Ana içeriğe geç
Sözlük

firar ile cümle

firar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Osmanlı kayıpları yüksekti: 9000 ölü, 3000 esir ve 2800 firari.Le perdite ottomane furono elevate: 9.000 morti, 3.000 prigionieri e 2.800 disertori.
27 Mayıs günü firarlar isyana dönüşür.Il 27 ottobre, i repubblicani passarono all'attacco.
İç savaş sırasında orduda firar olayları da yaşanmıştır.Un'altra Coppa giunse durante la militanza nel Colonia.
Firar, Kaçma, kurtulma.Deportate, esuli e profughe.
Savcı Yüzbaşı John Green, Slovik’in firar etme isteğinden bahsettiği kişileri şahit olarak çağırır.Прокурор, капитан Джон Грин, представил свидетелей, которым Словик заявил о своем намерении сбежать.
Firarilerden Seamus Tworney, Aralık 1977'ye kadar yakalanmadı.Один из беглецов, Шеймус Туоми, был пойман только в декабре 1977 года.
Böylelikle o dönemde firarlar artmıştır.В процессе удлинения гласные верхнего подъёма понижались.
27 Mayıs günü firarlar isyana dönüşür.27 декабря шведы решили отступить.
Bunun üzerine Kalafat Mehmet Ağa îdam edileceğinden korkarak firar etmiştir.Опасаясь наступления Кутузова, Даву и гвардия выступили из Красного.
Ama hem mahkeme safahatında, hem de yazışmalarda firari muamelesi görmüştür.Но я все время помнил об этом случае в суде, когда писал.
Firar, Kaçma, kurtulma.Не гони меня, не гони...
Ordudan firar edenler arttı.Участились нападения на военнослужащих.
Romanda, birliğinden firar edip Vietnam'da kalmaya karar veren Amerikalı bir askerin öyküsü anlatılmaktadır.Американские историки, знавшие Веру Романовну, решили повезти её в Штаты.
Her iki kanadın da firar kenarında yer alır.يساهم كلا الجناحين في الرفع.
27 Mayıs günü firarlar isyana dönüşür.7 مارس بعض السجناء يقومون بإضراب عن الطعام.
Tom firar etti.تغيّب توم بلا إذن.
Salih Nihat'ı öldürür ve firar eder.Desconsolada, ela se mata (e, por extensão à criança em seu ventre).
27 Mayıs günü firarlar isyana dönüşür.A 23 de abril os sitiados acabariam por capitular.
Bunun üzerine Kalafat Mehmet Ağa îdam edileceğinden korkarak firar etmiştir.Zij schrikt van die gebeurtenis zodanig dat zij flauwvalt.
Hapishaneye götürüldüğü araba kaza yapar ve firar eder.Hij raakt betrokken in een auto-ongeluk en wordt gearresteerd.
Çok sayıda firari Rus köylülerce esir alındı veya öldürüldü.De meesten van deze deserteurs werden echter ofwel gevangengenomen of geëxecuteerd door Russische boeren.
Firar kaportasının konumu M60A3 gövdesinin altındadır.Obecnie stacja znajduje się pod obwodnicą M60.
Firarlar 1. orduda hızla arttı.Z powodu bardzo szybkiego posuwania się wojsk 1.
Firar, kişi tarafından bir varlığa verilen desteğin çekilmesi veya tamamıyla bırakılmasıdır.W tym celu należy albo urządzić przyjęcie, albo podarować prezent osobie, z którą się przegrało.
Hapishaneye götürüldüğü araba kaza yapar ve firar eder.Kiedy jest przewożona do więzienia, dochodzi do wypadku samochodowego.
Alman Ordusu bünyesinde kurulmuş olan 29. SS Waffen Grenadier Tümeninden Sovyet tarafına firarlar gerçekleşir.Całą brygadę wcielono później w skład organizowanej na terenie Niemiec rosyjskiej 29 Dywizji Grenadierów SS.
Savcı Yüzbaşı John Green, Slovik’in firar etme isteğinden bahsettiği kişileri şahit olarak çağırır.Åklagaren kapten John Green presenterade vittnen som Slovik hade uppgett sina avsikter att fly för.
Olay sonrası firar eden Kamil Atak, daha sonra gözaltına alındı.Ett nytt tillfälligt läger som kallades Camp Comanche slogs senare, där ytterligare sjuka kvarlämnades.
Fustuarium — firar ya da görevi terk suçları hakkındaki hüküm.Fustuarium byl trest za dezerci nebo zanedbání povinností.
Bu nedenle firar ettirildim" dedi.A tak jsem ji samozřejmě vyhodil."
Ancak bunlar için Osmanlı ordusu, 1. Balkan Savaşı'ndaki gibi firar sorunu ile karşılaşmamıştır.To ovšem neznamená, že by lipská obec uprchlíky v důsledku první války nepřijala.
Veter hattı, profilin hücum kenarı (en küçük yarıçap noktası) ile firar kenarı arasındaki düz hattır.Este distanța maximă dintre linia de curbură medie și coarda profilului (ordonata maximă a scheletului).
İç savaş sırasında orduda firar olayları da yaşanmıştır.Itt őrizték a hadjáratok során szerzett hadizsákmányt is.
Firar, kişi tarafından bir varlığa verilen desteğin çekilmesi veya tamamıyla bırakılmasıdır.Seksi on voimavara, jota nainen voi tarjota tai jonka tarjoamisesta nainen voi pidättäytyä.
"Van'da mahkumlar firar etti"."Ακόμη και τα παιδιά μου με εγκατέλειψαν".
Daha sonra Ölüm Yiyenler buradan toplu firar etmiştir.De som ga mat til andre døde.
Ordudan firar edenler arttı.Misnøyen i hæren økte.
Öyle ki 1915 yılından devrime kadar firar edenlerin sayısı 1,5 milyona ulaşmıştı.Befolkningstoppen ble nådd i 1975 med 1,5 millioner.
"Van'da mahkumlar firar etti".«Før gikk rebellene i bunad».
Bu süre içerisinde pek çok hapishaneye tutuklu olarak girmiş ve bu hapishanelerden firar etmeyi başarmıştır.Sampai sekarang banyak yang tertangkap dalam usaha mereka untuk lari dari negara itu.
Bu nedenle firar ettirildim" dedi.Cho nên tôi tước bỏ đi".
Hapishaneden firar etmek için paraşütü tasarladı.Ông được tổ chức đảng giải cứu khỏi nhà tù.
Bu nedenle firar ettirildim" dedi.よって辞退しました」としている。
Savcı Yüzbaşı John Green, Slovik’in firar etme isteğinden bahsettiği kişileri şahit olarak çağırır.この軍法会議で、検察官のジョン・グリーン大尉はスロヴィクが「逃げる」という意思を示した者を証人にたてた。
Bunun üzerine Kalafat Mehmet Ağa îdam edileceğinden korkarak firar etmiştir.辛曾らは恐れて蓋勲に従った。
Daha sonra Ölüm Yiyenler buradan toplu firar etmiştir.あの世から派遣されてきた人材でもある。
Büyük Firar (İngilizce: The Great Escape), 1963 yapımı bir ABD filmi.『大脱走』(だいだっそう、原題: The Great Escape)は、1963年公開のアメリカ映画。
Çok sayıda firari Rus köylülerce esir alındı veya öldürüldü.多くのロシア軍の戦士が打ち取られたり捕虜になったりした。
Böylelikle o dönemde firarlar artmıştır.これにより抗堪性が向上する。
Bunun üzerine Kalafat Mehmet Ağa îdam edileceğinden korkarak firar etmiştir.不久因為害怕李自成報復,遂辭官。
Böylelikle o dönemde firarlar artmıştır.年逾耳顺,乾乾匪倦。
Amerikan İç Savaşı'ndan beri firar sebebiyle infaz edilen tek Amerikan askeri Slovik oldu.他成为美国南北战争之后唯一因为当逃兵而被处决的士兵。
Salih Nihat'ı öldürür ve firar eder.德崖遂與謀,伺子興出,執而械諸孫氏,將殺之。
Bunun üzerine Kalafat Mehmet Ağa îdam edileceğinden korkarak firar etmiştir.무서운 도깨비가 방망이를 든 것을 형상화한 두려울 〈외(畏)〉.
Ordudan firar edenler arttı.군대가 쇠약해지자 이반하는 자들도 늘어났다.
Bu nedenle firar ettirildim" dedi.그래서 두들겨 맞는 거지요.”라고 말했다.
Kırcı firarda iken 1 Ağustos 1992'de Erzurum'da evlendi.1997년 8월 1일에 버로우(Burrow)에서 결혼했다.
Amerikan İç Savaşı'ndan beri firar sebebiyle infaz edilen tek Amerikan askeri Slovik oldu.הוא היה החייל האמריקאי הראשון שהוצא להורג מאז מלחמת האזרחים האמריקאית בגין עריקות.
Firarilerden Seamus Tworney, Aralık 1977'ye kadar yakalanmadı.אחד האסירים, שיימס טומי, נלכד רק בדצמבר 1977.
Bilecik'teki eserleri Yunanlar'ın firarı esnasında kasaba ile birlikte yakılmıştır.כתביו מתקופה זו שהיו בישיבה נשרפו יחד איתה בעת כיבוש הירדנים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod