Ana içeriğe geç
Sözlük

feryat ile cümle

feryat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Mina fiender drev du på flykten för mig, och dem som hatade mig förgjorde jag.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Mojich nepriateľov si mi dal, aby som im stúpil na šiju, a tých, ktorí ma nenávideli, aby som vyplienil.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Nýbrž dals mi šíji nepřátel mých, abych ty, kteříž mne nenáviděli, vyplénil.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Obzerali sa, ale nebolo spomocníka; volali k Hospodinovi, ale sa im neozval.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Og mine fiender lar du vende mig ryggen, og mine avindsmenn utrydder jeg.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Ohlédali se, ale nebyl, kdo by vysvobodil, k Hospodinu, ale nevyslyšel jich.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Olharam ao redor, mas não houve quem os salvasse; clamaram ao Senhor, mas ele não lhes respondeu.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Ozirali so se, a ni ga bilo, ki bi jih rešil – h GOSPODU, a ni jih uslišal.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Podałeś mi tył nieprzyjaciół moich, abym tych, którzy mię nienawidzą, wykorzenił.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Poglądali, ale nie był wybawiciel; wołali na Pana, ale ich nie wysłuchał.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Se uită în jurul lor, şi nu -i cine să -i scape. Strigă către Domnul dar nu le răspunde!
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Sie rufen-aber da ist kein Helfer-zum HERRN; aber er antwortet ihnen nicht.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Sie sahen sich um, aber da ist kein Helfer, nach dem HERRN; aber er antwortet ihnen nicht.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Sinä ajat minun viholliseni pakoon, ja vihamieheni minä hukutan.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.U zorgde ervoor dat mijn vijanden voor mij op de vlucht sloegen; ik heb hen gedood.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Vpili so, a ni ga bilo, ki bi jih rešil, h GOSPODU so vpili, a ni jim odgovoril.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Zij zochten zonder resultaat naar hulp. Zij riepen tot God, maar Hij weigerde te antwoorden.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Εβοησαν, και ουδεις ο σωζων προς τον Κυριον, και δεν εισηκουσεν αυτων.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Περιεβλεψαν, αλλ' ουδεις ο σωζων εβοησαν προς τον Κυριον, και δεν εισηκουσεν αυτων.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Извикаха, но нямаше избавител, Към Господа, но не ги послуша.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Они взывают, но нет спасающего, – ко Господу, но Он не внемлет им.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.Погледнаха, но нямаше избавител, - Към Господа, но не ги послуша,
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.ישועו ואין מושיע על יהוה ולא ענם׃
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.ישעו ואין משיע אל יהוה ולא ענם׃
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.يتطلعون فليس مخلّص. الى الرب فلا يستجيبهم.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.‎يصرخون ولا مخلّص. الى الرب فلا يستجيب لهم‎.
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.他 們 仰 望 、 卻 無 人 拯 救 、 就 是 呼 求 耶 和 華 、 他 也 不 應 允
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.他 們 仰望 、 卻無人 拯救 、 就是 呼求 耶和華 、 他 也 不 應允
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.他 們 呼 求 、 卻 無 人 拯 救 、 就 是 呼 求 耶 和 華 、 他 也 不 應 允
Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.他 們呼求 、 卻無人 拯救 、 就是 呼求 耶和華 、 他 也 不 應允
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Cominciò a strillare che voleva bloccare il finanziamento.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Er schrie, er werde die Finanzen blockieren.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Gritou que iria bloquear o financiamento.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Hij riep dat hij de financiering zou blokkeren.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Il a hurlé qu'il bloquerait le financement.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.그는 자금 지원을 끊겠다고 했지요.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Ông ta la rằng sẽ ngưng cung cấp tài chính.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Skrzeczał, że odbierze nam pieniądze.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Urla zicând că va bloca finanțarea.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Üvöltötte, hogy leállítja a finanszírozást.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Vociferó que bloquearía el financiamiento.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Vyhrážal sa, že financovanie pozastaví.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Απείλησε πως θα σταματήσει τη χρηματοδότηση.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Він заверещав, що припинить фінансування.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.Он кричал, что урежет финансирование.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.הוא צרח שהוא יחסום את המימון.
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.مهدداً بوقف التمويل
Fonu keseceğine dair feryatlar etti.「何故?」と訊くと
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.A prišli do domu predstaveného synagógy, a videl tam nepokojný ruch, plačúcich a kvíliacich veľmi,
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.A przyszedł do domu przełożonego bóżnicy, i ujrzał tam zgiełk, i płaczące i bardzo narzekające.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.És méne a zsinagóga fejének házához, és látá a zûrzavart, a sok síránkozót és jajgatót.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Giunsero alla casa del capo della sinagoga ed egli vide trambusto e gente che piangeva e urlava
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.In pridejo v hišo načelnikovo, in vidi hrupno zmešnjavo ter da silno jokajo in žalujejo.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.I přišel do domu knížete školy, a viděl tam hluk, ano plačí a kvílí velmi.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Ja he tulivat synagoogan esimiehen taloon; ja hän näki hälisevän joukon ja ääneensä itkeviä ja vaikeroivia.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Khi đã đến nhà người cai nhà hội , Ngài thấy chúng làm om_sòm , kẻ khóc người kêu lớn_tiếng .
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Khi đã đến nhà người cai nhà hội, Ngài thấy chúng làm om sòm, kẻ khóc người kêu lớn tiếng.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.회당장의 집에 함께 가사 훤화함과 사람들의 울며 심히 통곡함을 보시고
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Llegaron a la casa del principal de la sinagoga, y él vio el alboroto y los que lloraban y lamentaban mucho
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Og de komme ind i Synagogeforstanderens Hus, og han ser en larmende Hob, der græd og hylede meget.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod