fiil ile cümle
fiil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca edilgen sıfat fiillerin de (-ata, -ita, -ota) buna benzer kullanımları vardır.So besitzen sie als urtümliche („niedere“) Froschlurche (Archaeobatrachia) noch echte Rippen.
(İşteş fiilde "karşılıklı" anlamı mevcuttur.)(Ebendies ist mit „bedeutungsunterscheidend“ gemeint.)
Zaten o zamanlarda Lenin partinin fiili lideriydi.Er war in dieser Zeit einer der wichtigsten Vertrauten von Lenin.
Karımak ve Kocamak fiilleri ihtiyarlamak demektir.Männchen und Weibchen erlangen als Jährlinge ihre Brutreife.
Bazı modal yardımcı fiillerin geçmiş subjonktif biçimi olur.Modale Partizipien sind durch Nebensätze mit Modalverben paraphrasierbar.
Arapçada fiiler genelde 3 harfli kök temeline dayalıdır.Im Arabischen liegt den meisten Wörtern eine dreiradikalige Wurzel zugrunde.
Üç fiil içeren bir cümle yaz.Écris une phrase contenant trois verbes.
IBM teknolojisi kısa bir sürede fiili endüstri standardı olmuştur.Cette technologie IBM n'a pas tardé à devenir le standard industriel de fait.
Bengalce'de, fiiller mastar halde -a veya -wa ile biterler.Les nombres en bavarois se terminent pour la plupart en -e.
Biraz susabilir misin? •*Edimsel fiiller: Bana yardım etmeni rica ediyorum, Sana işi kabul etmeni öneririm.Pouvez-vous m'aider s'il vous plaît ? : Bana yardım edebilir misiniz lütfen ?
Standart bir soru cümlesinde will yardımcı fiili cümle başına gelir: Will you have been drinking?La serveuse lui demande (en japonais dans le texte) : « Vous buvez pour oublier ? ».
Öldürme eyleminin kasıtlı olarak işlenmesi halinde fiil cinayet olarak da tanımlanır.Son exécution sommaire est considérée par eux comme un véritable assassinat.
Partinin Merkez Komitesi 1950'lerin sonuna doğru fiilen tamamen yeniden örgütlendi.Le Comité Central du Parti fut réorganisé à la fin des années 1950.
Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalıdır.Toutefois, il faut justifier d'un intérêt légitime matériel ou moral.
Konmak fiili veya Kon (dağ geçidi) ile alakalı olabilir.Il peut être placé sur un mât ou sur potence (au-dessus de la voie).
Çok yorgunum. (yüklemin sonundaki -dur ek-fiili gizli durumda) Annen miydi, kapıyı çalan?La chaîne au cou (くさりのままの逃亡, Kusari no mama no tōbō?)
İlah Khepra’nın adı da bu fiilden türemiştir.Même le seigneur Gohda ignore ce secret.
Fiil çekimleri dilin esasını meydana getirir.Ramener le langage à son essence.
Üremek fiilinden kaynaklanır.Origine des plantes cultivées.
Kelimenin kökeni Quenya'da olmak fiilidir.Ce nom se traduirait par Lungumá en quenya.
Gezmek fiilinden türemiştir.La promenade des Seines.
Kardinal Richelieu'nun ölümünün ardından Mazarin, Fransa'nın fiili yöneticisi haline geldi.Richelieu étant mort, il s'attache au cardinal Mazarin.
Türkçedeki başlıca yardımcı fiiller etmek, eylemek, olmak, kılmak ve yapmak'tır.Les auxiliaires les plus utilisés sont to be, to do et to have.
2/3 ekim 1990 gece yarısı iki Almanya fiilen birleşti.Celle-ci intervint le 3 octobre 1990 à minuit.
Bunun yanı sıra basit zamanlı fiillerden bileşik zamanlı fiil yapmaya yararlar.Nous ne traiterons, très brièvement, que le cas des systèmes linéaires instationnaires à temps continu.
Depresyon kelimesi köken olarak "aşağı bastırmak" anlamına gelen Latince deprimere fiilinden gelmektedir.Le terme de « depression » en lui-même est dérivé du latin deprimere, « se décourager ».
Kentlere kaçış fiilen kitlesel bir kırsal göçtü.Exode rural vers les villes.
Bu fiil, "ete dönüştürme" anlamına gelmektedir.Il signifie donc littéralement "enlever la viande".
Resmen bir devlet kurulmasa da, Güney Afrika fiilen bağımsız bir idareye kavuştu.Durant cette période, il travaille pour la mise au point d'un gouvernement autonome en Afrique du Sud.
Sözcük, "azıtmak" fiilinden türemiştir.Le «non» l'emporte de justesse.
Üç fiilli bir cümle yaz.Escriba una frase con tres verbos.
Bu cümlenin fiili yok.Es una oración sin verbo.
IBM teknolojisi kısa bir sürede fiili endüstri standardı olmuştur.La tecnología de IBM pronto se convirtió en el estándar de la industria.
Sonuç olarak, bir Dünya Pasaportu ile seyahat fiilen gerçekleşmemiştir.Como resultado, viajar por medio de un pasaporte mundial nunca ha sido fácil.
Bir yıl boyunca, Priscus ve Philip de facto (fiili olarak) III. Gordian'ın saltanat vekili oldular.Durante un año, Prisco y Filipo sirvieron como regentes de facto de Gordiano III.
İkili Birleşik Fiiller.Las dos figuras unidas.
İslam'da fiiller, sebep oldukları sonuçlara göre hüküm alırlar.En el Islam, Alá sabe y ordena cualquier cosa que pasa.
Haber kipi fiillerine -se eki getirilerek yapılır.Ensambla informes personalizados de noticias para ti.
Biraz susabilir misin? •*Edimsel fiiller: Bana yardım etmeni rica ediyorum, Sana işi kabul etmeni öneririm.Alguien dice: "Escucha, ¿puedes hacerme este favor?
Almanca’da önermeli bir (yarım) yan cümle (dass) -dığı, olan gibi fiilimsilerle ifade edilir.En alemán, von (pronunciado ) es una preposición que significa aproximadamente de y del.
Çalmak fiili ile aynı kökten gelir.De la misma raíz es fides.
Sonuç, fiiliyatta kâğıt para rejimine geçmek olmuştur.Es el lugar donde la pasta en suspensión se convierte en papel.
Standart bir soru cümlesinde will yardımcı fiili cümle başına gelir: Will you have been drinking?Estímulo nivel psicológico (Ep): “¿Me invitas a un café?”
Böylece, Fransa fiilen meşrutî bir krallık olmuştu.En ese momento, una Terre Napoléon francesa bien podría haberse convertido en un hecho.
Fiil çekiminde başla-y-an, dinle-y-ince, besle-y-ip, oku-y-acak, dene-y-ecek vb.Cambia a ny- ante vocal y a m- ante -b-, -p-, -v- y ante -w-.
Yapılması istenen fiillere "emr;" terki istenenlere de "nehy" adı verilir.Se llaman a sí mismos los Quendi, que significa los que hablan (llamados así por los Noldor).
Bu tür kullanım Türkçedeki ek-fiillere benzer.Este sistema es similar a los usados en Países Bajos (NL).
Düzenleyici fiiller söz vermek, vadetmek, yemin etmek, tehdit etmek gibi fiiller aracılığıyla belirtilir.A juro: Por obligación, forzado, coaccionado, bajo amenaza.
Yakut dilinde destan anlatmak ise Ologolo- veya Olonholo- fiili ile karşılanır.De ahí la necesidad de traducirlo a acto de lenguaje por medio de símbolos lingüísticos o icónicos.
Yani her fiil aktardığı deneyimin bilgisini kendi içinde taşır.De nuevo, todos los argumentos se basan en los datos que él mismo incluye en su obra.
Yine Moğolcada Halah fiili yakmak demektir.Por la noche se quema una monumental minaría.
Bu durumda fiil "present tense" hâlinde kullanılır: I did post the letters!Continuación: Caracterizado por tener las letras "CONT".
Ösmek fiili, yükselmek, yukarı çıkmak anlamına gelir.Recojamos el símbolo: ¡Subir, subir!.
Partinin Merkez Komitesi 1950'lerin sonuna doğru fiilen tamamen yeniden örgütlendi.Así se creó el Barrio Seré, consolidado a finales de la década del '50.
Biraz susabilir misin? •*Edimsel fiiller: Bana yardım etmeni rica ediyorum, Sana işi kabul etmeni öneririm.Ho chiesto a queste donne di aiutarvi: per favore chiedete il loro consiglio.
Partinin Merkez Komitesi 1950'lerin sonuna doğru fiilen tamamen yeniden örgütlendi.Il Comitato Centrale del partito fu infine riorganizzato alla fine degli anni cinquanta.
Talmak, Dalmak fiilinden gelir.Certamente salirai dalla preda, figlio mio.
Bunalara ek olarak fiilen bağımsız ancak uluslararası alanda tanınmayan bir takım ülkeler de bulunmaktadır.Inoltre, ci sono altri stati de facto indipendenti, ma non riconosciuti internazionalmente.
Bengalce'de, fiiller mastar halde -a veya -wa ile biterler.Gli aggettivi in quenya terminano per la maggior parte in -a o in -ë.
Ancak fiilen resmî belgelerde bile "Naval Service" için de "Royal Navy adı kullanılmaktadır.Nell'uso comune, però, l'intero servizio viene definito come Royal Navy.