Bu fikri bugün kabarcık odası olarak bildiğimiz cihazı kurarak uygulamaya geçirdi.Il la mit en pratique en assemblant le dispositif désormais connu sous le nom de chambre à bulles.
Böylesine zengin kaynaklara sahip olmak Filip'e Yunanistan üzerinde daha etkili olma fikrini verdi.Philippe y voit l'occasion de pousser son influence en Grèce centrale de façon définitive.
Bu çalışmalar 2006 yılından itibaren Fikri Kulakoğlu tarafından yürütülmektedir.Tous les scrutins tenus depuis 2006 l'ont été de manière anticipée.
Doğacak bebeğin de bir kurtadam olacağı fikri onu üzmektedir.Viva se demande ce que ça ferait d'avoir un enfant.
Bu arada "Yuki" fikrini buldu.Pour le peuple yuki, voir Yuki.
Yaratıcı düşünme yeni fikriler biçiminde tezahür etmektedir.L'ouverture d'esprit désigne la sensibilité à de nouvelles idées.
Mark Zuckerberg fikrimi çaldı!¡Mark Zuckerberg me robó la idea!
Bir fikrim var.Tengo una idea.
Hepimiz onun fikrine karşı değiliz.No todos estamos en contra de su idea.
Evet, iyi bir fikrim var.Sí, tengo una buena idea.
Birkaç harika fikrim var ama paraya ihtiyâcım var.Tengo algunas ideas buenas pero necesito dinero.
Hiçbir fikrim yok.No tengo ni idea.
Bizim fikrimizi diğerlerine kabul ettirmek iyi değildir.No es bueno forzar nuestras ideas en otros.
Fikrimi değiştirdim.Cambié de idea.
Tom'un ne konuştuğu hakkında bir fikrin var mı?¿Sabes de qué está hablando Tom?
Geleceğin hakkında fikrim yoktu.No tenía idea que venías.
Benim için ne kadar önemli olduğun hakkında fikrin yok.No tienes ni idea de lo importante que eres para mí.
Tom'un Mary'nin hasta olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.Tom no tenía ni idea de que Mary estaba enferma.
Tom'un ne söyleyeceği hakkında fikri yoktu.Tom no tenía idea de qué decir.
Bu durumda, fikrimi değiştireceğim.En ese caso, cambiaré de idea.
Tom'un, iyi bir fikri vardı.Tom tuvo una buena idea.
Onun maliyeti hakkında bir fikrim yok.No tengo idea de cuánto cuesta.
Senin fikrin benimkine benzerdir.Tu idea se parece a la mía.
Herkes onun fikrini kabul etti.Todos concordaron con su idea.
Bir fikrim vardı.Tuve una idea.
Tom'un anahtarlarını nerede bıraktığı hakkında fikri yoktu.Tom no tenía ni idea de dónde había dejado las llaves.
Parayla her şeyin satın alınabileceği fikri yanlıştır.La idea de que con dinero se puede comprar cualquier cosa es incorrecta.
Lütfen bana samimi fikrini söyle.Dígame por favor su honesta opinión.
Tom'un Mary'nin ne düşündüğü hakkında hiçbir fikri yok.Tom no tiene ni idea de en qué está pensando Mary.
O benim fikrimdi.Eso fue idea mía.
O benim fikrim değildi.Eso no fue idea mía.
Fransızca konuşabildiğin hakkında hiçbir fikrim yoktu.No tenía ni idea de que sabías hablar francés.
O, Tom'un fikri.Es idea de Tom.
Sen de benim için ne kadar önemli olduğun hakkında bir fikrin yok.Tú tampoco tienes ni idea de lo importante que eres para mí.
O benimle beraber seni görmeye gelmek istedi, ama sonunda fikrini değiştirdi.Él quería venir conmigo a verte, pero en fin cambió de opinión.
Fikrini değiştireceğini umuyorum.Espero que cambies de opinión.
Eğer istiyorsan, fikrini değiştir.Cambia de idea si quieres.
Bu onların fikriydi.Esto fue idea suya.
O, Tom'un fikriydi.Fue idea de Tom.
Bu Tom'un fikri değildi.Esto no fue idea de Tom.
Bir insanı öldürebilirsin ama bir fikri öldüremezsin.Puedes matar a una persona, pero no puedes matar una idea.
Ne giyeceğim konusunda hiç bir fikrim yok.No tengo ni idea de qué ponerme.
Kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yok.No tengo ni idea de quién es.
Tom sık sık fikrini değiştirirdi.Tom cambiaba a menudo su opinión.
O ev alma fikrinden vazgeçti.He renunciado a la idea de adquirir una casa.
Bu kimin fikriydi, hatırlayan var mı?¿De quién fue la idea, alguien se acuerda?
Çekoslovak hükümeti ne davet edilmişti ne de fikri sorulmuştu.El gobierno checoslovaco no fue ni invitado ni consultado.
Bir Fikrin mi Var?.Pero tiene una idea.
Mutlak sıfır fikri 1848’de Lord Kelvin tarafından genelleştirildi.La idea de cero absoluto fue generalizada en 1848 por Lord Kelvin.
“Güvenlik Hakkı” fikri bazı çevrelerde tartışılmaktadır.La idea de un "derecho a la seguridad" se está tratando en algunos círculos.
Daha sonra fikri ayrıntılarıyla yazar Brian Nelson'a kiraladı.Posteriormente, contrató al escritor Brian Nelson para que profundizara la idea.
İngilizce Tercüme, “Arap Ülkelerinin Fikri Mülkiyet Kanunları” (2000).Traducción al Inglés de “Leyes de Propiedad Intelectual de los Países Árabes” (2000).
Sandalyemi alırken ilk defa onu yakından inceledim, oturduğum zaman sağlam bir fikrim vardı."Yo, ciertamente, seguía estirado sobre mi vientre, y toqué con la frente el suelo en su presencia.
Birlikte bir anlam ifade etmeyen birçok fikri çorba gibi bir araya getirmek çok kolay.Porque es fácil tirar una sopa de ideas combinadas que juntas no tienen sentido.
Kojima'ya göre oyun fragmanının kilit unsurlarından biri yaşam ve ölümün bağlantısı fikridir.Según Kojima, uno de los aspectos claves del tráiler era la idea de una conexión entre la vida y la muerte.
Ama son anda Adams fikrini değiştirdi.En el último momento, Superman cambia de idea.
Black Sabbath olma fikri ne olursa olsun bana hitap etmedi.«La idea de formar parte de Black Sabbath no iba conmigo de ninguna de las maneras.
Şok terapisi sahnesinin arkasındaki fikrir, Laurel ve Hardy'nin birbirine pasta fırlatmasından gelmektedir.La idea detrás de la escena de terapia de shock fue inspirada en Laurel y Hardy arrojándose pasteles.
Hemen fikrini video kaydına alır.Creo que vamos a hacer un vídeo para él pronto.
Kabataslak bir fikrim var ama henüz erken.No estoy seguro; aún es prematuro.