Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.En 1976, l'Irak avait acheté Osirak, un réacteur nucléaire de classe Osiris à la France.
Bu ürün Fransa'da izin verilen tek üründü.Il s'agit de la seule pièce de cette dénomination ayant été produite en France.
1985'te Fransa'ya sürgün edildi.Il s'est exilé en France en 1985.
Duveyri aynı zamanda Fransa vatandaşlığına sahiptir.Đelić possède également la nationalité française.
Amerika'da kurduğu koloniye "Yeni Fransa" denmiştir.Nouvelle-France est le nom donné la colonie française en Amérique.
30 Kasım, 2006'da nişanlandıklarını açıkladıktan sonra , 7 Temmuz 2007'de Fransa'da evlendiler.Après s’être fiancés en novembre 2006, ils se sont mariés le 7 juillet 2007 à Paris.
O 1990'ların başında Fransa'ya taşındı.Elle s'installe en France au début des années 1990.
Fransa'da 1960-1980 yılları arasında 17 bölümde yok olmuşlar, diğer 7 bölümdeyse sayıları oldukça azalmıştır.En France, il a disparu de 17 départements entre 1960 et 1990 et diminué dans 7 autres départements.
Adını Fransa'nın Jersey Adası'ndan alır.Il empruntait son nom à l'île Jersey.
Ramcke, bir savaş esiri olarak ABD'ye İngiltere ve Fransa'ya yollandı.Ramcke est expédié aux États-Unis en tant que prisonnier de guerre, plus tard en Angleterre et en France.
Ve sadece üç defa Fransa'nın dışında start almıştı.Seuls les 3 premiers sont sortis en France.
Çünkü Fransa'nın 1871'de kaybettiği toprakları yeniden kazanmayı hedeflediğinden endişeleniyordu.La France récupère les territoires perdus au profit de l'Allemagne en 1871.
Fransa ve İtalya pakta imza atmadılar.La France et l’Italie refusent d’être cosignataire.
Ayrıca Fransa üzerine gerçekleştirilen seferde başarısız olmuştu.Il n'avait pas tort pour ce qui concernait la France.
1869 yılında resmî bir ziyaret için İstanbul'da bulunan Fransa İmparatoriçesi Eugénie okulu ziyaret etmiştir.Lors de la visite officielle à Istanbul en 1869, l'impératrice des Français Eugénie de Montijo visita l'école.
Aynı durum Fransa için de geçerlidir.Et encore cela n'est valable que pour la France.
Fransa'da En iyi yabancı film dalında César Ödülü'nü kazandı.César du meilleur film étranger en France.
Nikaragua'ya ilk göçmenler 1920'lerde Fransa'dan geldi.Les groupes migratoires proviennent du Nicaragua, arrivés en 1927.
Fransa'nın Beşinci Cumhuriyet'i temsili bir demokrasidir.La France, sous la Cinquième République, est un régime représentatif.
Sonunda İngiltere 1803 yılının Mayıs ayında Fransa’ya savaş ilan etti.En mai 1803, le Royaume-Uni déclare la guerre à la France.
Fransa'nın Racing Kulübü'nde oynadı.Il a également joué pour le Racing Club de France.
Fransa'da Kilise ile Devlet'i birbirinden ayıran Sekülerizasyon Yasası ise 1905 yılında çıkarıldı.Il faut se rappeler que la séparation de l'Église et de l'État date de 1905.
Moskova, Paris, New York, Montreal ve Tokyo’nun yanı sıra Fransa’nın birçok şehrinde çalışmıştır.Son travail l’a mené à Moscou, Paris, New York, Montréal, Tokyo, sans oublier beaucoup de villes en France.
(2005) Nicolas Sarkozy Fransa cumhurbaşkanı oldu.2007 : Nicolas Sarkozy devient président de la France.
Hem Polonya hem Fransa'da 52. Tümen'e kumandanlık etti.Il commande la 52e division aux batailles de Pologne et de France.
Ekim 2015 itibarıyla Fransa'nın Brüksel Büyükelçisidir.Elle est nommée en octobre 2015 ambassadrice de France en Belgique.
Merkezi Fransa'dadır.Le siège social est en France.
Haziran 1793 - Temmuz 1794 arası Fransa'da "Terör Dönemi" ya da kısaca "Terör" olarak adlandırılır.De décembre 1793 à juillet 1794, la France subit un terrorisme d'État connu sous l'appellation de la Terreur.
Kasım 1918'de Fransa mareşalliğine yükseltildi.Il est fait maréchal de France en novembre 1918.
Fransa yarışmayı ikinci kez kazanmıştır.La France remporta le concours pour la deuxième fois.
Paris, Fransa'da iş hayatına başladı.À Paris, le Club français débute ses activités.
Fransa Millî Kütüphanesi Mecmuâ-i Resâil.La France dispose de bibliothèques de tous types.
Hayatının büyük kısmını Fransa'da geçirdi.Il a passé la majeure partie de sa vie en France.
Fransa’da É.Voilà pour la France.
Fransa Seferi sırasında ve Britanya Savaşı'nda görev aldı.Il a combattu lors de la Bataille de France et la Bataille d'Angleterre.
Fransa ve İspanya arasında bir sınır şehridir.C'est un sommet frontalier entre la France et l'Espagne.
Bir yıl sonra Fransa'da öldü.Il mourut un an plus tard à Paris.
Fransa ve Bretonya'nın birleşmeleri günümüz Fransa'sının oluşumunda önemli bir adımdı.Cette union des deux héritiers sera une étape décisive de l'union de la Bretagne à la France.
1942'de Özgür Fransa'ya dahil olmuştur.En 1942, il s'engage dans la France libre.
Fransa için 11 kez sahaya çıkmıştır.Le sentier de grande randonnée 11 en France.
XVI. Louis döneminde, Fransa büyük bir ekonomik kriz geçirdi.À l'époque de Louis XIV, la France traverse une période très froide.
İlk defa Fransa içinde verilen ödül, 2016'dan beri bütün dünyadan gelen adaylıkları kabul etmektedir.Après une première édition française, le prix a été élargi au monde entier en 2016.
Daha sonra ise, hâlen yaşamakta olduğu, Fransa'ya taşınmıştır.Il s'installe ensuite en France où il vit actuellement.
Fransa'da Institut National Agronomique Paris-grignon'a öğrenime gitti.Il intègre ensuite l'Institut national agronomique Paris-Grignon en France.
Fransa yarışmayı beşinci kez kazanmıştır.La France a remporté le concours à cinq reprises.
1 Ocak - Fransa'nın Marsilya ve Slovakya'nın Košice şehirleri bir yıllığına Avrupa Kültür Başkenti oldu.Marseille (France) et Košice (Slovaquie) ont été nommés Capitales européennes de la Culture.
Fransa'dan bir haber gelmiştir.Parlez-moi de la France.
Fransa'nın müttefiki yoktu.De son côté, la France est sans alliée.
Habsburglar Venetya'yı Fransa'ya bıraktı, onlarsa daha sonra resmî olarak bölgenin kontrolünü İtalya'ya verdi.Les Habsbourg cèdent cette dernière à la France qui transfère son contrôle à l'Italie.
10 Eylül 1419, Montereau, Fransa).10 septembre 1419 : Rencontre de Montereau.
Fransa ve Rusya bu yarı-finalde oy kullanmıştır.La France et la Russie votèrent dans cette demi-finale.
1950 ila 1970 yılları arasında çoğu Fransa ve İsrail'e göç etmiştir.Entre 1950 et 1970, la plupart ont émigré en France, aux États-Unis ou en Israël.
Onun dönemine kadar Fransa politikasında donanmanın önemi yoktur.L'historique de son service dans la marine française est inconnu avant la date de sa capture.
Senato Fransa-Rusya dostluk grubu başkanıdır.Elle est présidente du groupe d'amitié France-Russie.
Tütünün ilk kez Fransa'ya gelişi.Il participe pour la première fois au Tour de France.
1951'den beri Fransa'da yaşıyor ve çalışıyor.Il vit et travaille en France depuis 1975.
1324'te Fransa ile İngiltere arasında bir savaş başladı.En 1241, une nouvelle guerre éclate entre la France et l’Angleterre.
Antlaşma, Fransa'nın 1792'deki sınırlarına geri dönmesini zorunlu kılmıştır.La France est réintégrée dans ses frontières de 1792.
1998 UEFA Kupası Finali, 6 Mayıs 1998'te Fransa'nın Prensler Parkı stadında oynanmıştır.Ce match de football a lieu le 6 mai 1998 au Parc des Princes de Paris, en France.
1992 yılındaki tahmini Fransa popülasyonu 15,000 çifttir.En 1992, la population française d'ortolans était estimée à 15 000 couples.