Ana içeriğe geç
Sözlük

flüt ile cümle

flüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Είπε ότι γι' αυτό υπάρχουν τα φλάουτα, για να παίζονται καλά.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Он говорит: так ведь для того флейты и существуют, чтобы на них красиво играли.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.Той казал - за това са флейтите... за да се свири добре на тях.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.הוא אמר, זוהי הסיבה לקיומם של החלילים -- שינגנו עליהם טוב.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.لقد قال، لأن ذلك هو سبب وجود المزامير-- لكي تُلعب جيداً.
Ona göre, flüt bunun için vardı, iyi çalınmak için.フルートが存在しているのは 上手く演奏されるためである アリストテレスは 物の分配を
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üç자동 조사 기계 수에 게 해야 할 피리, 3
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçChcete-li automatické zjišťování musím říct stroj počet flétny, tři
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçCsinálni kell, hogy a gép a számos automatikus szondázás fuvolák, három
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçCzy automatyczne wykrywanie muszę powiedzieć maszynie numer flety, trzy
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçDazu die automatische Überprüfung ich sagen, der Maschine die Anzahl der muss Flöten, drei
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçĐể thăm dò tự động tôi cần phải nói với các máy tính số flutes, 3
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçFor at gøre den automatiske sondering jeg nødt til at fortælle maskinen antallet af fløjter, tre
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçOm te doen de automatische indringende ik moet vertellen de machine het aantal fluiten, drie
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçPara fazer a sondagem automático eu preciso dizer a máquina, o número de flautas, três
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçPara hacer el sondeo automático necesito hablarle a la máquina el número de flautas, tres
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçPentru a face automat probeze trebuie să spun masina numărul de flutes, trei
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçPer fare il sondaggio automatica è necessario raccontare la macchina il numero di flauti, tre
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçPour faire le sondage automatique j'ai besoin de dire à la machine le nombre de flûtes, trois
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçTehdä automaattinen probing minun täytyy kertoa koneen määrä huilut, kolme
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçΝα κάνετε αυτόματη probing πρέπει να πείτε το μηχάνημα, ο αριθμός των φλάουτα, τρεις
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçДа се направи автоматично сондиране трябва да кажете на машината броят на флейти, три
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçСделать автоматическое зондирование, мне нужно сказать машина количество флейт, три
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçЩоб зробити автоматичний зондування потрібно буде повідомити машина кількість флейт, три
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçכדי לבצע את הבדיקה האוטומטית יש צורך לדעת המחשב המספר flutes, שלושה
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçللقيام بالتدقيق التلقائي أنا بحاجة إلى أن أقول الإله العدد مزمار، ثلاثة
Otomatik makine sayısını söylememe gerek sondalama yapmak flütler, üçツールは、3 つの種類の型シェル ミルです。
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Cuối cùng, tôi có một thứ cho các phím trên cây sáo hoặc cây kèn cla-ri-nét.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Finalmente, eu tenho um fraco pelas chaves da flauta ou do clarinete.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Ich habe ein Faible für die Tasten einer Flöte oder Klarinette.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Ik heb een voorliefde voor de kleppen op een dwarsfluit of klarinet.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Infine, ho una cosa per le chiavi dei flauti e dei clarinetti.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.마지막으로, 플룻이나 클라리넷의 키에 저는 굉장한 매력을 느낍니다.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Mai am o idee pentru clapele de la flaut sau clarinet.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Mam bzika na punkcie klapek fletu lub klarnetu.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Por último, me encantan las llaves de las flautas o los clarinetes.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Til slut, jeg har en svaghed for knapperne på en klarinet.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Untuk terakhir, saya mempunyai pemikiran mengenai kunci-kunci pada seruling atau klarinet.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Végül hoztam valamit a fuvola vagy a klarinét billentyűi számára.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Τέλος, έχω μια μανία με τα πλήκτρα του φλάουτου ή του κλαρινέτου.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.И накрая имам нещо за ключовете на флейта или кларинет.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.І наостанок - я закоханий у клапани на флейті або кларнеті.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Наконец, мне очень нравятся клапаны от флейты или кларнета.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.לסיום, יש לי משהו למנופים של חליל צד או קלרינט,
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.وأخيرا, ابتكرت شيئا لمفاتيح الناي أو الكلارينيت.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.デザインではなく
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.最後一個 我成日都好鍾意長笛或者單簧管嘅鍵
Tahta flütçüler geldi, obuacılar geldi, opera şarkıcıları geldi, gitaristler geldi, ve rap şarkıcıları geldi.Au fost flautiști, oboiști, cântăreţi de operă, chitarişti şi cântăreţi de rap.
Tahta flütçüler geldi, obuacılar geldi, opera şarkıcıları geldi, gitaristler geldi, ve rap şarkıcıları geldi.C'erano flautisti, oboisti, cantanti d'opera, chitarristi, e cantanti rap.
Tahta flütçüler geldi, obuacılar geldi, opera şarkıcıları geldi, gitaristler geldi, ve rap şarkıcıları geldi.Chúng tôi có sáo và kèn Chúng tôi có ca sĩ opera, chúng tôi có nhạc công guitar, chúng tôi có ca sĩ đọc rap.
Tahta flütçüler geldi, obuacılar geldi, opera şarkıcıları geldi, gitaristler geldi, ve rap şarkıcıları geldi.플룻 연주자, 오보에 연주자도 있었고 오페라 가수와 기타리스트 그리고 래퍼도 있었어요
Tahta flütçüler geldi, obuacılar geldi, opera şarkıcıları geldi, gitaristler geldi, ve rap şarkıcıları geldi.Mieliśmy flecistów, mieliśmy oboistów. mieliśmy śpiewaków operowych, gitarzystów, i raperów.
Tahta flütçüler geldi, obuacılar geldi, opera şarkıcıları geldi, gitaristler geldi, ve rap şarkıcıları geldi.We hadden fluitisten, hoboïsten operazangers, gitaristen, en we hadden rappers.
Tahta flütçüler geldi, obuacılar geldi, opera şarkıcıları geldi, gitaristler geldi, ve rap şarkıcıları geldi.Имахме флейтисти с дървени флейти, обоисти, имахме оперни певци, имахме китаристи и имахме рапъри.
Tahta flütçüler geldi, obuacılar geldi, opera şarkıcıları geldi, gitaristler geldi, ve rap şarkıcıları geldi.Среди них были флейтисты, гобоисты, оперные певцы, гитаристы и исполнители рэпа.
Tahta flütçüler geldi, obuacılar geldi, opera şarkıcıları geldi, gitaristler geldi, ve rap şarkıcıları geldi.היו לנו נשפנים בחלילי-עץ, נגני אבוב, היו לנו זמרי אופרה, נגני גיטרה וגם זמרי ראפ.
Tahta flütçüler geldi, obuacılar geldi, opera şarkıcıları geldi, gitaristler geldi, ve rap şarkıcıları geldi.كان لدينا مزامير خشبية، وأيضاً أوبستس، كان لدينا مغنين الأوبرا، وعازفين الغيتار، وكان لدينا مغنين الراب.
Tahta flütçüler geldi, obuacılar geldi, opera şarkıcıları geldi, gitaristler geldi, ve rap şarkıcıları geldi.オペラ歌手、ギター奏者 そしてラップシンガーも ではデューク・ブラディーの
Ve bastıklarında, heykelciğin üstündeki beyaz ışık kırmızıya döner ve bir flüt sesi duyulur.A když to udělají, bílé světlo nad figurkou zčervená a začne hrát flétna.
Ve bastıklarında, heykelciğin üstündeki beyaz ışık kırmızıya döner ve bir flüt sesi duyulur.A keď tak urobia, biele svetlo na figúrke sa zmení na červené a začne hrať hudba v tónoch flauty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
flüt ile cümle - Sayfa 10 - flüt kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App