Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.«Per la sventura, disprezzo», pensa la gente prosperosa, «spinte, a colui che ha il piede tremante»
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Pochodně zavržená jest (podlé smýšlení člověka pokoje užívajícího) ten, kterýž jest blízký pádu.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ten, co jest upadku bliski, jest pochodnią wzgardzoną człowiekowi, według myśli pokoju zażywającemu.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Turvassa olevan mielestä sopii onnettomuudelle ylenkatse; se on valmiina niille, joiden jalka horjuu.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ulykken fortjener bare forakt efter de trygges mening; forakt venter dem hvis fot vakler.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.und ist ein verachtet Lichtlein vor den Gedanken der Stolzen, steht aber, daß sie sich daran ärgern.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Zij die in welvaart leven, maken degenen belachelijk die maar net het hoofd boven water kunnen houden.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ο κινδυνευων να ολισθηση με τους ποδας ειναι εις τον στοχασμον του ευτυχουντος ως λυχνος καταπεφρονημενος.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Так презрен по мыслям сидящего в покое факел, приготовленный для спотыкающихся ногами.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Тоя, чиито нозе са близо до подхлъзване, Е като презрян светилник в мисълта на благополучния.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.לפיד בוז לעשתות שאנן נכון למועדי רגל׃
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.للمبتلي هوان في افكار المطمئن مهيّا لمن زلت قدمه.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.安 逸 的 人 心 裡 藐 視 災 禍 . 這 災 禍 常 常 等 待 滑 腳 的 人
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.安逸 的 人心裡藐視災禍.這災禍 常常 等待 滑腳 的 人
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?Ha megharsan a kürt a városban, nem riad-é meg a nép? Vajjon lehet-é baj a városban, a mit nem az Úr szerezne?
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?성읍에서 나팔을 불게 되고야 백성이 어찌 두려워하지 아니하겠으며 여호와의 시키심이 아니고야 재앙이 어찌 성읍에 임하겠느냐
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?Mon der stødes i Horn i en By, uden Folk farer sammen? Mon Ulykke sker i en By, uden HERREN står bag?
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?אם יתקע שופר בעיר ועם לא יחרדו אם תהיה רעה בעיר ויהוה לא עשה׃
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?ام يضرب بالبوق في مدينة والشعب لا يرتعد. هل تحدث بلية في مدينة والرب لم يصنعها.
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?城 中 若 吹 角 、 百 姓 豈 不 驚 恐 呢 。 災 禍 若 臨 到 一 城 、 豈 非 耶 和 華 所 降 的 麼
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?城中 若 吹角 、 百姓 豈不驚恐呢 。 災禍 若 臨到 一 城 、 豈非 耶和華 所 降 的 麼
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Bizonyára közös érdekünk, hogy a legjobbat hozzuk ki ebből.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Ciertamente hay un tema común sobre la necesidad de tomar momento con esto.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Có 1 chủ đề chung về nhu cầu tạo ra bước ngoặt từ đây.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Er is zeker een gemeenschappelijk thema om van de nood een deugd te maken.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Esiste certamente un tema comune sul bisogno di sfruttare la situazione.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Este cu siguranţă o temă comună să profităm de acest moment.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Hier gibt es sicherlich einen gemeinsamen Tenor, aus all diesen Geschehnissen den einen Moment zu machen.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.이 상황을 극복할 수 있는 기회를 잡을 필요성에 대해 우리가 공통적으로 할 이야기 거리가 분명히 있습니다.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.La nécessité de saisir cette occasion a clairement été un thème récurrent.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Rozhodne ide o spoločnú tému o využití tohto okamžiku.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Rozhodně jde o společné téma o využití tohoto okamžiku.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Ten temat się powtarza, należy ją wykorzystać.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Tentunya terdapat tema yang sama tentang kebutuhan untuk keluar dari sini.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Yhteisenä aiheenamme on varmasti muutosvoiman tarve.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Необходимо вынести из этого урок - многие с этим согласны.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Определно има една обща тема, за необходимоста да се възползваме от това.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.יש בהחלט נימה מוכרת בצורך למנף את המצב הזה לחיוב
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.وبكل الحس الوطني التام التي تحتاجها هذه اللحظة للخروج من هذه الازمة
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.以前にも海洋掘削のときに経験があります
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.我哋當然都有句口頭襌 話需要利用時機
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Był z pewnością obawia się, że ogólny katastrofy złamie się nad nim w każdym chwilę i czekał.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Ciertamente era miedo de que un desastre general se rompería por encima de él en cualquier momento, y esperó.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Dia pasti takut bahwa bencana umum akan istirahat di atasnya pada setiap saat, dan ia menunggu.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.El a fost cu siguranţă teamă că un dezastru general, s-ar rupe peste el la orice moment, şi el aşteptat.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Era certamente paura che un disastro generale si rompono su di lui in qualsiasi momento, e attese.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Hän varmasti pelkäsi, että yleinen katastrofi rikkoisi hänen päälleen milloin tahansa hetki, ja hän odotti.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Hij was zeker bang dat een algemene ramp zou over hem heen te breken op elk gewenst moment, en hij wachtte.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Il était certainement peur qu'une catastrophe générale serait briser sur lui à tout moment, et il attendit.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.그는 확실히 일반적인 재해가 어떤에서 그를 통해 휴식 까봐 두려웠다 순간, 그는 기다렸다.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.On bol určite strach, že by porušila všeobecne katastrofa nad ním kedykoľvek moment, a on čakal.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.On byl jistě strach, že by porušila obecně katastrofa nad ním kdykoliv moment, a on čekal.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.On je bil zagotovo strah, da bo splošna nesreča odmor nad njim na kateri koli trenutku, in je čakal.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Ő természetesen attól, hogy egy általános katasztrófa lenne szünet felette bármely pillanatban, és várt.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Ήταν σίγουρα φοβούνται ότι μια γενική καταστροφή θα σπάσει πάνω του σε οποιοδήποτε στιγμή, και περίμενε.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Він, звичайно, бояться, що загальне лихо порушить над ним у будь- момент, і він чекав.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Он, конечно, боятся, что общее бедствие нарушит над ним в любое момент, и он ждал.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Той е със сигурност се страхуват, че общо бедствие ще се счупят над него по всяко момент, и той чакаше.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.הוא היה בהחלט חושש אסון כללי ישבור עליו בכל רגע, והוא חיכה.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.بالتأكيد كان خائفا من ان كارثة عامة وكسر عليه في أي لحظة ، وانه انتظر.