 2 göçmen suçludan uyarlamışlardıThey got their story from two new immigrant criminals.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.We settled in Footscray, a working-class suburb whose demographic is layers of immigrants.
George Bush, kapsamlı göçmenlik reformunu benimsedi.George Bush embraced comprehensive immigration reform.
Biz, bu ülkeye göçmen olarak gelen kişileri memnuniyetle karşılarız.We welcome people coming to this country as immigrants.
Biz bu ülkeye yasal yollarla giren göçmenleri memnuniyetle karşılıyoruz.We welcome legal immigrants into this country.\
[Üst üste konuşmalar] Obama: Ben, göçmenlikten bahsettiğimizi sanıyordum.I thought we were talking about immigration.\ (CROSSTALK)\ OBAMA:
Bu göçmen arıcılar Amerika'nın son göçebeleridir.And these migratory beekeepers are the last nomads of America.
Bu kişilerin bazıları, göçmen işçiler.Some of these people were migrant laborers.
Soyle ki size soyledigim uc ortami dusunun fabrika,gocmenlik hali, ofis.So, think of the three settings I've talked to you about: factory, migration, office.
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[They were immigrants, newcomers ready to make their mark]
Yahudi göçmenler Arapları, Araplar da onları kurtarıyorlardı.Settlers were saving Arabs and Arabs were saving settlers.
"Emigres" (Göçmenler) olarak adlandırılıyorlar.They're called the Emigres.
Kanada Göçmenlik ve Mülteci Masası eski üyesiyim.I'm a former member of the Immigration and Refugee Board of Canada.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod