Ana içeriğe geç
Sözlük

feryat ile cümle

feryat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.Moab ha sido avergonzado, porque es arrasado. Lamentad y gritad; anunciad junto al Arnón que Moab es destruido
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.Moab prova vergogna, è in rovina; urlate, gridate, annunziate sull'Arnon che Moab è devastato
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.Moáb sa hanbí, lebo je zdrtený. Kvíľte a kričte: Oznámte v Arnone, že Moáb je spustošený!
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.Sramuje se Moab, ker je potrt. Tulite in vpijte, oznanjujte pri Arnonu, da je Moab opustošen.
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.Stydí se Moáb, že jest potřín. Kvělte a křičte, oznamte u Arnon, že hubí Moába.
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.Zawstydzony jest Moab, bo jest potarty; narzekajcie a wołajcie, opowiadajcie w Arnon, że pustoszą Moaba.
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.Ο Μωαβ κατησχυνθη διοτι συνετριβη ολολυξον και βοησον. αναγγειλατε εις Αρνων οτι ο Μωαβ ελεηλατηθη,
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.Моав се посрами, защото е разрушен. Излелекай и викни; Известете в Арнон, че Моав биде запустен.
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.Посрамлен Моав, ибо сокрушен; рыдайте и вопите, объявите в Арноне, что опустошен Моав.
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.הביש מואב כי חתה הילילי וזעקי הגידו בארנון כי שדד מואב׃
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.قد خزي موآب لانه قد نقض. ولولوا واصرخوا اخبروا في ارنون ان موآب قد أهلك.
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.摩 押 因 毀 壞 蒙 羞 . 你 們 要 哀 號 呼 喊 . 要 在 亞 嫩 旁 報 告 、 說 、 摩 押 變 為 荒 場
Moav utandırıldı, darmadağın oldu. Feryat et, haykır! Moavın yıkıldığını Arnon Vadisinde duyur.摩押 因 毀壞 蒙羞 . 你 們要 哀號 呼喊 . 要 在 亞嫩 旁 報告 、 說 、 摩押 變為 荒場
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Da råbte Moses til HERREN: "Hvad skal jeg gøre med dette Folk? Det er ikke langt fra, at de vil stene mig."
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Da ropte Moses til Herren og sa: Hvad skal jeg gjøre med dette folk? Det er ikke langt fra at de stener mig!
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››In vpil je Mojzes h GOSPODU, rekoč: Kaj naj storim s tem ljudstvom? Še malo, pa me bodo s kamenjem posuli.
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››모세가 여호와께 부르짖어 가로되 내가 이 백성에게 어떻게 하리이까 그들이 얼마 아니면 내게 돌질하겠나이다
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Môi-se bèn kêu cầu Ðức Giê-hô-va mà rằng: Tôi phải xử thế nào cùng dân nầy? Thiếu điều họ ném đá tôi!
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Môi-se bèn kêu_cầu Ðức_Giê - hô-va mà rằng : Tôi phải xử_thế nào cùng_dân nầy ? Thiếu_điều họ ném đá tôi !
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Moïse cria à l`Éternel, en disant: Que ferai-je à ce peuple? Encore un peu, et ils me lapideront.
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Moisés clamó a Jehovah diciendo: --¿Qué haré con este pueblo? Poco falta para que me apedreen
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Niin Mooses huusi Herraa ja sanoi: "Mitä minä teen tälle kansalle? Ei paljon puutu, että he kivittävät minut."
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Pelo que Moisés, clamando ao Senhor, disse: Que hei de fazer a este povo? daqui a pouco me apedrejará.
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Tedy volal Mojžíš k Hospodinu, řka: Což mám činiti s tím lidem? Však již tudíž ukamenují mne.
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Toen bad Mozes tot de HERE en smeekte Hem: "Wat moet ik doen?
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Vtedy kričal Mojžiš k Hospodinovi a vravel: Čo mám urobiť tomuto ľudu? Ešte niečo málo, a ukameňujú ma.
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Zawołał tedy Mojżesz do Pana, mówiąc: Cóż mam czynić ludowi temu? blisko tego, że mię ukamionują.
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Και εβοησεν ο Μωυσης προς τον Κυριον, λεγων, Τι να καμω εις τουτον τον λαον; ολιγον λειπει να με λιθοβολησωσι.
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Моисей возопил к Господу и сказал: что мне делать с народом сим? еще немного, и побьют меня камнями.
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››Тогава Моисей извика към Господа казвайки: какво да правя с тия люде? още малко и ще ме убият с камъни.
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››ויצעק משה אל יהוה לאמר מה אעשה לעם הזה עוד מעט וסקלני׃
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››فصرخ موسى الى الرب قائلا ماذا افعل بهذا الشعب. بعد قليل يرجمونني.
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››摩 西 就 呼 求 耶 和 華 說 、 我 向 這 百 姓 怎 樣 行 呢 、 他 們 幾 乎 要 拿 石 頭 打 死 我
Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››摩西 就 呼求 耶和華 說 、 我 向 這百姓 怎 樣 行 呢 、 他 們幾乎 要 拿 石頭 打死 我
O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.그 밤에 바로와 그 모든 신하와 모든 애굽 사람이 일어나고 애굽에 큰 호곡이 있었으니 이는 그 나라에 사망치 아니한 집이 하나도 없었음이었더라
O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.ויקם פרעה לילה הוא וכל עבדיו וכל מצרים ותהי צעקה גדלה במצרים כי אין בית אשר אין שם מת׃
O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.فقام فرعون ليلا هو وكل عبيده وجميع المصريين. وكان صراخ عظيم في مصر. لانه لم يكن بيت ليس فيه ميت.
O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.法 老 和 一 切 臣 僕 、 並 埃 及 眾 人 、 夜 間 都 起 來 了 . 在 埃 及 有 大 哀 號 、 無 一 家 不 死 一 個 人 的
O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.法老 和 一切 臣僕 、 並 埃及 眾人 、 夜間 都 起來 了 . 在 埃及 有 大 哀號 、 無 一 家 不死 一 個 人 的
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.A bűnös, mint ő, Jónás nem sírni és jajgat a közvetlen szabadulásért.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Đối với tội lỗi như ông, Jonah không khóc và kêu la rên siết cho trực tiếp giải thoát.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.För den syndiga som han är, inte gråta Jona inte och klaga för direkt befrielse.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.For dosa seperti dia, Yunus tidak menangis dan meratap untuk langsung pembebasan.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.For hriešny ako je on, Jonáš nemá plakať a nariekať pre priame vyslobodenie.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.For peccatore come lui, Giona non piange e lamento diretto liberazione.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.For syndige som han er, har Jonas ikke græde og jamre for direkte udfrielse.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.For syntinen kuin hän on, Joona ei itke ja valittaa suoraan vapautusta.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Für sündigen, wie er ist, hat Jonah nicht weinen und klagen für die direkte Befreiung.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.그가 같은 죄 들어, 요나가 슬퍼하지 않고 직접 구원 통곡.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Para pecaminoso como ele é, Jonas não para chorar e lamentar direta libertação.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Pentru ca el este păcătos, Iona nu se plânge şi boci pentru eliberarea directe.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Por pecaminosa que sea, Jonás no llora y se lamenta por la liberación directa.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Pour pécheur comme il est, Jonas ne pleureront et se lamenteront à directs délivrance.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Pro hříšný jako on, Jonáš nemá plakat a naříkat pro přímé vysvobození.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Voor de zondige als hij is, doet Jona niet huilen en jammeren voor directe bevrijding.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Za grešni kot je on, Jonah ne jokal in kričijo za neposredno osvoboditev.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Za grzeszne, jakim jest, Jonasz nie płakać i lamentować do bezpośredniego wyzwolenia.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Για την αμαρτωλή όπως είναι, Ιωνάς δεν κλαίνε και θρήνος για την άμεση απελευθέρωση.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Для греховной, как он, Иона не плакать и рыдать для прямого освобождения.
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.Для гріховною, як він, Іона не плакати і ридати для прямого звільнення.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod