İlk eğlence kanıtı flütten gelir ve 35.000 yıllıktır.Τα πρώτα στοιχεία για διασκέδαση είναι φλογέρες ηλικίας 35.000 χρόνων.
İlk eğlence kanıtı flütten gelir ve 35.000 yıllıktır.Первым свидетельством развлечений является флейта, возраст которой не менее 35 000 лет.
İlk eğlence kanıtı flütten gelir ve 35.000 yıllıktır.Першою розвагою були флейти, яким вже 35 тисяч років.
İlk eğlence kanıtı flütten gelir ve 35.000 yıllıktır.Първите доказателства за забавления са от флейти на 35 000 години.
İlk eğlence kanıtı flütten gelir ve 35.000 yıllıktır.על הבידור הראשון מעידים חלילים בני 35,000 שנה.
İlk eğlence kanıtı flütten gelir ve 35.000 yıllıktır.أول دلائل الترفيه تأتي كدليل من مزامير عمرها 35،000 سنة.
İlk eğlence kanıtı flütten gelir ve 35.000 yıllıktır.最初の装飾品はビーズで 7.5万年前に作られました
Karajan'ın bir Londra performansıyla ilgili harika bir hikâye vardır. Bir flütçüye işaret verir.C'è una storia fantastica su quando Karajan dirigeva a Londra: a un flautista fa un segno come questo.
Karajan'ın bir Londra performansıyla ilgili harika bir hikâye vardır. Bir flütçüye işaret verir.En gång när Karajan hade en konsert i London så dirigerade han en flöjtspelare så här.
KaybolmaFilter Effect: FlutterAtenuarFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterBlednutíFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterDecolorareFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterDesvanecerFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterFonduFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterJasFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterŚciemnianie
KaybolmaFilter Effect: FlutterScomparsaFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterTonaFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterUdtonFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterVerblassenFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterVervagenFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: FlutterΟμαλή εμφάνιση
KaybolmaFilter Effect: FlutterЗатемнение
KaybolmaFilter Effect: FlutterЗгасанняFilter Effect: Flutter
KaybolmaFilter Effect: Flutterフェード
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Ambil contoh tentang seruling. Andaikan kita membagi-bagikan seruling
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.플룻의 예를 들어보죠. 플룻을 나눠주고 있다고 생각해 보세요.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Laten we fluiten als voorbeeld nemen. Neem aan dat we fluiten verdelen.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Lấy ví dụ về sáo. Cho rằng chúng ta đang phân phát những cây sáo.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Nehmen wir das Beispiel der Flöten. Angenommen wir verteilen Flöten.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Prendete ad esempio i flauti. Fate finta che stiamo distribuendo flauti.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Prenez l'exemple des flûtes. Supposons que l'on distribue des flûtes.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Sa vedem exemplul flautelor. Presupunem ca distribuim flaute.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Tag eksemplet med fløjterne. Forestil jer, vi uddeler fløjter.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Tak třeba flétny. Předpokládejme, že rozdáváme flétny.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Tomemos el ejemplo de las flautas. Supongamos que estamos repartiendo flautas.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Vegyük a furulyák példáját. Tegyük fel, hogy furulyákat osztogatunk.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Vejam o exemplo das flautas. Suponham que vamos distribuir flautas.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Weźmy przykład fletów. Załóżmy, że przydzielamy flety.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Πάρτε το παράδειγμα των φλάουτων. Ας υποθέσουμε ότι μοιράζουμε φλάουτα.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Вземете примера с флейтите. Да предположим, че разпределяме флейти.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.Возьмём, к примеру, флейту. Допустим, что наше дело -раздавать флейты.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.קחו לדוגמה חלילים. נאמר שאנו מחלקים חלילים.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.لنأخذ المثال لآلة المزمار. نفترض أنكم توزعون مزامير.
Mesela elimizde dağıtacağımız birkaç flüt var, diyelim.フルートを配る場合 最も良いフルートは誰が手にすべきだろうか?
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Azt mondta, hogy a furulyák erre valók -- hogy jól játszanak rajtuk.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Dia berkata, itulah kegunaan seruling -- untuk dimainkan dengan baik.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Disse: "É para isso que servem as flautas: "para serem bem tocadas".
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.El a spus ca pentru asta e facut flautul -- sa se cante frumos la el.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Él dijo: para eso son las flautas, para ser bien tocadas.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Er sagte, dazu wären die Flöten da, dass man sie gut spielt.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Han sagde, det er det, fløjter er til for -- at blive spillet godt på.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Hij zei dat dat het doel van een fluit is -- goed bespeeld te worden.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Il dit que les flûtes sont faites pour être bien jouées.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.그가 말하기를 그것이 플룻의 존재 목적이기 때문입니다. 잘 연주되는 것 말입니다.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Lui diceva, è ciò per cui i flauti sono costruiti... per essere suonati bene.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Ông nói, sáo được làm ra để được thổi thật hay.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Powiedział że do tego właśnie są flety - aby grano na nich dobrze.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Říkal, že právě k tomu jsou flétny určeny - aby se na ně hrálo dobře.