Ana içeriğe geç
Sözlük

göçme ile cümle

göçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kuzey popülasyonları göçmen iken Japonya popülasyonu göçmen değildir.Pienenevää väestöä Japani ei paikkaa maahanmuutolla.
Fakat arazi yüzünden Üzeyir Bey ile göçmenlerin arası açılmıştır.Maanomistusolot aiheuttivat kitkaa paikallisten ja siirtolaisten välille.
VMW-Göçmenler Ekonomi Birliği.Kiintiöpakolaiset Maahanmuuttovirasto.
Ukraynalı Yahudi göçmen bir ailede doğdu.Brown syntyi juutalaiseen ukrainalaiseen maahanmuuttajaperheeseen.
Annesi de babası da Polonyalı Yahudi göçmenlerdi.Hänen vanhempansa olivat Puolasta muuttaneita juutalaisia.
Uyanık Olalım adlı şiiri göçmen işçilere ithafen yazılmıştır.Teoksen nimessä mainitut kadonneet tytöt olivat maahanmuuttajia.
Türkiye'ye döndükten sonra bir süre İstanbul'da Afrikalı göçmenlerle yaşadı.Ennen paluutaan he olivat asuneet hetken Irlannissa.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Eritrean talous on riippuvainen ulkomailla asuvien eritrealaisten maksamista veroista.
Türkiye nüfusunun %2,5'i göçmenlerden oluşmaktadır.Ulkomaiden kansalaisia on 2,5 prosenttia väestöstä.
1891) 1927 - Bartolomeo Vanzetti, İtalyan göçmeni Amerikalı anarşist (idam) (d.1891) 1927 – Bartolomeo Vanzetti, italialainen anarkisti (s.
Nüfusun çoğunluğunu Eski Sovyetlerden gelen göçmenler oluşturur.Erityisen paljon muuttajia on tullut entisen Neuvostoliiton alueelta.
Nikaragua'ya ilk göçmenler 1920'lerde Fransa'dan geldi.Suomeen ensimmäiset pomeranianit tulivat vuonna 1920.
Endonezyalı göçmen işçilerin en bilinen varış yeri Malezya'dır (yasadışı işçiler dahil).Taajaman paikalla ovat sijainneet inkerinsuomalaisten asuttama Saamustin (ven.
1895) 1927 - Nicola Sacco, İtalyan göçmeni Amerikalı anarşist (idam) (d.1895) 1927 – Nicola Sacco, italialainen anarkisti (s.
Aslen Bulgaristan göçmenidir.Bulgarian ralli on Bulgariassa ajettava asvalttiralli.
Londra'da yaşayan Türk göçmeni kişilerin nüfusu yaklaşık olarak 450.000 kişi civarındadır.Afrikkalaista alkuperää olevia saksalaisia on noin 450 000.
Kuzeydekiler göçmendir.Pohjoiset populaatiot ovat muuttolintuja.
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.Keväällä ja syksyllä maassa pysähtyy kuitenkin satoja lintulajeja muuttomatkallaan.
Nüfusu çoğunlukla kırsal göçmenlerin oluşur.Lähiö koostui pääosin siirtolaistyöntekijöistä.
Göçmendirler, Afrika'da kışlarlar.Afrikkalaiset maahanmuuttajat koittavat päästä maahan laivoilla.
Amerika, göçmenler ülkesidir.Amerikka on siirtolaisten maa.
20. yüzyılın son on yılı boyunca Almanya, göçmenlere karşı tutumunu değiştirmiştir.Κατά την τελευταία δεκαετία του 20ου αιώνα, η στάση της Γερμανίας για τους μετανάστες άλλαξε.
Göçmen (muhacir), bir ülkeden başka bir ülkeye yerleşmek amacıyla göç eden kişidir.Αποδημία είναι η πράξη κάποιου να φύγει από την πατρίδα του με σκοπό να εγκατασταθεί αλλού.
Göçmen bir türdür.Είναι είδος μεταναστευτικό.
Nüfusun yaklaşık %10'unun göçmenler oluşturmaktadır.Περίπου το 10% του πληθυσμού αποτελείται από μετανάστες.
Fransa'da kaldığı süre boyunca Yahudi göçmenlere yardım ve destek sağlamaya çalıştı.Ενώ βρισκόταν στην Γαλλία, εργάστηκε για να βοηθά τους Εβραίους μετανάστες.
İtalya'da yaşayan göçmenlerin ülke içindeki dağılımı ise oldukça dengesizdir.Επιπλέον η κατανομή των ψηφοφόρων στα διαμερίσματα είναι άνιση.
Vito Sicilya göçmenidir ve fakir bir ailede büyümüştür.Γεννήθηκε στην Σιναλόα και μεγάλωσε σε μια φτωχή αγροτική οικογένεια.
Şehir Brezilya'nın diğer bölgelerinden de göçmen çekmektedir.Η πόλη επίσης, στεγάζει μετανάστες από διάφορα μέρη της Τανζανίας.
2000 yılı verilerine göre ülkede 162.000 göçmen vardır ve toplam nüfusun %37'sini oluşturmaktadırlar.Το 2000 υπήρχαν 162.000 μετανάστες, οι οποίοι αντιστοιχούσαν στο 37% του τοπικού πληθυσμού.
1 Kasım 1922'den sonra ise (Cumhuriyetin kuruluşunda) göçmenler gelip köye yerleşmişlerdir.Τον Οκτώβριο του 1922 έφθασαν και εγκαταστάθηκαν στο χωριό οι πρώτοι πρόσφυγες.
Çok kullanılan göçmen dilleri ise Türkçe, Lehçe, Balkan dilleri ve Rusçadır.Οι κοινές γλώσσες των μεταναστών είναι τουρκικά, Κουρδικά, πολωνικά, Βαλκανικές γλώσσες και ρώσικα.
Göçmen değildir ancak bölgesel olarak yer değiştirebilir.Η Ισπανία θα είναι δικαιούχος αλλά σε μεταβατική βάση.
Avarak insanları ikinci göçmen dalgasıydı.Η δεύτερη ομάδα αφορά τους νέους μετανάστες.
Bir Alman göçmenin oğluydu.Ήταν γιος Ελλήνων μεταναστών.
Bursa Selanik Göçmenleri.Αποβάσεις émigrés.
Şehir geçmişte büyük sayıda göçmen işçi çekmiştir.Κατά τη διάρκεια αυτής της περιόδου πολλοί εργάτες μετανάστες εγκαταστάθηκαν στην πόλη.
Ağaköy bir göçmen köyüdür.Τα Νέα Σίλατα αποτελούν προσφυγικό χωριό.
Göçmen vizesi - İnsanların ABD'ye göç etmesi içindir.Στόχος τους ήταν να τους δοθεί άδεια για να μεταναστεύσουν στις ΗΠΑ.
New York'ta bulunan Bronx'ta İtalyan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Γεννήθηκε το 1936 στο Μπρονξ της Νέας Υόρκης από οικογένεια Ιταλών μεταναστών.
Eyalette az sayıda ülkenin diğer bölgelerinden gelen göçmenler de yaşamaktadır.Επίσης κατοικούν μετανάστες από άλλες χώρες.
Mahallede bugün, Çerkez ve Yunanistan göçmenleri yaşamaktadır.Βούτες υπάρχουν σχεδόν σε όλο τον κόσμο σήμερα, χάριν στους Έλληνες μετανάστες λάτρεις της ράτσας.
Çoğunlukla göçmen ve Boşnak asıllı kişilerin yaşadığı mahallenin nüfusu yaklaşık 10.000 dir.Ο συνολικός πληθυσμός εντός και εκτός των τοιχών υπολογίζεται σε 10.000 άτομα τουλάχιστον.
Göçmenlerin İspanyollar tarafından öldürüldüğü iddiaları da vardır.Υπάρχει και νεώτερη άποψη ότι δολοφονήθηκε από τους Ισπανούς κατακτητές.
Ailesi 17. yüzyılda ülkeye gelen ilk Hollandalı göçmenlerdendir.Ήταν ο βασικός πρωτοπόρος των ιταλικού ύφους τοπίων στην Ολλανδία του 17ου αιώνα.
Mahallede bugün, 93 Harbi sonunda Yunanistan'ın Langaza yöresinden gelen göçmenler yaşamaktadır.Ο οικισμός είναι σήμερα σχεδόν άδειος, λόγω της μετανάστευσης των Ελλήνων κατοίκων του στο εξωτερικό.
Burada hemen belirtelim ki, genel Türkçede “muhacir”, “göçmen” demektir.Ειρήσθω εν παρόδω ότι, havari στα Τουρκικά σημαίνει «απόστολος».
New York bir göçmen kentidir.New York er dog et førende bestemmelsessted for international immigration.
1952'de 200.000'den fazla göçmen çadırlarda veya hükümetin yaptırdığı prefabrik kulübelerde yaşıyordu.I 1952 boede over 200.000 i lejre bestående af telte og forhåndsproducerede hytter byggede af regeringen.
"Göçmenlerin havarileri"."The Forgotten Palestinian Refugees".
Göçmen bir Yahudi ailenin çocuğu idi.Han var søn af en jødisk indvandrer.
Gayrimüslimlerin yerine gelen mübadele göçmenlerinin büyük bölümü ise çiftçiydi.De fleste medlemmer af den religiøse lægmandsbevægelse var bønder.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.I Ilande ses disse infektioner mest hos folk, der vender hjem fra en rejse eller hos immigranter.
Nüfusun yaklaşık %10'unun göçmenler oluşturmaktadır.Mere end 10% af beboerne var indvandrere.
Bölgenin asıl yerlileri, yarı göçmen bir kabile olan Mouheneener kabilesiydi.Områdets indfødte beboere var medlemmer af den halv-nomadiske Mouheneener stamme.
Cunco İtalya'lı politik bir göçmen ve La Giovine Italia "Genç İtalya" hareketinin gizli üyesi idi.Han var medlem af det hemmelige selskab "Unge Italien" (La Giovine Italia).
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Det er også et voksende antal flygtninge fra Peru.
İsrail Merkez İstatistik Bürosu 1990'dan sonra yerleşenleri göçmen saymaktadır.Med begrebet indvandrer mener man de som kom til Israel etter 1990.
1890 - New York'taki Ellis Adası, kapılarını ABD'ye gelmek isteyen tüm göçmenlere açtı.1890 - Der indrettes immigrationslejre på Ellis Island, New York City for at tage sig af de mange indvandrere.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Catalonien er en relativt velhavende del af Spanien med en stor industriproduktion og turisme.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod