Sözlerin ana fikri oradaydı.Pero la idea básica de la letra estaba allí.
Bu sebeple, meromorf fonksiyon fikri her Riemann yüzeyi için de tanımlanabilir.De este modo la noción de función meromorfa puede ser definida para toda superficie de Riemann.
Katil ya da katillerin kim olduğuna dair en küçük bir fikrim yok.No se sabe cuál es la relación entre víctima y asesino.
Çok fazla garip fikri olduğunu hatırlıyorum.Él tenía un montón de ideas extrañas.
İbrahim Raci Öksüz: Kahveci Fikri.(1-75) Babacan biridir, Sadıçları sever onlara bazı konularda yardım eder.Abraham ve con espanto cómo el pañuelo de la delicada niña se mancha de sangre, al momento en que la auxilian.
Kim olduğu hakkında da bir fikrim yoktu.«Yo no tenía ni idea de quién era.
Swarup senaryo üzerinde çalışırken öğrenci yönetmeni Asim Bhatti'nin birçok fikrini kullandı.Usó varias ideas del estudiante de dirección Asim Bhatti, mientras trabajaba en el guion.
O kimin fikriydi?Di chi è stata l'idea?
Çok konuşuyor ve her konuda fikrini söylüyor.Ella es muy fuerte, piensa y dice todo lo que piensa.
Fakat özellikle Adolf Hitler'in doğduğu şehirde sorumluluk alma fikri kalıcı olmuştur.Se quedó solamente la idea de asumir responsabilidad justamente en la ciudad natal de Adolf Hitler.
Lavrov; devrim fikrinden daha çok reforma meğilliydi; ya da reformun daha etkili bir yol olduğunu düşünüyordu.Lavrov tendía más al reformismo que a proponer una revolución social.
Bu fikirlerin amacı, yaygınlaşan eğitim fikrini korumak ve sürdürmekti.El objetivo era, y sigue siendo, el desarrollo y uso común de satélites de comunicaciones.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack y Kate vuelven a la playa y Jack comienza a dirigirse a la gente sobre el movimiento a las cuevas.
Arkadaşı bu fikri gülünç bulmuştu.El presentador se rio de tal idea.
Plaj, 1920-1930 yıllarında mimar Richard Ermisch'in fikrinden yola çıkılarak inşa edilmiştir.Fue construido entre 1920-1930 después de haber sido ideado por Richard Ermisch.
Yine de, "Patagonia" ismi ve yerli halkın dev olduğu fikri, sabit kalmıştır.Finalmente el nombre "Patagonia" se impuso, al igual que la idea de que los habitantes locales eran gigantes.
Demiryolu ve demiryolu yapım çalışmalarının özek sektörce yapılması fikrine sahipti.Se emplearon materiales y mano de obra de la Compañía del Ferrocarril.
Fakat birkaç hafta sonra fikrini değiştirdi ve rolü kabul etti.Años más tarde ella cambio de opinión y le dio permiso para distribuirla.
Bu fikrin birçok alanda uygulaması vardır, ama genellikle yanlış uygulanır.Esto suena muy obvio, pero en la práctica es frecuente perder este enfoque.
Max Weber'e göre fikri değişimler ekonomik değişimlerin öncülüdür.Para Abramowski, por lo tanto, los cambios en la conciencia son última fuente de los cambios económicos.
Stone roketlerin tamamının beyaz olup olmadığı ile ilgili olarak hiçbir fikrinin olmadığını ifade etti.Stone dijo que no lo sabía y que los cohetes eran de color blanco.
Küresel bir termohalin dolaşımı fikrini savunarak “küresel ısınma” terimini yaratmasıyla tanındı.Fue conocido por popularizar el término calentamiento global.
Aynı fikri yeniden ortaya atmaktaydı.Reapareció y dijo lo mismo.
Grup olma fikrini seviyorum.Me gusta ser el hombre común.
Osmanlılık fikri günümüze de büyük katkıları olmuştur.La idea del intercambio de hospitalidad ha estado aquí desde hace tiempo.
Felsefede, determinizm karşıtı özgür irade fikrini içerir.Otros filósofos sostienen que el determinismo es compatible con el libre albedrío.
Jacobi kendinde şey'in asla doğrudan bilinemeyeceği fikrine vardı.Parecía que MGM nunca supo qué hacer exactamente con él.
Ancak arkadaşları onu bu fikrinden vazgeçirdi.Pero Laura, intenta hacerla desistir de esa idea.
Yeğeni Ebu Cehil onunla konuşmuş ve gururunu okşayarak fikrini değiştirmesini sağlamıştır.El hermano la intenta convencer con promesa y amenazas.
Nazzam, doğa felsefesine dayanmıştır ve ona dayanarak Allah fikrine yükselmeye çalışmıştır.Se cree que Iblís (Satanás) tiene un papel importante en la humanidad tentadora hacia el pecado.
İyi Gestalt İlkesi, tüm gestalt teorisinin temeli olan netlik fikrine odaklanır.De esta idea parten todas las teorías del humor basadas en el concepto de superioridad.
Lucas, Kutsal Kase fikrini ortaya attı.«León ya ha encontrado su santo grial.
Bu konuyu oturup konuştuk ve insanlar bu fikri çok sevdi." dedi.No sé cómo pasó, pero a la gente le encantó».
Her siyaset uzmanı siyasî fikrin ve ideolojinin önemli olduklarını kabul etmemiş.Sus habitantes no son muy adeptos a las nuevas ideas y la tecnología.
Bunun sonucunda özne'nin metafizik mevcudiyet fikrinin merkezindeki konumu sona erdilir.Por ejemplo, se han eliminado las opiniones de Hume sobre la identidad personal.
Bu fikri yaymak için bir sürü sempozyum düzenledi ve 1956'da yaptığı devre başarısız sonuçlandı.Un cierto grado de éxito se logró a través de sus esfuerzos y el tratado fue ratificado en diciembre de 1452.
Bu da kadının zina yaptığı fikrini onaylıyor.Añadió que esa estructura es algo que el género necesita.
Kültlerin kendi mensuplarının beyinlerini yıkadığı fikri, kült karşıtlarını birleştiren bir tema olmuştur.Lamentamos ver que los cauces de una mente como la suya se vean estrechados por los vínculos de un partido.
Oyunların yeniden başlatılması fikrini planlamaya başladı.Creen que la partida está a punto de empezar.
Fakat daha sonra İzlanda bakanı nedeni hala bilinmeyen sebebden dolayı fikrini değiştirdi.Desde entonces, la torre de Ivana fue cancelada debido a razones no esclarecidas.
O zaman hiçbir tehlike fikri aklımdan geçmedi.Allora non mi passò per la testa nessun'idea di pericolo.
Tom'un zebralarla ilgili çok şey bildiğine dair bir fikrim yoktu.Non avevo idea che Tom sapesse così tante cose sulle zebre.
Fikrine katılmıyorum.Non sono d'accordo con la tua idea.
Eğer senin fikrin makulsa onlar sana öncelik verecekler.Se la tua idea è ragionevole ti daranno la priorità.
Tom'un anahtarları nereye koyduğu hakkında bir fikrin var mı?Hai un'idea di dove Tom abbia messo le chiavi?
Fikrini benimsemeye karar verdik.Abbiamo deciso di adottare la tua idea.
Onun bu kadar güzel olacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu.Non avevo idea che sarebbe stato così bello.
Onun ne kadar süreceği hakkında hiçbir fikrim yok.Non ho idea di quanto durerà.
Onun fikrini değiştirmeye çalıştım ama yapamadım.Ho cercato di fargli cambiare idea ma non ci sono riuscito.
Tom Mary'nin fikrini değiştirebileceğinden korkuyordu.Tom aveva paura che Mary potesse cambiare idea.
Bu, Tom'un fikriydi, değil mi?Questa è stata un'idea di Tom, non è vero?
Nerede olduğum hakkında fikrim yok.Non ho idea di dove mi trovi.
Tom'un karısının kim olduğu hakkında hiç bir fikrim yok.Non ho idea di chi sia la moglie di Tom.
Bunu nasıl yapacağın hakkında hiçbir fikrin yok, değil mi?Non hai la minima idea di come farlo, non è vero?
Onlara fikrimi değiştirdiğimi söyledim.Gli ho detto che ho cambiato idea.
Tom sizin fikrinizle ilgilenmiyor.A Tom non interessa la vostra opinione.
Onun ne olduğu hakkında herhangi bir fikrin var mı?Hai una vaga idea di cosa sia?
Bankayı soymak Tom'un fikriydi.È stata un'idea di Tom quella di rapinare la banca.
Fikrini değiştireceksin.Cambierai idea.
Bu benim fikrim olurdu.Questa sarebbe la mia idea.