fena ile cümle
fena kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlk koruyucu ailesi, kustuğu için Genie'yi fena halde cezalandırmışlardı.この体験の心の傷は余りに大きく、ジーニーは 結局小児病院に戻った。
-İngilizce olacak. -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.- I'm so fucking tired of cameras and fucking press conferences and fucking cameras..
-İngilizce olacak. -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.영어로 진행되는거야 / 그냥 거지같은 카메라가 싫어
-İngilizce olacak. -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi..זה באנגלית- .כל-כך פאקינג נמאס לי ממצלמות
-İngilizce olacak. -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.إنها باللغة الإنجليزية - كرهت من الكاميرات -
-İngilizce olacak. -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.- でたらめだ! - 落ち着け 最後だ
İnsanların sorunu şu... düşündüğüm gibi hareket etmediğinizde fena öfkeleniyorum.Algo típico de vocês, humanos, é... ... enfurece-me quando não agem da forma que eu pensava que agiriam.
İnsanların sorunu şu... düşündüğüm gibi hareket etmediğinizde fena öfkeleniyorum.Der er noget med jer mennesker ... Jeg bliver vred, når I ikke gør, som jeg forventer.
İnsanların sorunu şu... düşündüğüm gibi hareket etmediğinizde fena öfkeleniyorum.Det är nåt med er människor... Jag blir arg när ni inte gör som jag planerar.
İnsanların sorunu şu... düşündüğüm gibi hareket etmediğinizde fena öfkeleniyorum.Doprowadza mnie do szału, kiedy nie zachowujecie się zgodnie z oczekiwaniami.
İnsanların sorunu şu... düşündüğüm gibi hareket etmediğinizde fena öfkeleniyorum.La cosa che mi fa infuriare di voi umani è quando non vi comportate nel modo in cui mi aspettavo.
İnsanların sorunu şu... düşündüğüm gibi hareket etmediğinizde fena öfkeleniyorum.Lo que disgusta de los humanos... ...es que no actuéis como yo esperaba.
İnsanların sorunu şu... düşündüğüm gibi hareket etmediğinizde fena öfkeleniyorum.Te ihmiset... Minua raivostuttaa, kun ette käyttäydy odotusten mukaan.
İnsanların sorunu şu... düşündüğüm gibi hareket etmediğinizde fena öfkeleniyorum.Το θέμα με εσάς τους ανθρώπους... ...είναι ότι με εξοργίζετε όταν δεν κάνετε αυτό που περιμένω!
İnsanların sorunu şu... düşündüğüm gibi hareket etmediğinizde fena öfkeleniyorum.Но с вами, людьми, проблема вот в чём: меня бесит, если вы поступаете не так, как я думал.
Isak Akerman-- bir başbakan için fena bir isim değil.Isaac Ackerman... ça sonnerait bien pour un président du Conseil !
Isak Akerman-- bir başbakan için fena bir isim değil.Isak Åkerman, det är inget dåligt namn på en statsminister.
Isak Akerman-- bir başbakan için fena bir isim değil.Isak Åkerman ei ole hassumpi nimi pääministerille.
Isak Akerman-- bir başbakan için fena bir isim değil.Isak Akerman, kein schlechter Name für einen Premierminister.
Isak Akerman-- bir başbakan için fena bir isim değil.Isak Akerman, kein schlechter Name für einen Premierminister.
Isak Akerman-- bir başbakan için fena bir isim değil.Isak Akerman.. no es un mal nombre para un Primer Ministro.
Isak Akerman-- bir başbakan için fena bir isim değil. Ya kız olursa.Isak Akerman... nu e un nume rãu pentru un prim-ministru. ªi dacã e o fatã?
['İş bir adamı 3 büyük fenalıktan kurtarır: bıkkınlık, ahlaksızlık ve muhtaçlık.' - Voltaire]["El trabajo salva al hombre de tres grandes males: el aburrimiento, el vicio y la necesidad". - Voltaire]
['İş bir adamı 3 büyük fenalıktan kurtarır: bıkkınlık, ahlaksızlık ve muhtaçlık.' - Voltaire]["Munca ține departe de noi trei mari rele: plictiseala, viciul și nevoia." - Voltaire]
['İş bir adamı 3 büyük fenalıktan kurtarır: bıkkınlık, ahlaksızlık ve muhtaçlık.' - Voltaire][... o tédio, o vício e a necessidade]
['İş bir adamı 3 büyük fenalıktan kurtarır: bıkkınlık, ahlaksızlık ve muhtaçlık.' - Voltaire]["Работата спасява човека от три големи злини: скука, порок, и нужда." -- Волтер]
- İyi görünüyor muyum? - Fena değilsin.Egy kicsit bizserget.
- İyi görünüyor muyum? - Fena değilsin.- Nu e totul rău.
- İyi görünüyor muyum? - Fena değilsin. Sadece sızlama.Ça picote un peu.
- İyi görünüyor muyum? - Fena değilsin. Sadece sızlama.هل يبدو هذا جيداً؟ ليس سيئاً جداً إنه صعب نوعاً ما
- İyi görünüyor muyum? - Fena değilsin.- Se ti zdi v redu?
- İyi görünüyor muyum? - Fena değilsin.Tidak buruk.
- İyi görünüyor muyum? - Fena değilsin.Клизма, голяма работа.
- İyi görünüyor muyum? - Fena değilsin..הציקלופית הזאת מעצבנת אותי
- İyi görünüyor muyum? - İyi görünüyor muyum? - Fena değilsin.- Fantastisch, nou goed? 't Kriebelt best lekker.
İyiyiz. Emin misin? Fena isabet almışa benziyorsunuz.Okei, mennään ja törmätään heihin
Jack: Evet, fena değil. >> Adam: Bir yudum ister misin?잭: 예, 그럭저럭이요. 남자: 한 모금 마실래?
Jack: Evet, fena değil. >> Adam: Bir yudum ister misin?جاك: بلى، بخير. الرجل: أتريد جرعة؟
Jack: Evet, fena değil. >> Adam: Bir yudum ister misin?ジャック: もらうよ
Jack: Evet, fena değil. >> Adam:Jack: có, không xấu. người đàn ông:
Jack: Evet, fena değil. >> Adam:- Ja, nicht schlecht.
Jack: Evet, fena değil. >> Adam:- Ouais, ça va.
Kahretsin, bunları fena halde tersine çevirdin.Całkiem to pomieszałeś.
Kahretsin, bunları fena halde tersine çevirdin.Du har lagt det hele hulter til bulter.
Kahretsin, bunları fena halde tersine çevirdin.Du har vänt alla huller om buller.
Kahretsin, bunları fena halde tersine çevirdin.Ena! Deste a volta a isto como se fosses louco.
Kahretsin, bunları fena halde tersine çevirdin. İşte bu olabilir!Sekoitit nämä oikein kunnolla.
Kahretsin, bunları fena halde tersine çevirdin.Ma guarda come le hai fatte volare via.
Kahretsin, bunları fena halde tersine çevirdin.Ya está bien. ¡Lo has desmontado todo!
Kahretsin, bunları fena halde tersine çevirdin.Τα ανακάτεψες τελείως.
Kahretsin, bunları fena halde tersine çevirdin.Надо же, как ты их перемешала.
Kırmızı fena olmaz.빨강이 좋겠군요.
Kırmızı fena olmaz.Magari lo faccio in rosso.
Kırmızı fena olmaz.Màu đỏ
Kırmızı fena olmaz.Może czerwonego.
Kırmızı fena olmaz.Možno pojdem s červenou.
Kırmızı fena olmaz.Sagen wir mal dies ist -1
Kırmızı fena olmaz.Talán pirossal csinálom.
Kırmızı fena olmaz.Talvez que eu vou com vermelho.
Kırmızı fena olmaz.Vezmu červenou.