Bazıları da yükselti göçmenidir.高く立ち上がるものもある。
Göçmen yasası protesto edildi.移民推進を訴えた。
Babası Adanalı, annesi göçmen bir ailedendir.父は漢族、母はチワン族(壮族)である。
Mobilyacılık sanayı İtalya'dan gelen göçmenler tarafından kurulup geliştirildi.アメリカマフィアは、本来イタリア系移民の中で結ばれたこうした相互扶助の形式から発達したとされる。
Birçoğunun, Batı Şeria, Gazze ve Ürdün, Suriye ve Lübnan’daki Filistinli göçmenlerle aile bağlantısı vardır.多くがヨルダン川西岸地区やガザ地区との間に、あるいはヨルダン・シリア・レバノンの難民たちとの間に家族的紐帯を持っている。
AB Ortak Göçmenlik politikasını desteklemektedir.対異星人開国政策を執っている。
Uzun mesafe göçmenidirler.陸上部員で長距離をしている。
Sınav Avustralya, Yeni Zelanda ve Kanada’ya göçmenlik başvurusu yapanlar için zorunludur.またオーストラリア、ニュージーランド、カナダへの移民の必要条件となっている。
Eynuca (kendilerince ئەينۇ Eynu) göçmen bir Türk halkı olan Eynular tarafından konuşulur.“駆掠の礫(くりゃくのれき)”カシャ[Kasha] 声 - 松原大典 男性の“紅世の徒”。
"Göçmenlerin havarileri".旧「移民の家」。
I. Dünya Savaşı sırasında Preveze'den göçmen olarak gelen Hatice Hanım'la (1897–1991) evlendi.この間、プレヴェゼ (プレヴェザ)からの移民の娘ハティージェ・ハヌム (1897-1911)と結婚した。
Eserlerinde göçmen çocukların yaşamlarına da değindi.治安の悪化は子供たちにも響いていた。
Haziran 2012 itibarıyla 60.000 Afrikalı göçmen ülkeye girmiştir.直至2012年六月,約有60,000名非洲人進入以色列。
Göçmen vizesi - İnsanların ABD'ye göç etmesi içindir.移民簽證:移民到美國的人。
Salat-ı Ümmiye (Eser Sahibi - Buhurizade Mustafa Itri - Çok Sesli Düzenleme Musa GÖÇMEN) 2013.但於1999年,曾發生車禍,導致她毀容。
Destansı bir yürüyüşten sonra, San Marino'da kendisini hala takip eden 250 adamıyla geçici göçmenlik aldı.在一场史诗般的行军之后,加里波第在圣马力诺求得了短暂的庇护,而当时追随他的人只有250名了。
Cunco İtalya'lı politik bir göçmen ve La Giovine Italia "Genç İtalya" hareketinin gizli üyesi idi.库内奥是一名在政治上活跃的移民,也是朱塞佩·马志尼的秘密的青年意大利(英语:Young Italy (historical))(La Giovine Italia)运动的一员。
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.威利野生的特質,是來自他非常自豪的家鄉蘇格蘭。
Sürelerine göre; Geçici göç; daha sonra dönmek üzere, belli süreliğine bir yere göçmek etmek.田野優花則從《倘若在梧桐樹什麼的》以來大約1年重新回歸選抜組。
Birçoğunun, Batı Şeria, Gazze ve Ürdün, Suriye ve Lübnan’daki Filistinli göçmenlerle aile bağlantısı vardır.许多家庭与西岸地區及加沙走廊和约旦、叙利亚、黎巴嫩的巴勒斯坦难民有联系。
Kısmen göçmendir, bir kısmı Fransa'nın güneyinde ve İber Yarımadası'nda kışları geçirir.牠們是部份候鳥,一些會到法國南部及伊比利半島過冬。
Yeni göçmenler genellikle Toronto, Montreal ve Vancouver gibi büyük kentsel alanlara yerleşirler.大多数新移民都会生活在多伦多,蒙特利尔和温哥华等主要城市。
Bu yeni gelişme Çin'den yeni bir göçmen dalgasını daha getirir.這第三波移民將繼續帶來更多來自中國的親屬。
Göteborg, İsveç'in diğer büyük şehirlerinde olduğu gibi çok sayıda göçmen barındırmaktadır.哥德堡同其它瑞典的大城市一样,有很大的移民人口。
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.也有不少是新移民的子女。
Göçmenlik Deposu, Mauritius'un tarihi ve kültürel kimliğinde önemli bir referans noktası olmuştur.因此,阿普拉瓦西·加特地区成为毛里求斯历史和文化认同的一个重要参照点。
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.現在大多數的巴勒斯坦基督徒在海外居住。
Vize başvurularının, Nuku'alofa Göçmenlik Memuru Müdürlüğü'ne gönderilmesi gerekmektedir.簽證申請必須送至位於努库阿洛法的總入境事務主任(Principal Immigration Officer)處。
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.蟯蟲感染在全球都很普遍,在已開發國家更是最常被感染的寄生蟲疾病 。
Göçmendirler, kışı uzak güneyde geçirirler.牠們是一種候鳥,遷往南方過冬。
New York'ta doğan Marx Kardeşler, Almanya'nın Yahudi göçmenlerindendiler.馬克思兄弟五人都生於美國紐約州紐約市,是來自德國的猶太裔移民。
Aslen Tunceli (Dersim) göçmenidirler.變身型態為飛天獅。
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.讲述的是两对青年恋人间错综复杂的感情纠葛。
Niçin diğer kuşlar gibi, göçmen kuşlar da yurtlarında kalıcı değildir?牧民不當如是耶?」為胡惟庸所惡,坐事謫輸作。
Göçmendirler ve kışı Hindistan'da geçirirler.牠們是一種候鳥,會往古巴過冬。
Böylece yeni göçmenler için 1933'te evler yapıldı.1933年由克虜伯開始生產。
Çok kullanılan göçmen dilleri ise Türkçe, Lehçe, Balkan dilleri ve Rusçadır.最受广泛使用的移民语言为土耳其语、庫爾德語、波兰语、巴爾幹地區語言及俄语。
Batı Almanya'nın tüm göçmenleri kabul edecek kaynağı yoktu.然而东德政府可以毫无理由地拒绝任何入境申请。
Yugoslav göçmeni bir ailenin üyesidir.他是一個移民家庭的克羅地亞。
İsviçre nüfusunun % 23'ünü yabancı göçmenler oluşturur.居住在瑞士的外國人和外國勞工占人口的20%。
ABD bir göçmenler ülkesidir.미국은 이민의 나라이다.
1969 yılında, Peres, Göçmen İltihak Bakanlığına atandı ve 1970 yılında Ulaşım ve İletişim Bakanı oldu.1969년 페레스는 이민 흡수 장관으로 임명되었고, 1970년 교통통신부 장관이 되었다.
Göçmenlerin %10'luk kısmı, 1951 Cenevre Konvansiyonu'na göre "mülteci" statüsündeydi.10% 정도는 1951년 제네바 협정에 따른 난민이었다.
New York'ta doğan Marx Kardeşler, Almanya'nın Yahudi göçmenlerindendiler.뉴욕 시에서 태어난 마르크스 형제들은 독일, 프랑스 출신 유대인 이민자들의 아들이다.
Tüm dünyaya yayılmış göçmen grupları vardır.세계적으로 이민자들이 움직이고 있다.
Bazıları da yükselti göçmenidir.일부 접의자는 흔들의자이기도 하다.
Sacramento kenti İsviçre göçmeni olan John Sutter ve James W. Marshallın çabaları sonucunda kurulmuştur.새크라멘토는 스위스 이민자 존 서터와 제임스 W. 마셸의 노력 때문에 도시가 되었다.
Çok kullanılan göçmen dilleri ise Türkçe, Lehçe, Balkan dilleri ve Rusçadır.이민자에 의해 가장 많이 사용되는 언어는 터키어, 쿠르드어, 폴란드어, 러시아어 등이 있다.
Avarak insanları ikinci göçmen dalgasıydı.이들은 당시 두 번째로 큰 이민단이었다.
Haziran 2012 itibarıyla 60.000 Afrikalı göçmen ülkeye girmiştir.2012년 4월에는 약 9만 명의 미군이 아프가니스탄에 파병되었다.
AB Ortak Göçmenlik politikasını desteklemektedir.정치적으로는 양국간 우호적 관계를 유지하고 있다.
1.1 milyon Estonya vatandaşına ek olarak on binlerce Estonyalı göçmen tarafından konuşulan dil.에스토니아어는 에스토니아에서 110만여 명의 사람들이 사용하고 있는 언어이다.
Köy halkı, Degufların (Adiğe-Şapsığ kabilesi) göçmesi ile birlikte Kürtlerden oluşmaktadır.성돌기는 윤달에 고성(古城)이 있는 곳의 마을사람들이(주로 부녀자) 그 성터에 올라서 산줄기를 따라서 열을 지어 도는 것이다.
1947 yılında Amerika'ya göçmen olarak gitti.1974년 미국으로 이민을 갔다.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.그는 일본 편향의 자세를 가지고 있어, 한국에서는 친일파로 불린다.
Brezilya hükümeti göçmen yasalarını yürürlüğe sokmayarak iyi ilişkilerini sürdürmeye devam etti.영국군은 식민지 주민들을 처벌하기 위한 법안을 연속으로 통과시켰다.
Dubai'de yaşamakta olan göçmenler ve turistik amaçlı ziyaretçiler tarafından ilgi çekmektedir.또한 두바이를 방문하는 관광객들에게 꽤 많이 알려진 지역이기도 하다.
Dersimli Ermenilerin %95'i Lori göçmenidir.앵커리지 항구는 알래스카로 오는 화물의 95%를 책임진다.
Halkın çogunlugu mübâdele ile gelen Selanik ve Girit mübâdil göçmenlere dayanır.그 덕에 해당 방송에 사회자들(아카시야 산마나 다운타운)과 아직도 친분이 두텁다.
20. yüzyılın son on yılı boyunca Almanya, göçmenlere karşı tutumunu değiştirmiştir.בעשור האחרון של המאה ה-20 שינתה גרמניה את יחסה כלפי מהגרים.