Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Głosili, że Bóg nie stworzył ciemności, ognia ani wody, bowiem istniały one odwiecznie wraz z nim.
Tohum ve fidan ticareti de giderek gelişmektedir.Stopniowo rozwija się handel i przemysł.
Fidanlık yetkilileri yol gösterdi.Wytyczne władz zwierzchnich.
Fidanlık Mahallesi'nde yer alır.Du behövs på Fontänhuset.
Kavak fidanları on beş yılda büyüyüp kesilebilir hale geliyordu.Simca expanderade starkt under femtiotalet.
Ak Ağaç fidanını evinin önüne dikti.Дерево він посадив коло свого будинку.
Bu zarar genç fidanlarda gelişmeyi engeller.При цьому не наносять шкоди молодим рослинам.
Bu zarar genç fidanlarda gelişmeyi engeller.Choroba způsobuje netvárný růst mladých borovic.
Orman fidanlığına gittim.Erdőtarcsán telepedett le.
Ak Ağaç fidanını evinin önüne dikti.A ház előtti téren álló szökőkút szobrát Johs.
Darağacında Üç Fidan, Mayıs 1976'da yayınlandı.Agents of Fortune julkaistiin toukokuussa 1976.
Kavakları köyün tarlasına dikecektik, dikilen fidanlar köyün malı olacaktı.Suunnittelija Konsta Onnela oli kylän omia poikia.
Fakat o yalnızca şeker portakalı fidanı ile konuşur.Τελικά πασπαλίζεται με ζάχαρη άχνη.
Yıllık fidan üretimi 10.000 adettir.Årsproduktionen er er planlagt til at være på 10.000 biler.
Asıl ağaç 1942 yılında ölmüştür fakat palamutlarından yeni bir fidan yetiştirilip aynı yere dikilmiştir.Det originale treet falt i 1942, men et nytt tre ble plantet fra et frø fra det forrige treet på samme sted.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Aku jawab, pada Tuhan, yang menciptakan langit dan bumi.
Ak Ağaç fidanını evinin önüne dikti.Và, có người phỉ báng lá phỉ báng ở phía trước nhà cô ấy.
Kulüp la Fidanzata d'Italia (İtalya'nın sevgilisi) şeklinde de adlandırılmıştır.「イタリアの雷」(le foudre d'Italie)と呼ばれた。
On gün sonra 450 kavak fidanı geldi.那日,浩浩荡荡来了四五十名军官。
İlçemizde Devlet Orman Fidanlığı yeni kurulmuştu.이 무렵 지방 행정의 단위인 샤이어가 형성되었다.
Fidanları imece usulü ile aynı gün belirlediğimiz tarlaya diktik.그들은 캐파가 말한 약속한 날의 아침에 태양을 바라보고 있다.
Fidanlık müdürü çalışmalarımdan haberdardı.הדירקטורים היו מודעים למעשי פישגרו.
Fidanlık Mahallesi'nde yer alır.Настанява се в къщата на Пития.
Kulüp la Fidanzata d'Italia (İtalya'nın sevgilisi) şeklinde de adlandırılmıştır.Još jedan klupski nadimak je La Fidanzata d'Italia (hrv.
Yılda ortalama 7 milyon fidan üretimi yapılmaktadır.Godišnje se proizvede oko 700 milijuna boca vina.
Kulüp la Fidanzata d'Italia (İtalya'nın sevgilisi) şeklinde de adlandırılmıştır.Ďalšou z prezývok je La Fidanzata d'Italia (Priateľka Talianska).
Tohum ve fidan ticareti de giderek gelişmektedir.Postupne sa rozvíjalo plátenníctvo a obchod s dobytkom.
Tohum ve fidan ticareti de giderek gelişmektedir.Tudi v marketingu je Vine vedno bolj v uporabi.
Fidanları alacağımdan emindim.Teka piečiau Sartininkų.
On gün sonra 450 kavak fidanı geldi.Tuo metu čia gyveno apie 450 000 giedančių patinėlių.
Ak Ağaç fidanını evinin önüne dikti.Priešais būstą įrengdavo akmeninę pakylą.
Bu, fidanların kışı geçirebilmeleri için sertleşmelerini sağlayacaktır.Neil on risoom, mis aitab neil üle elada talveperioodi.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.이 배양소에서는 그 10배를 배양할 계획입니다
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.165.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.A mi faiskolánkban ennek a tízszeresét termesztjük majd.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.Dans cette pépinière, nous allons en faire pousser 10 fois plus.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.Di pembibitan ini, kami akan menumbuhkan 10 kali lebih banyak jumlah spesies.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.En este vivero vamos a cultivar 10 veces más ese número de especies.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.In aceasta pepiniera vom creste de 10 ori mai multe specii.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.In deze kwekerij gaan we tien keer zoveel soorten laten groeien.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.In dieser Baumschule, haben wir mehr als 10 mal so viele verschiedene Arten.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.In questa serra, ne cresceremo 10 volte di più.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.Neste berçário, vamos cultivar 10 vezes mais do que esse número de espécies.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.Trong vườn ươm này, chúng tôi sẽ trồng 10 lần hơn con số đó.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.V této školce budeme pěstovat 10x více druhů.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.W tej szkółce będziemy hodować 10 razy więcej.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.В нашия своеобразен разсадник ние ще отглеждаме 10 пъти повече видове.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.Число видов, которые будут разводиться в нашем лесопитомнике, превысит эту цифру в десять раз.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.في هذه الحضانة، سنزرع 10 أضعاف عدد الأنواع.
Bu fidanlıkta, bundan 10 kat daha fazla tür yetiştireceğiz.驚きでしょう?
Bu noktaların her birine, fidan ektik.Bei jedem dieser Punkte haben wir einen Baum gepflanzt.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.Dans chacun de ces points, nous avons planté un arbre.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.Em cada um desses pontos, havíamos plantado uma árvore.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.En cada punto de esos lugares, plantamos un árbol.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.In elk van die puntjes hadden we een boom geplant.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.În fiecare punct plantasem un copac.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.In ognuno di questi punti, abbiamo piantato un albero.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.그 구멍마다 나무를 심었습니다.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.Minden egyes pontba ültettünk egy fát.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.Trên mỗi chấm nhỏ này, chúng tôi đã trồng một cái cây.