Ana içeriğe geç
Sözlük

felaket ile cümle

felaket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kötüler için felaket, Haksızlık yapanlar için bela değil mi?豈 不 是 禍 患 臨 到 不 義 的 、 災 害 臨 到 作 孽 的 呢
Kötüler için felaket, Haksızlık yapanlar için bela değil mi?豈 不 是 禍患臨 到 不 義 的 、 災害臨 到 作孽 的 呢
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Aber wird einer nicht die Hand ausstrecken unter Trümmern und nicht schreien vor seinem Verderben?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Contudo não estende a mão quem está a cair? ou não clama por socorro na sua calamidade?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Dar cel ce se prăbuşeşte nu-şi întinde mînile? Cel în nenorocire nu cere ajutor?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.De a roskadóban levõ ne nyujtsa-é ki kezét? Avagy ha veszendõben van, ne kiáltson-é segítségért?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Dog, mon den druknende ej rækker Hånden ud og råber om Hjælp, når han går under?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Heb ik soms de noodlijdenden niet geholpen, wanneer zij om hulp schreeuwden?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Jistě žeť nevztáhne Bůh do hrobu ruky, by pak, když je stírá, i volali.
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.그러나 사람이 넘어질 때에 어찌 손을 펴지 아니하며 재앙을 당할 때에 어찌 도움을 부르짖지 아니하겠는가
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Len že či nevystrie človek ruky i v rumoch; aj keď hynie, preto len kričí o pomoc.
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Mais celui qui va périr n`étend-il pas les mains? Celui qui est dans le malheur n`implore-t-il pas du secours?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Ma qui nessuno tende la mano alla preghiera, né per la sua sventura invoca aiuto
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Mengapa Kau menyerang orang yang celaka, yang tak dapat berbuat apa pun kecuali mohon iba
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Men skulle man vid sitt fall ej få sträcka ut handen, ej ropa efter hjälp, när ofärd har kommit?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Mutta eikö saisi hukkuessaan kättänsä ojentaa tahi onnettomuudessa apua huutaa?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Sin embargo, ¿no extenderá su mano el que está en la ruina? ¿No clamará a él en su infortunio
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Toda ne iztegne li kdo roke svoje, ko pada? in če kdo gine, ne vpijejo li za pomoč?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Wszakże na grób nie ściągnie ręki swej, a gdy ich niszczyć będzie, wołać nie będą.
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Αλλα δεν θελει εκτεινει χειρα εις τον ταφον, εαν κραζωσι προς αυτον οταν αφανιζη.
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Верно, Он не прострет руки Своей на дом костей: будут ли они кричатьпри своем разрушении?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.Обаче в падането си човек няма ли да простре ръка, Или да нададе вик в бедствието си?
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.אך לא בעי ישלח יד אם בפידו להן שוע׃
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.ولكن في الخراب ألا يمد يدا. في البليّة ألا يستغيث عليها
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.然 而 人 仆 倒 、 豈 不 伸 手 . 遇 災 難 、 豈 不 求 救 呢
‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz, Felakete uğrayıp yardım istediğinde.然而 人仆倒 、 豈 不 伸手 . 遇災難 、 豈 不 求救 呢
Memelilerin çağı vardı ve gerçekten de 250 milyon yıl önce başlamıştı... ve sonra bir felaket oldu.포유류의 시대가 진정으로 시작된 겁니다. 2억 5천만년 전에 말이죠, 그러고 나서 재앙이 있게된 겁니다.
Memelilerin çağı vardı ve gerçekten de 250 milyon yıl önce başlamıştı... ve sonra bir felaket oldu.Epoca mamiferelor începuse cu adevărat 250 milioane de ani în urmă... ... și apoi o catastrofă s-a petrecut.
Memelilerin çağı vardı ve gerçekten de 250 milyon yıl önce başlamıştı... ve sonra bir felaket oldu.Era ssaków na dobre nastała 250 milionów lat temu... ...a potem nastąpiła katastrofa.
Memelilerin çağı vardı ve gerçekten de 250 milyon yıl önce başlamıştı... ve sonra bir felaket oldu.L'era dei mammiferi era completamente iniziata 250 milioni di anni fa ... ... e quindi accadde una catastrofe.
Memelilerin çağı vardı ve gerçekten de 250 milyon yıl önce başlamıştı... ve sonra bir felaket oldu.Nisäkkäiden aika alkoi tosiaan 250 miljoonaa vuotta sitten ... ... ja sitten katastrofi tapahtui.
Memelilerin çağı vardı ve gerçekten de 250 milyon yıl önce başlamıştı... ve sonra bir felaket oldu.Tuổi của chúng chỉ thật sự được tính từ 250 triệu năm về trước... ....và rồi một thảm họa xảy ra.
Memelilerin çağı vardı ve gerçekten de 250 milyon yıl önce başlamıştı... ve sonra bir felaket oldu.Ерата на бозайниците наистина е започнала преди 250 милиона години... ...и тогава се е случила катастрофа.
Memelilerin çağı vardı ve gerçekten de 250 milyon yıl önce başlamıştı... ve sonra bir felaket oldu.Эра млекопитающих началась в полной мере 250 миллионов лет назад... ...а потом произошла катастрофа.
Memelilerin çağı vardı ve gerçekten de 250 milyon yıl önce başlamıştı... ve sonra bir felaket oldu.עידן היונקים באמת ממש החל לפני 250 מליון שנה... ...ואז התרחשה קטסטרופה.
Memelilerin çağı vardı ve gerçekten de 250 milyon yıl önce başlamıştı... ve sonra bir felaket oldu.لقد بدأ فعلا ويقينا عصر الثدييات منذ 250 مليون سنة ... ثم وقعت كارثة.
Memelilerin çağı vardı ve gerçekten de 250 milyon yıl önce başlamıştı... ve sonra bir felaket oldu.始まったのも束の間 大変動が起きたのです 次に来たのは恐竜の時代です
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Az ezredforduló - hatalmas katasztrófa.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Błąd tysiąclecia - straszliwa katastrofa.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Bug-ul mileniului -- dezastru teribil.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Căn bệnh thế kỷ, một tai họa thật khủng khiếp.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Das Jahr-2000-Problem -- furchtbare Katastrophe.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.De millennium-bug -- vreselijke ramp.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.El error del milenio, desastre terrible.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Il millenium bug -- disastro terribile.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Le bug de l'an 2000 -- une terrible catastrophe.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Millenniumbuggen - fruktansvärd katastrof.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.O bug do milénio — um desastre terrível! (Risos)
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Počítačová chyba pri prelome tisícročia -- strašná pohroma.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Počítačový problém roku 2000. Hrozná katastrofa.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.밀레니엄[Y2K: 번역주] 버그. 끔찍한 재앙이죠.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Ο ιός της χιλιετίας -- τρομερή καταστροφή.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Компютърният "Проблем 2000" -- ужасно бедствие.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.Помилка 2000 - жахлива катастрофа.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket."Проблема 2000" — ужасное бедствие.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.באג שנת אלפיים -- אסון נוראי
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.علّة الألفية -- كارثة رهيبة.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.ひどい災難でしたね この小さな緑の山は
Moavın yıkımı yakında geliyor, Uğrayacağı felaket hızla yaklaşıyor.A calamidade de Moabe está perto e muito se apressa o seu mal.
Moavın yıkımı yakında geliyor, Uğrayacağı felaket hızla yaklaşıyor.Blisko jest zginienie Moabowe, i przyjdzie; a nieszczęście jego prędko się pospieszy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod