Antlaşmaya uygun olarak Bizanslılar, her bir Rus botu için on iki grivna fidye ödediler.根据条约,拜占庭人需为每艘罗斯船支付十二格里夫纳(grivna)。
2008 Temmuz ayında kardeşi Norum, Rivers Eyaleti'nde fidye amaçlı kaçırıldı.2008年7月初,尤保的弟弟諾姆·尤保(Norum Yob) 在河流州首府哈科特港被綁架,要求繳交贖金。
Eğer fidye ödenmezse, köle olarak satılıyorlardı.若是他们没有享有的话,他们早就成为奴隶了。
FBI ve Wiltshire Polisi, saldırıyı ve fidye alma denemesini araştırdı.미국 연방수사국과 윌트셔 경찰관은 이 공격과 해킹 시도를 조사하였다.
Baranov, kalan yerleşimcilerin güvenli dönüşü için 10.000 ruble fidye ödemek zorunda kalmıştır.בראנוב נאלץ לשלם כופר של 10,000 רובל כדי לשחרר את השבויים.
Korsanlar genellikle insanları fidye için kaçırırlardı.לעיתים ההחוצנים טועים בהחזרת החטופים.
CryptoLocker, fidyeci (ransomware) truva atıdır.קריפטולוקר (CryptoLocker) היא תוכנת כופר המופצת כסוס טרויאני.
FBI ve Wiltshire Polisi, saldırıyı ve fidye alma denemesini araştırdı.משטרת וילטשייר וה-FBI התבקשו לחקור את הסחיטה והתקיפה.
Eğer fidye ödenmezse, köle olarak satılıyorlardı.במידה ולא ניתן הכופר, נמכרו החטופים לסוחרי עבדים.
Suphal 400.000 dirhem gümüş fidye ödedikten sonra serbest bırakıldı.שחררו אותם לאחר מכן תמורת כופר של 400,000 טאלרים.
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.ואס רוצה לקבל את הכסף מהורי שבויו ואז למכור אותם לעבדות.
Güvenlik uzmanları, fidye virüsleri ile baş etmek için önleyici tedbirler önermişlerdir.מומחי אבטחה מציעים אמצעי זהירות להתמודדות עם תוכנת כופר.
Fidyesi ödendi ve serbest bırakıldı.Не издава нищо и е освободен.
Eğer fidye ödenmezse, köle olarak satılıyorlardı.Ako otkup ne bi bio plaćen ili ne bi bio ni isplativ, zarobljenici su prodavani nekom trgovcu robljem.
Kaçırmanın amacı ağır bir fidye alarak örgütün maddi sıkıntısını çözmekti.Stresová odpoveď má slúžiť k riešeniu situácie mobilizovaním všetkých síl organizmu.
Baranov, kalan yerleşimcilerin güvenli dönüşü için 10.000 ruble fidye ödemek zorunda kalmıştır.Bizantinski cesar izplača Savojcem 10.000 florintov za vrnitev.
Suphal 400.000 dirhem gümüş fidye ödedikten sonra serbest bırakıldı.Izpuščen je bil šele, ko je plačal odkupnino 400.000 zlatih forintov.
Teröristlerin benden istediği 400 bin lira fidye çok büyük para idi.Jo grobis siekė 400 tūkst. aukso luitų.
Abilerini kaçıranlara bi mesaj yolladılar: "Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.E enviaram uma mensagem aos sequestradores: se querem o resgate venham cá buscá-lo, aqui vos esperamos.
Abilerini kaçıranlara bi mesaj yolladılar: "Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın. Sizi burada bekliyoruz.E inviarono un messaggio ai sequestratori: se volete il riscatto venite qui a prendervelo; vi aspettiamo.
Abilerini kaçıranlara bi mesaj yolladılar: "Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın. Sizi burada bekliyoruz.Și au trimis un mesaj răpitorilor: dacă vreți banii pentru răscumpărare, veniți să-i luați; vă așteptăm aici.
Abilerini kaçıranlara bi mesaj yolladılar: "Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın. Sizi burada bekliyoruz.Y mandaron un mensaje a los secuestradores: si quieren el rescate vengan aquí por él; aquí los esperamos.
Abilerini kaçıranlara bi mesaj yolladılar: "Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın. Sizi burada bekliyoruz.Και έστειλαν ένα μήνυμα στους απαγωγείς: αν θέλετε τα λύτρα ελάτε να τα πάρετε, σας περιμένουμε εδώ.
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.(48:9) дорога цена искупления души их, и не будет того вовек,
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.(49:9) Le rachat de leur âme est cher, Et n`aura jamais lieu;
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Apa pun yang diberikannya tak akan mencukupi; terlalu mahal harga tebusan nyawanya
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.(denn es kostet zuviel, eine Seele zu erlösen; man muß es anstehen lassen ewiglich),
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.En mann kan ikke utløse en bror, han kan ikke gi Gud løsepenger for ham
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Gdyż brata swego nikt żadnym sposobem nie odkupi, ani może dać Bogu okupu jego zaó.
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Hầu cho người được sống mãi mãi, Chẳng hề thấy sự hư nát.
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Hầu cho người được sống mãi_mãi , Chẳng hề thấy sự hư nát .
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Het is onmogelijk om een ander, een broeder, vrij te kopen met geld; om God een losgeld voor hem te betalen.
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.저희 생명의 구속이 너무 귀하며 영영히 못할 것임이라
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Kukaan ei voi veljeänsä lunastaa eikä hänestä Jumalalle sovitusta maksaa.
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.La redención de su vida es muy costosa; se ha de abandonar para siempre el intent
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Men sin broder kan ingen förlossa eller giva Gud lösepenning för honom.
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Nessuno può riscattare se stesso, o dare a Dio il suo prezzo
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Nikto nijakým činom nevykúpi brata, nedá Bohu za neho smierneho
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.(pois a redenção da sua vida é caríssima, de sorte que os seus recursos não dariam;)
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.(predrag namreč je njih duše odkup, zato ga ne zmore vekomaj),
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.- Prisen for hans sjæl blev for høj, for evigt måtte han opgive det - så han kunde blive i Live
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Răscumpărarea sufletului lor este aşa de scumpă, că nu se va face niciodată.
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Senki sem válthatja meg atyjafiát, nem adhat érte váltságdíjat Istennek.
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.Žádný bratra svého nijakž vykoupiti nemůže, ani Bohu za něj dáti mzdy vyplacení,
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.διοτι πολυτιμος ειναι η απολυτρωσις της ψυχης αυτων, και ανευρητος διαπαντος,
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.(Защото толкова скъп е откупът на душата им, Щото всеки трябва да се оставя от това за винаги),
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.ויקר פדיון נפשם וחדל לעולם׃
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.وكريمة هي فدية نفوسهم فغلقت الى الدهر.
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.叫 他 長 遠 活 著 、 不 見 朽 壞 . 因 為 贖 他 生 命 的 價 值 極 貴 、 只 可 永 遠 罷 休
Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.叫 他 長遠 活著 、 不 見朽壞 . 因 為贖 他 生命 的 價值 極貴 、 只 可 永 遠罷休
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın."Ha a váltságdíjatokat akarjátok, gyertek és vegyétek el.
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın."Hvis i vil have jeres løsesum, så kom og hent den.
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın."Jestli chcete výkupné, tak si pro něj přijďte.
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın."Jeżeli chcecie odebrać okup, przyjdźcie po niego.
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın."Jos haluatte lunnasrahat, tulkaa hakemaan ne.
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın."몸값을 원하면 와서 가져가라.
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın.Kom je losgeld maar halen.
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın."Nếu các anh muốn tiền chuộc, hãy tới đây và lấy nó;
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın."Si vous voulez votre rançon venez la chercher.
"Fidyenizi istiyorsanız, gelin alın. Sizi burada bekliyoruz."Jika kalian ingin uang tebusan, datang dan ambillah. kami akan menunggu kalian di sini."