Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.ערב ובקר וצהרים אשיחה ואהמה וישמע קולי׃
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.مساء وصباحا وظهرا اشكو وانوح فيسمع صوتي.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.我 要 晚 上 、 早 晨 、 晌 午 、 哀 聲 悲 歎 . 他 也 必 聽 我 的 聲 音
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.我 要 晚上 、 早晨 、 晌午 、 哀聲悲歎 . 他 也 必 聽 我 的 聲音
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Dragen bort till Tarsis och jämren eder, I kustlandets invånare.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Drag over til Tarsis og jamrer, I Kystlandets Folk!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Fahret hin gen Tharsis; heulet, ihr Einwohner der Insel!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Far over til Tarsis, jamre eder, I som bor på kysten!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Hãy dời qua Ta-rê-si ; hỡi dân ở gần biển , hãy than_khóc !
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Hãy dời qua Ta-rê-si; hỡi dân ở gần biển, hãy than khóc!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.너희는 다시스로 건너갈지어다 해변 거민아 너희는 슬피 부르짖을지어다
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Menjetek át Tarsisba, és jajgassatok ti partvidék lakói!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Menkää Tarsiiseen; valittakaa, te rantamaan asukkaat.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Merataplah, dan mengungsilah ke Spanyol, hai penduduk pesisir
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Pasad a Tarsis; lamentad, oh habitantes de la costa
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Passai a Társis; uivai, moradores do litoral.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Passate in Tarsis, fate il lamento, abitanti della costa
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Passez à Tarsis, Lamentez-vous, habitants de la côte!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Pojdite na drugo stran v Tarsis; tulite, prebivalci na otoku!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Prejdite do Taršíša, kvíľte, obyvatelia ostrova!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Přepravte se do Tarsu, kvělte obyvatelé ostrovu.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Przeprawcie się przez morze, kwilcie obywatele wyspy!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.şi vor zice: ,,Treceţi la Tarsis, bociţi-vă, locuitori ai ţărmului!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Vlucht naar Tarsis, mannen van Tyrus, en huil onderweg.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Διελθετε εις Θαρσεις ολολυξατε, κατοικοι της νησου.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Заминете в Тарсис; Възридайте, жители на крайморието.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.Переселяйтесь в Фарсис, рыдайте, обитатели острова!
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.עברו תרשישה הילילו ישבי אי׃
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.اعبروا الى ترشيش. ولولوا يا سكان الساحل.
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.推 羅 人 哪 、 你 們 當 過 到 他 施 去 . 沿 海 的 居 民 哪 、 你 們 都 當 哀 號
Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.推羅 人 哪 、 你 們當過 到 他 施去 . 沿海 的 居民 哪 、 你 們都當哀號
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ako vpije nad menoj njiva moja in brazde njene vse vkup jokajo;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,ak volá proti mne moja zem a spolu plačú jej brázdy;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Dacă pămîntul meu strigă împotriva mea, şi dacă brazdele lui varsă lacrămi;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Dersom min aker skriker over mig, og alle dens furer gråter,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ha földem ellenem kiáltott és annak barázdái együtt siránkoztak;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Har min mark höjt rop över mig, och hava dess fåror gråtit med varandra?
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Har min Mark måttet skrige over mig og alle Furerne græde,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jestliže proti mně země má volala, tolikéž i záhonové její plakali,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jeźliż przeciw mnie ziemia moja wołała, a jeźliże z nią społem zagony jej płakały;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jos peltoni huusi minua vastaan ja sen vaot kaikki itkivät,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,언제 내 토지가 부르짖어 나를 책망하며 그 이랑이 일시에 울었던가
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Nếu đất tôi kêu cáo tôi , Các giòng cày nó khóc với nhau ;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Nếu đất tôi kêu cáo tôi, Các giòng cày nó khóc với nhau;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Se a minha terra clamar contra mim, e se os seus sulcos juntamente chorarem;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Seandainya tanah yang kubajak telah kucuri, dan kurampas dari pemiliknya yang sejati
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Se contro di me grida la mia terra e i suoi solchi piangono con essa
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Si ma terre crie contre moi, Et que ses sillons versent des larmes;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Si mi tierra clama contra mí y junto con ella lloran sus surcos
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Wird mein Land gegen mich schreien und werden miteinander seine Furchen weinen;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Αν ο αγρος μου καταβοα εναντιον μου και κλαιωσιν ομου οι αυλακες αυτου,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ако нивата ми вика против мене, И браздите й плачат заедно;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Если вопияла на меня земля моя и жаловались на меня борозды ее;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,אם עלי אדמתי תזעק ויחד תלמיה יבכיון׃
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,ان كانت ارضي قد صرخت عليّ وتباكت اتلامها جميعا
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,我 若 奪 取 田 地 、 這 地 向 我 喊 冤 、 犁 溝 一 同 哭 泣
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,我 若 奪取 田地 、 這地 向 我 喊冤 、 犁溝 一同 哭泣
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.(68:4) Я изнемог от вопля, засохла гортань моя, истомились глаза мои от ожидания Бога моего .
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Affondo nel fango e non ho sostegno; sono caduto in acque profonde e l'onda mi travolge
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Aku berseru-seru sampai letih dan kerongkonganku kering. Mataku perih menantikan bantuan Allahku