Bu süre içerisinde pek çok hapishaneye tutuklu olarak girmiş ve bu hapishanelerden firar etmeyi başarmıştır.במהלך הבנייה ניצלו מספר אסירים את ההזדמנות וברחו מבית הסוהר.
Döner dönmez ise ikinci firarının planlarını yapmaya başlar.Ако не успее, идва ред на другата двойка.
Guyana'da iki arkadaşıyla tekrar firar suçundan yargılanır ve 2 yıl hücre cezası alır.Бяга за втори път от казармата и това му струва двугодишен затвор.
Çok sayıda firari Rus köylülerce esir alındı veya öldürüldü.Većinu dezertera bi ruski seljaci ili zarobili ili pogubili.
İşçiler fabrikalarını terk ediyorlardı; bu, barış döneminde bile firar sayılan bir eylemdi.Do vojnového stavu sa aktivizoval aj priemysel, ktorý dovtedy pracoval ako v čase mieru.
"Van'da mahkumlar firar etti"."Viru vanglas toimus pantvangidraama".
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.A fugit din Germania, împreună cu familia sa, lăsând în urmă orice altceva.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Beliau melarikan diri dari Jerman bersama dengan keluarganya, dan meninggalkan semua yang telah ia bangun.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Családostól elmenekült Németországból, hátrahagyva minden vagyonát.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Er floh zusammen mit seiner Familie aus Deutschland und ließ alles zurück.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Hij vluchtte samen met zijn familie uit Duitsland en liet alles achter.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Huyó de Alemania, junto con su familia, dejando todo atrás.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Il fuit l'Allemagne avec sa famille, laissant tout derrière lui.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.모든 것을 남겨둔채, 가족과 함께 독일을 빠져 나오셨어요.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Ông rời khỏi Đức, cùng với gia đình, bỏ mọi thứ sau lưng.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Scappò dalla Germania con la sua famiglia, lasciandosi tutto alle spalle.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Utekl spolu se svojí rodinou z Německa, kde zanechal vše, co vybudoval.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Utiekol z Nemecka aj so svojou rodinou a všetko ostatné tam zanechal.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Wraz z rodziną uciekł z Niemiec, pozostawiając wszystko za sobą.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Εγκατέλειψε τη Γερμανία μαζί με την οικογένειά του, αφήνοντας πίσω του τα πάντα.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Избягал от Германия заедно със семейството си, оставяйки всичко останало зад себе си.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.Он покидает Германию вместе со своей семьёй, оставив всё, что было.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.הוא ברח מגרמניה, יחד עם משפחתו, והשאיר את רכושו מאחור.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.إنه فر من ألمانيا، مع عائلته، تاركاً كل شيء آخر وراءه.
Her şeyi arkasında bırakarak, ailesiyle Almanya'dan firar etti.ドイツを去りました 彼のデパートは 没収されました