Bileşik zamanlı fiil ile karıştırılmamalıdır.Da non confondere con la bicicletta a scatto fisso.
Bu gezegenlerin büyük birçoğunluğu fiili görüntülemeden ziyade doğrudan olmayan çeşitli yöntemlerle saptandı.Numerosi filosofi si occuparono, più o meno indirettamente, della questione.
Fiiler sonlarına hal, haber ve dilek kipi eklerini alırlar.Dell'ultime di queste genti, i Liguri, abbiamo reperti e notizie sicure.
Baymak fiili, büyümek ve gelişmek anlamına da gelir.Noi utilizziamo bioenergia per muoverci, pensare e crescere.
Rusya bu notaya kayıtsız kaldı ve tanınan sürenin sonunda savaş fiilen başladı.Alla fine lei non resistette più e il concetto di purificazione emerse dentro di lei.
Aynı zamanda oluş fiilleri nesne de almazlar.Altresì non è necessario stirare i capi.
Fiiller ise zaman, durum, kişi, sayı ve çatıya göre çekimlenirler.I Verbi vengono declinati per tempo, aspetto, modo, persona e numero.
Doymak fiili bu köktendir.Della poltroneria tale è il diletto.
Bu fiili çekmek zordur.Этот глагол трудно спрягать.
Bu fiil çok özel bir şekilde konjuge edilir.Этот глагол спрягается весьма специфическим образом.
Sünmek fiili ile aynı köktendir.Голова такой же ширине, что и пронотум.
Haber kipi fiillerine -se eki getirilerek yapılır.Собирают заказанные отчеты новостей для вас.
Fiili sadareti böylece 9 gün sürmüş oldu.Девять дней маньяк молчал.
Aynı fiil ikinci kez ettirgen hâle getirilmiştir.)Второй раз подряд!».
Kızmak fiilinin çekimli halidir.Ненависть — это гнев слабых.
İslam'da fiiller, sebep oldukları sonuçlara göre hüküm alırlar.Представления в исламе о признаках бесноватости (одержимости шайтанами, джиннами) существенно разнятся.
Mekruh, çirkin bulunan, hoş karşılanmayan fiil, söz ve hâllere denir.بَذَاء — непристойность, бесстыдство, сквернословие ) — сквернословие, непристойные разговоры.
Bu bombardımanla fiilen savaşa girilmiştir.Именно в этот круг и угодила его бомба.
1860 yılında Araukanya'ya o anda fiilen bağımsız olan Mapuçe kızılderililerinin yanına geçmiştir.В 1860 году он отправился в Арауканию, населённую индейцами-мапуче, бывшими в то время де-факто независимыми.
"Gitmek" fiilinde ise her şey normal kuruldu.Может быть, надо было сразу уехать, и все было бы нормально.
Idımak (azat etmek) fiilinden türemiştir.В дороге их карета (по воле разбойников) ломается.
Dolayısıyla Kosova’daki idari birimler fiilen yoktur.Он сказал, что не доверяет косовской полиции.
Selâhaddîn Eyyûbî, fiilen Eyyûbî devletini kurdu; ama hala Zengiler'e bağlı olduğunu kabul etmekte idi.Там он построил жилые строения для собственных нужд и узаконил их (что в те годы удавалось далеко не каждому).
Gezmek fiilinden türemiştir.Остался прикрывать отход товарищей.
Anmak fiilinden türemiştir.Ими гордится Чувашия.
Present participle, İngilizce dilbilgisinde bir fiilin "-ing" eki almış hâli.В то время фигурное катание выполнялось в чопорном «английском» стиле.
(Sen) (ne için) (gelmek) Neden geldin? e) Özne Fiil+Soru Nwng thangnaide?Почему расстались Нагиев и Рост? (неопр.).
Yüklemlerde fiil bulunma zorunluluğu yoktur.Брать сейф не обязательно.
Fiillerin başına konan 50`ye yakın fiil önek/öntakısı (prefix) vardır.Однако из этого следует знаменитая речь Петра I — боярам бороды рубить!.
Biraz susabilir misin? •*Edimsel fiiller: Bana yardım etmeni rica ediyorum, Sana işi kabul etmeni öneririm.Если кто-нибудь может мне помочь, пусть сделает это, я прошу, я умоляю.
1930'a doğru yapıtlarının yayınlanması fiilen yasaklandı.Запрет с публикации произведений был снят только в 1930 году.
Türkçedeki üç fiilimsi grubundan biridir.В Турции существует ребаб трёхструнный.
Ermek fiilinden gelir.Хан уступил сыновьям.
Fiil kök ya da gövdesi + -r,-ar,-er Zaman anlamı vermezler (-sa, -se'dir).له С послелогами څخه, نه (при косвенном падеже) или творительным падежом — «от, из».
Fiil köklü sıfatlar ile sıfat-fiiller arasındaki sınır çok net değildir.Граница между фасетками разного размера не чёткая.
Osmanlı İmparatorluğu böylece savaşa fiilen girmiştir.Османская империя готовилась к войне.
Sonuç olarak, bir Dünya Pasaportu ile seyahat fiilen gerçekleşmemiştir.В результате станция полностью осталась без пассажирского сообщения.
Bunlardan en meşhurları ise şunlardır: Bergusiyye Zaferaniyye Müstedrike Fiilleri yaratan Allah'tır.Главный смысл матаха — дар Богу, через сотворение милостыни бедным, пожертвования.
Yazmak sözcüğü fiildir) Sen çok iyi bir yazarsın(dır). (ek-fiilin 2. tekil şahıs çekimi.كتاب آيات الولاية في القرآن ؛صفحة:212-215.
Sünmek fiili ile aynı köktendir.الأنف يَجِبُ أَنْ يَكُونَ نفس لونِ البُقَع.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde fiilen siyasete girdi.وكان يوجد قلة إخلاص في حزب الشعب الجمهوري.
Tenzîhen mekrûh: Şeriatın bağlayıcı ve kesin olmayan bir tarzda yapılmamasını istediği fiildir.مَالِكُ ٱلْمُلْكِ: هو المتصرف في ملكه كيف يشاء لا راد لحكمه، ولا معقب لأمره.
Kırkmak fiili ile aynı köke sahiptir.ويعتقد أن الذرة الرفيعة لها نفس إليه التحمل.
Bu tür fiilleri işlemek cezâ ve kınanmayı gerektirmez; ancak terk eden övülür.الأمر الذي لا يعطي فقط للجهاديين "ثغرة شرعية لقتل مسلمين آخرين"، لكنه جعله "أمرًا واجب التنفيذ شرعًا".
1927 - İstiklal Mahkemeleri'nin görevi fiilen sona erdi.والذين استطاعوا أخيرا سنة 259هـ أن ينهوا حكمهم.
"Geçişli Fiil"."المستدرك على الصحيحين".
Ulahça fiiler dört fiil çekime sınıflandırılıyorlar.يسمى الهرم الثلاثي رباعي الوجوه.
Bu savaşın sonucunda, İskoçya fiilen bağımsızlığını kazandı.بنهاية هذه الحروب, تمكنت اسكتلندا من استعادة وضعها كبلد مستقل.
Böylece ülke ardıllar arasında fiilen bölünmüş oldu.ثمّ مضوا في تقسيم الأراضي المحتلة بينهم.
Üremek fiilinden kaynaklanır.تعد من المحاصيل العلفية.
Niye onun bir fiil olduğunu söylüyorsun?لماذا تقولين إنه فعل؟
Bu koalisyon fiiliyata dönüşmemiş ama 1136 yılında erkek kardeşinin onun ile uzlaşmasına neden olmuştur.Esta coalizão não se materializou, no entanto, e ele foi forçado a buscar reconciliação com seu irmão em 1136.
Öldürme eyleminin kasıtlı olarak işlenmesi halinde fiil cinayet olarak da tanımlanır.Por exemplo, cometer intencionalmente um homicídio seria considerado assassinato.
I. Kalıp fiiler mazi (geçmiş)'de (a veya i) ve şimdiki (müzari) zamanda (a, i veya u).Whatever You Say I Am: The Life and Times of Eminem (em inglês).
Bunalara ek olarak fiilen bağımsız ancak uluslararası alanda tanınmayan bir takım ülkeler de bulunmaktadır.Além disso, há uma série de Estados independentes de facto, mas não reconhecidos internacionalmente.
Gruba katılan Thomas, zamanla çocukların fiili koruyucusu olur.Quem a criança pegar, será o pegador da vez.
Bu savaşın sonucunda, İskoçya fiilen bağımsızlığını kazandı.De uma dessas disputas, fez com que o Uruguai ganhasse sua independência.
Saçmak fiilinden gelir.É lógico que vai para a pele.
Böylece askerlikle olan bağlarını fiilen koparmış oldu.De onde rompeu a ligação que as uniam.
Sözcük, coşmak fiilinin çekimli halidir.O resto, meu chapa, é coisa de doido varrido.