Ayrıca 1961'den bu yana ilk kez Fransa, Avrupa şampiyonasında ilk iki sırayı almış oldu.Zudem wurden zum ersten Mal seit 1937 wieder in beiden Stilarten Europameisterschaften ausgetragen.
Aynı tarihte İngiltere ve Fransa'nın arabuluculuğuyla ateşkeş imzalandı.Im November schloss Portugal einen Waffenstillstand mit Spanien und Frankreich.
2010 FIFA Dünya Kupası'nın Fransa kadrosunda yer almıştır.Er wurde 2010 in das Who's Who Verzeichnis in Frankreich aufgenommen.
Kamerun ve Togoland ise Britanya ile Fransa arasında ikiye bölündü.Kamerun wurde zwischen Frankreich und Großbritannien aufgeteilt.
Fransa'nın Berlin Başkonsolosluğu Fransa’nın Almanya’da bulunan diplomatik temsilciliğidir.Die Französische Botschaft in Deutschland ist die diplomatische Vertretung Frankreichs in Berlin.
Flaman Bölgesi ise Fransa'ya katıldı.Er sorgte auch dafür, dass Flandern an Frankreich fiel.
Fransa'da başlayan devrimci hareket Avrupa'nın geneline yayılmıştı.Mit dem durch die Französische Revolution begonnenen Umbruch wurde Gimbrett französisch.
İlk kez Fransanın Vosges ilindeki Plombières-les-Bains belediyyesinde yapıldı.Plombir wurde ursprünglich in der französischen Stadt Plombières-les-Bains erfunden.
Fransa ele geçirdiği toprakları bırakmak zorunda kaldı.Doch Frankreich wollte die verlorenen Gebiete zurückerlangen.
Fransa ve Suriye arasındaki ilişki, uzun ve köklü bir tarihi geçmişe sahiptir.Die Beziehungen zwischen China und Deutschland weisen eine lange und wechselvolle Geschichte auf.
1873 - Fransa'daki Alman işgalinin sonu.1873 verließen die letzten deutschen Besatzungstruppen Frankreich.
Bu Fransa'da büyük olay yarattı.Dies rief großen Protest in Frankreich hervor.
Mısır Seferi, dönemin Fransa hükümetinin girişimiyle gündeme gelmiştir.Neue Verfassung ist auf dem Weg Ägyptische Regierung.
2006 yılında Fransa'nın Ligue 1 ligue 1 takımlarından FC Nantes transfer oldu.In dergleichen Spielzeit wechselte er in die französische Ligue 1 zum FC Nantes.
Kireç Fransa’dan, çimento Almanya’dan.Frühe Brücken aus Eisen und Beton in Deutschland und Frankreich.
Bunların büyük çoğunluğu İsrail'e yerleşmiş bir kısmı da Fransa ve ABD gibi batı ülkelerine göç etmişlerdir.Viele jüdische Familien flüchteten daraufhin in westeuropäische Länder wie die Niederlande.
Gerçeküstücü akım, onu Fransa'ya çekti.Sein unruhiger Geist führte ihn bis nach Spanien.
Ayaklanma daha başlamadan Fransa'da da buna benzer ayaklanmalar başladı.Aufstände wie in Frankreich brachen aber zunächst noch nicht aus.
Fransa'da asbeste bağlı hastalıklardan her yıl 4000 kişi ölmektedir ve sayı giderek artmaktadır.In Deutschland erkranken jährlich 4.000 Männer an Hodenkrebs – Tendenz steigend.
1748 yılında Fransa'yı ziyaret etmiş, oradan Hollanda'ya geçmiştir.1748 kehrte er über die Niederlande in die Heimat zurück, wo er nun auch das Oberland besuchte.
Fransa Büyük Locası (Grand Orient de France) üyesi olduğunu açıklamıştır.Später wurde er Mitglied der Loge Fraternité des Grand Orient de France.
1 Ocak - Fransa'nın Marsilya ve Slovakya'nın Košice şehirleri bir yıllığına Avrupa Kültür Başkenti oldu.Marseille war 2013 gemeinsam mit der slowakischen Stadt Košice Kulturhauptstadt Europas.
Pacy-sur-Eure, Fransa'da bir belediyedir.Sauviat-sur-Vige ist eine Gemeinde in Frankreich.
Annesi prenses Adela'dur; Adela, Fransa kralı I. Robert'in kızıdır.Er war verlobt mit Adela (Adelheid) von Frankreich, Tochter König Robert II. von Frankreich.
Fenerbahçe'ye ikinci turda Fransa şampiyonu Olympique Gymnase Club de Nice takımı çıkmıştır.Gewinner der Trophäe wurde Olympique Gymnaste Club Nice.
Adını Fransa'nın Jersey Adası'ndan alır.Ihr heutiger Name leitet sich von Nelson Island ab.
Fransa korkuyor.La France a peur.
Fransa İtalya'dan, Alplerle ayrılmıştır.La France est séparée de l'Italie par les Alpes.
Fransızcayı severim ama bu özellikle de Fransa'yı sevdiğim içindir.J’aime bien le français, mais c’est pas pour autant que j’aime particulièrement la France.
Fransa'da çok sayıda nehir vardır.Il y a en France un grand nombre de rivières.
Fransa'da ekmeği masanın üstüne ters çevrilmiş koymamak gerekir.En France, il ne faut pas poser le pain à l'envers sur la table.
Fransa Dünya Kupası'nı kazandı.La France a gagné la Coupe du Monde.
Tom İsviçre'de yaşamak için Fransa'yı terk etti.Tom a quitté la France pour vivre en Suisse.
1968: May 1968 isyan: öğrenci ve işçi Fransa'da Charles de Gaulle hükümetine karşı isyan.1968 : Mai 68, révolte d'étudiants et de travailleurs contre le gouvernement de Charles de Gaulle en France.
Ayrıca farklı bir isimle birlikte çalışmaya devam ettiler ve Fransa'da biraz zaman geçirdiler.Ils continuent à chanter ensemble sous un nom différent et passent du temps en France.
Bunun dışında Polis araçları ve itfaiye Fransa'dakiyle aynıdır.Les véhicules de police et pompiers sont également les mêmes qu'en France.
Bu antlaşma ile Fransa, sadece birkaç limanı elinde tutma hakkıyla yetinecekti.À la suite du traité, la France n'a pu maintenir que quelques ports.
Kariyeri boyunca 14 film çekmiş yaşamını İsrail ve Fransa'da geçirmiştir.Il a réalisé 14 films en Israël et en France.
Daha sonra Fransa ve Rusya'da 4. SS Polizei Tümeni'nde hizmet etti.Il a ensuite servi avec la 4e division SS Polizei en France et en Russie.
Fransa'da dört adet École Normale Supérieure vardır.Il existe actuellement quatre écoles normales supérieures en France.
Ginsburg ailesi 9 Haziran 1932'de Fransa vatandaşı oldular.La famille Ginsburg obtient la nationalité française le 9 juin 1932.
Fransa'daki eğitimi, babasının onu İngiltere'ye geri götürdüğü 1521 kışına kadar sürdü.Son éducation prend fin à l'hiver 1521 lorsqu'elle est rappelée en Angleterre par son père.
Andrée Clair, born ve died in Fransa (1916–1982), etnograf ve Çocuk edebiyatı yazarı.Andrée Clair, née et morte en France (1916-1982), ethnographe et écrivain pour enfants.
Fransa'ya geri döndüğünde, daha özensiz bir tarif yaratmak için ondan ilham almaya karar verdi.De retour en France, il décide de s'en inspirer pour créer une recette plus onctueuse.
15 Mayıs'ta ise Fransa'da oynayan 15 oyuncudan oluşan ikinci bir liste açıkladı.Le 15 mai, la liste de quinze joueurs jouant en France est dévoilée.
Fransa Kralı Louis 1149'a kadar Kudüs'te kaldı.Louis reste à Jérusalem jusqu'à 1149.
Soissons tarihte Fransa'nın ilk başkenti olarak da bilinir.Soissons est historiquement connue pour avoir été la première capitale de la France.
Tıpkı diğer İspanyol liberalleri gibi Goya da Fransa'nın ülkesini istilası ile güç bir pozisyona düşmüştü.Comme d'autres libéraux espagnols, Goya se retrouve en position délicate, à la suite de l'invasion française.
2011 yılında Fransa'nın G20 ve G8 başkanlığı döneminde genel sekreterlik yapmıştır.En 2011, il est secrétaire général de la présidence française du G20 et du G8.
Eski gemiler emekliye ayrıldı; yerine Fransa ve Almanya'dan yeni gemiler alındı.Les anciens navires furent retirés et de nouveaux furent commandés principalement en France et en Allemagne.
Aralık 2010 - İngiltere ve Fransa'da başlatıldı.Décembre 2010 - lancement au Royaume-Uni et en France.
İlk defa Fransa Bisiklet Turu tarihinde Fransız olmayan bir kişi yarışı lider götürüyordu.C'est donc la première fois dans l'histoire du Tour de France qu'un non-Français est leader de la course.
Fransızca Afrika'ya Fransa ve Belçika'dan sömürgeleştirme ile gelmiştir.Le français est arrivé en Afrique avec la colonisation par la France et par la Belgique.
1995 yılına dek sadece Fransa'da oynayan Fransız oyuncular bu ödülü kazanabiliyorlardı.Jusqu'en 1995, seuls les joueurs français évoluant en France étaient éligibles.
Fransa, İspanya ortak yapımı.Production France/Espagne.
Yaklaşık 3500 öğrenci Fransa dışından gelen öğrencilerden oluşmaktadır.Près de 3 500 stagiaires sont venus de pays extérieurs à l'Union européenne.
1939-1941 yılları arası Fransa ve Yunanistan'da Alman 12. Ordusuna komuta etti.De 1939 à 1941, il commande la 12e armée en France et en Grèce.
Fransa doğumlu olmasına karşın Macaristan'da büyümüş ve 20 yaşında Macaristan şampiyonu olmuştur.Benko est né en France mais a grandi en Hongrie, il est le champion d'échecs de Hongrie à l'âge de 20 ans.
Bu sürenin 4 yılı İngiltere'de, 10 yılı da Fransa'da geçti.Ils séjournent quatre ans en Angleterre, puis dix ans en France.
Ardından Fransa ile bir ticaret antlaşması imzaladı.Il signe un traité de commerce avec la France.