fena ile cümle
fena kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kırmızı fena olmaz.Наверное красный.
Kırmızı fena olmaz.سأختار اللون الأحمر.
Kırmızı fena olmaz.ここが2です。
Kötü değil. Hiç fena değil.나쁘지 않아요. 꽤 괜찮아요.
Kötü değil. Hiç fena değil.לא רע. די טוב.
Kötü değil. Hiç fena değil.ليس سيئاً. جيد جداً.
Kötü değil. Hiç fena değil.そして私の一番お話ししたかった話です
Kredi kartı faizine göre fena değil demiştiniz, değil mi?高く思うかもしれませんが、通常10%代で
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil. Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.A korallzátonyok fele még mindig egészen jó állapotban van, mint egy ékkövekkel kirakott öv a bolygó körül.
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil. Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.De helft van de koraalriffen is nog in behoorlijk goede staat, een juwelengordel om het middel van de planeet.
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil. Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.Hälften av korallreven är fortfarande i hyfsat skick, ett juvelbälte kring vår planets mitt.
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil. Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.Jumătate dintre recifele de corali încă sunt în stare bună, o centură preţioasă în jurul mijlocului planetei.
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil. Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.La moitié des récifs coralliens sont en assez bon état, tel un bijou ceinturant la planète.
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil. Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.Metade dos recifes de coral ainda está em muito boa forma, um cinto de joias no meio do planeta.
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil. Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.Polovica koralnih grebenov je še v dobrem stanju, pas draguljev okoli sredine planeta.
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil. Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.Połowa raf koralowych jest jeszcze w niezłym stanie, i jak klejnot opasują planetę ziemską.
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil. Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.Puolet koralliriutoista on vielä melko hyvässä kunnossa maapallon keskellä kiertävällä timanttivyöhykkeellä.
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil.지구의 아름다운 보석 벨트, 적도 부근에는
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil.La mitad de los bancos de coral todavía están en buena forma.
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil.Половина коралловых рифов всё ещё в хорошем состоянии,
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil.כמחצית משוניות האלמוגים עדיין במצב טוב,
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil.نصف الجزر المرجانية ما تزال في حالة جيدة،
Mercan kayalıklarının yarısı hâlâ hiç fena durumda değil.地球の真ん中に美しいベルトをかけています
Meyve sineklerine ağır metal verince, sinir sistemlerini fena, hem de çok fena bozuyordu.초파리가 중금속을 먹으면 신경구조가 심하게 손상된다는 것이었어요.
Meyve sineklerine ağır metal verince, sinir sistemlerini fena, hem de çok fena bozuyordu.אם מאכילים זבובי-פירות במתכות כבדות -- זה ממש, ממש פוגע במערכת העצבים.
Meyve sineklerine ağır metal verince, sinir sistemlerini fena, hem de çok fena bozuyordu.عندما تطعم الحشرات معادن ثقيله - حتى تسبب اعتلالا في جهازها العصبي.
Meyve sineklerine ağır metal verince, sinir sistemlerini fena, hem de çok fena bozuyordu.脊髄は断続的になり 神経はごちゃごちゃになっていました
Nam Jeong Woo şu anda da fena durumda değil.A jelenlegi Nam Jung Woo-nak nagyon megfelel, amit most csinál.
Nam Jeong Woo şu anda da fena durumda değil.L'actuel Nam Jung Woo se porte plutôt bien comme il est.
Nam Jeong Woo şu anda da fena durumda değil.Ο Ναμ Τζονγκ Ου αυτή τη στιγμή δεν τα πάει και τόσο άσχημα.
Nam Jeong Woo şu anda da fena durumda değil.نام جونغ وو حاليا ليس بذلك السوء
- Nasılsın? - Fena değil.- Voy tirando.
- Nasılsın? - Fena değil.?מה שלומך .לא רע -
- Nasılsın? - Fena değil.كيف حالك؟ ليس سيئ جدا
-Nasılsın? -Fena hastayım.-Jag är jätte-jättesjuk.
-Nasılsın? -Fena hastayım.-Jag är jätte-jättesjuk.
-Nasılsın? -Fena hastayım.-Jak Vám je? -je mi fakt blbě.
-Nasılsın? -Fena hastayım.몸좀 어때? / 정말 좋지 않아요
-Nasılsın? -Fena hastayım.- Πώς είσαι; - Είμαι πολύ άρρωστος.
-Nasılsın? -Fena hastayım.?מה שלומך- .אני ממש חולה-
-Nasılsın? -Fena hastayım.كيف حالك؟ - أنا مريض جدا -
-Nasılsın? -Fena hastayım.じゃあ なぜ握手を?
O kadar fena da değil. (Gülüşmeler)Ik vind dat niet zo'n slechte deal. .
O kadar fena da değil.Ich denke nicht, dass das ein so schlechter Deal ist.
O kadar fena da değil.Jeg synes ikke det er så dårlig en deal.
O kadar fena da değil.Je ne crois pas que ce soit une si mauvaise affaire.
O kadar fena da değil.생각하면 그다지 나쁜 거래는 아니라는 생각이 들더군요.
O kadar fena da değil.Não creio que seja uma coisa assim tão má. (Risos)
O kadar fena da değil.Nem hiszem, hogy olyan rossz üzlet lenne.
O kadar fena da değil.No me parece mala compra.
O kadar fena da değil.Nu cred că e o afacere aşa de rea.
O kadar fena da değil.Podle mě to není zas tak špatná koupě.
O kadar fena da değil.Saya pikir ini bukan hal yang buruk.
O kadar fena da değil.To chyba nie taki zły układ.
O kadar fena da değil.Tôi nghĩ đổi chác như vậy là không tệ đâu.
O kadar fena da değil.Δεν νομίζω ότι ήταν κακή η προσφορά που παίρνεις.
O kadar fena da değil.Мисля, че не е чак толкова лоша сделка.
O kadar fena da değil.Так что думаю, она того стоит.
O kadar fena da değil.אני לא חושב שזאת עסקה כל כך גרועה.
O kadar fena da değil.لا أعتقد أنها صفقة سيئة الى هذا الحد