fena ile cümle

fena kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O kadar fena da değil.(笑)
Oldukça fena bir durumdu.Bolo to naozaj zúfalé.
Oldukça fena bir durumdu.Era uma vida bem desgraçada.
Oldukça fena bir durumdu.IJs in mijn koelbox smolt binnen het uur, en het was vrij ellendig.
Oldukça fena bir durumdu.이건 정말 끔찍했어요.
Oldukça fena bir durumdu.Nyomorult egy helyzet volt.
Oldukça fena bir durumdu.וזה היה די מאמלל...
Oldukça fena bir durumdu.وكان الأمر فظيع للغاية.
Oldukça fena bir durumdu.アパートが借りられず
Önce, %25 faiz aslında fena değil diye düşünebilirsiniz.25%というと、クレジットカードに比べ、
Önce, %25 faiz aslında fena değil diye düşünebilirsiniz.Z początku powiecie: "Nie jest tak źle, odsetki 25%.
Önce, %25 faiz aslında fena değil diye düşünebilirsiniz.С первого взгляда кажется, что это неплохо, 25% по кредиту.
Onda fena bir azar işiteceğim.-där nån kommer att skrika åt mig.
Onda fena bir azar işiteceğim.-ja saan varmasti haukut.
Onda fena bir azar işiteceğim.- til at nogen vil råbe ad mig.
O ne? Fena değil.悪くないでしょう?
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Estaba tan enojado con ellos por el reportaje que no les había dicho lo que estaba haciendo.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Ich hatte denen nichts gesagt, weil ich von der Story, die sie herausgebracht hatten, so enttäuscht war.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.I had ze niet verteld wat ik aan het doen was, omdat hun verhaal me zo dwars zat.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.왜냐하면 저는 타임 매거진이 보도한 내용이 마음에 들지 않았기 때문에 그들에게 제가 했던 일을 이야기하지 않았어요.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Nie powiedziałem im wcześniej, co robiłem, bo byłem niezadowolony z opublikowanej przez nich historii..
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Nu le spusesem nimic din ce făceam, deoarece eram foarte supărat din cauza articolului pe care-l publicaseră.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Tôi đã không cho họ biết việc tôi làm, vì tôi thất vọng với câu chuyện họ đăng.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Μιας και δεν τους είχα πει τι συνέβαινε, καθώς ήμουν τόσο απογοητευμένος με το άρθρο που είχαν εκδόσει.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Защото не бях им казал какво правя, бях толкова разстроен от историята, която бяха публикували.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Я ведь им не рассказывал, чем там занимался, из-за того, что был расстроен статьей, которую они написали.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.כי לא אמרתי להם מה אני עושה, בכלל שכל כך כעסתי על הסיפור שהם פרסמו.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.لأنني لم أخبرهم بما كنت أفعله، لأنني كنت في شدة الضيق من القصة التي نشروها.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.動転もしました とにかく韓国のヒョンスクの村に戻りました
Oo, fena değil.Bel lavoro, complimenti.
Oo, fena değil.Ei hullumpaa.
Oo, fena değil.Ikke dårligt.
Oo, fena değil.Inte illa.
Oo, fena değil.Nada mau.
Oo, fena değil.Nieźle.
Oo, fena değil.No está mal.
Oo, fena değil.Καθόλου άσχημα.
Oo, fena değil.Неплохо.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Jesteśmy tak twardzi... że nie chcemy przyznać, że piekielnie nas boli w klatce piersiowej.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.왜냐하면 우리는 아주 용감하니까요. 우리는 아~주 용감한 사람들이잖아요. 그래서 무지막지하게 아픈 흉통이 있다는 것도 인정하기가 싫은 거겠지요.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Noi siamo molto coraggiosi, e non vogliamo ammettere che ho un dannatissimo dolore al petto.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Nous sommes très courageux. et nous ne voulons pas admettre qu'on a un mal de chien à la poitrine.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Somos muito corajosos e não queremos reconhecer que temos uma dor terrível no peito.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Somos muy valientes, y no queremos admitir que estoy sintiendo un dolor del infierno en el pecho.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Suntem foarte curajoşi, şi nu vrem să recunoaştem că avem o durere de piept dată naibii.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Wir sind sehr mutig, wir wollen nicht zugeben, dass unsere Brust höllisch wehtut.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Много сме смели и не искаме да признаем -- имам адска болка в гърдите.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.Мы очень храбры и не хотим признавать, что в груди у нас адская боль.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.כי אנחנו מאוד גיבורים. אנחנו גיבורים מאוד. ואנחנו לא רוצים להודות שאנחנו סובלים מכאב נוראי בחזה.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.لأننا شجعان للغاية. نحن في غاية الشجاعة ، ونحن لا نريد أن نعترف بأنني أعاني ألم في الصدر شديد
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.胸にひどい痛みがあっても それを認めたいと思いません 患者のうち25%近くは症状がまったくありません
O zaman bu da 1/3'e eşit olacaktır. Hiç de fena değil.Det her er altså lig med 1 over 3. .
Profesör Yo'dan, "Fena Tutkular"... ...değil...Yo professzornőtől a Bűnös vágyakozás. Nem is ez...
Profesör Yo'dan, "Fena Tutkular"... ...değil..."Οι Κακές Επιθυμίες της Καθηγήτριας" ...δεν είναι.
Profesör Yo'dan, "Fena Tutkular"... ...değil...الرغبات الشريرة لاستاذة انتى ليس هذا
Reich'in komutanıyım! Az bilinen bir gerçek olsa da mikrofonda da çok fenayım!Comandante del Terzo Reich! piccola curiosità nota: sono anche un fenomeno al microfono!
Sana fena halde bağlandı.Bardzo cię polubiła.
Sana fena halde bağlandı.Ela apegou-se completamente a si.
Sana fena halde bağlandı.Hän on kiintynyt sinuun.
Sana fena halde bağlandı.Hon är så fäst vid dig.

İlgili Sayfalar