fena ile cümle

fena kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kimse hakkında fena söz söylemeyeceksin.Kein Wort reimt sich auf Mensch.
Fena değil.Pas mal.
Fena değil, ama biraz yorgunum.Pas mal, mais je suis un peu fatiguée.
Kimse hakkında fena söz söylemeyeceksin.Personne n'a un mauvais mot à dire sur lui.
Tamam fena değil ama o kadar.Ce n'est pas parfait bien sûr, mais c'est comme ça.
Bunun üzerine Ali Bey fenalık geçirir, günden güne deliliğe gider.Elle l'accuse alors de l'avoir abusée et se lamente des jours durant.
İki kardeş fena kapışırlar.Deux frères tentent de s'en sortir.
Beverly Hills'teki evinin önünde fenalaşan Heavy D, Cedars-Sinai Medical Center'a kaldırıldı.Il est amené depuis Beverly Hills au Cedars-Sinai Medical Center.
Bursa'da Molla Fenârî'nin oğlu Bursa Kadısı Yûsuf Bâlî'den icâzet aldı.Ils avaient accueilli le fils de félon d'Abû Ya`qûb Yûsuf.
Gayet fena şartlar altında Irak'ta Ana El-Aaditha'da ve sonra Irak'ın Anbar bölgesinde yaşadı..L'unité fut déployée lors de la Guerre en Irak à Fallujah puis dans la province d'Anbâr en Irak.
Tad olarak fena değildir.Il est nullement déliquescent.
Galiba çok fena bir şey çektik!Quelque chose de grave se trame !
Profesör Morgenstern'in ise başı fena halde derttedir.Le Dr Morgensten, enfin, est l'objet de toutes les plaisanteries.
Ama veremden muzdaripdi ve sıhhati gayet fena idi.Demir guérit totalement et toute la famille fut heureuse.
O, fena halde azarlanmış görünüyor.Parece ser que lo regañaron muy mal.
Bu fikir fena değil.No está mal esta idea.
Tadı fena değilmiş.No sabe mal.
Bu sırada adada Claire bitkin düşüp fenalaşır ve o sırada kalan sularının çalınmış olduğunu fark ederler.En la isla, Claire se desmaya del agotamiento por calor, y descubren que el agua restante ha sido robada.
Ve dâhi alemde alçak ve denî ve kötü ve fena hiç yoktur.Un poco más y no hay impío.
Kitaplarla aram fena değil.¡No hay nada mejor que los libros!
Tamam fena değil ama o kadar.Eso no fue todo, sin embargo.
Beverly Hills'teki evinin önünde fenalaşan Heavy D, Cedars-Sinai Medical Center'a kaldırıldı.Se desplomó frente a su casa de Beverly Hills y fue llevado al hospital Cedars-Sinai Medical Center.
Kimse hakkında fena söz söylemeyeceksin.Yo no voy a hablar mal de ustedes.
Burada fena olan bunu tespit edip ortaya koymak mı yoksa bunu yapıp çıkar sağlayanlar mı?¿Pueden los ciegos darse vista a sí mismos, o los sordos darse el oído?
2002'de böbrek nakli yapsa da durumu daha da fenalaştı.A pesar de haber recibido un trasplante de riñón en 2002, su salud continuó deteriorándose.
Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.«Too evil to explore» (fee required).
Fena-i mutlak: Bütün varlığından sıyrılarak yok olması.Pandemos: porque lo domina todo.
Hayalet kandı kaderinin çok fena olduğunu ve ölümden sonra bile eziyet çektiğine dair bir şarkı söyler.El espectro se lamenta de su suerte, y canta acerca de cómo se sufre en el más allá.
Bir hatalı davranış ile gitarist fena düşerdi." diyerek zorluklarını anlattı.Es difícil trabajar tocando la guitarra lidiando con el hecho de que eso no mejorará".
Bu sırada adada Claire bitkin düşüp fenalaşır ve o sırada kalan sularının çalınmış olduğunu fark ederler.Sull'isola, Claire ha un colpo di calore e si scopre che l'acqua restante è stata rubata.
Kitaplarla aram fena değil.Non compare nei libri.
İki kardeş fena kapışırlar.I due fratelli sono faccia a faccia.
Otello fena talihine sızlanmaktadır.Arianna si lamenta per il suo cattivo destino.
Bu sırada meyhanedeki çiçekçi kıza fena halde tutulmuştur.Il corrente direttore della libreria è Sreten Ugričić.
Tamam fena değil ama o kadar.Adagio ma non tanto.
Ama veremden muzdaripdi ve sıhhati gayet fena idi.Gli preparava i pasti, lo curava quando era malato».
Ücretler de fena değil.La paga non basta.
Profesör Morgenstern'in ise başı fena halde derttedir.Anche il Commissario Engelhardt è in pericolo...
Buffy Glory'yle karşılaşır ve fena bir yenilgiye uğrar.Buffy affronta Glory ma viene battuta.
Eski adı Fenaçi'dir ama bir süre sonra bu isim değiştirilip 'Yanıkdağ' olmuştur.Fu introdotto da Linneo ma sicuramente tale denominazione era conosciuta fin dall'antichità.
Bir hatalı davranış ile gitarist fena düşerdi." diyerek zorluklarını anlattı.Inoltre ha detto che suonare la chitarra è "molto impegnativo", "lo fai difficile quanto vuoi".
O fikir fena değil.Это неплохая идея.
O fena hareketli.Он страшный непоседа.
Patates salatasına haşlanmış yumurta da konsa hiç fena olmaz.Было бы неплохо добавить варёное яйцо в картофельный салат.
"Azıcık minimalizm fena olmazdı".Их степень неуверенности низкая».
Ve dâhi alemde alçak ve denî ve kötü ve fena hiç yoktur.Ударник относительно легкий, и поэтому не подпружинен.
Buna göre, şehâdet, Allah’ın zâtını müşâhade etmek ve onda fenâ olmaktır.Тому, кто боится Аллаха, Он про­с­тит злодеяния и увеличит награду.
O gece diş ağrısı artan Muhsin Bey fenalaşır.Однажды его начала мучить сильная зубная боль.
Kitaplarla aram fena değil.В книгах отсутствует.
Galiba çok fena bir şey çektik!Он затеял что-то недоброе.
İki kardeş fena kapışırlar.У двух братьев разная судьба.
İşler umduğu gibi gitmeyince fena halde dayak yer.Обычно очень злится, когда что-то происходит не так, как она задумала.
Dördüncü klibi ise "Fenalardayım"dır.Четвертая глава — «Вероятные леса».
Yazar yorumunu şu sözlerle bitirdi: "Asıl oyun fena değildi.Режиссер впоследствии поделился свои ощущениями от работы с Джонсоном: "Он был не так уж плох.
Onu öyle görünce bir süre sonra fenalaşıp Talat da yani Ragıbe Hanım da ölür.Если же кто-то ответит через дверь, через несколько дней он умрет и тоже станет вриколакасом.
Buffy Glory'yle karşılaşır ve fena bir yenilgiye uğrar.Оттуда её забирает Бри, совершая огромную ошибку.
Tamam fena değil ama o kadar.Не больше, но и не меньше этого.
Bu korkunç manzarayı gören Marie Antoinette fenalık geçirerek bayıldı.Мария Анна Виктория страдала депрессией из-за того, что считала себя некрасивой.
Cankurtaran, kadını kayalıklara taşıdı ve fena şekilde yaralandığını gördü” dedi.Охрана их хорошо знала в лицо и пропустила."
Ücretler de fena değil.Это ещё не самые низкие зарплаты.

İlgili Sayfalar