Ana içeriğe geç
Sözlük

felaket ile cümle

felaket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.我 造光 、 又 造 暗 . 我 施 平安 、 又 降 災禍 . 造作 這 一切 的 是 我 耶和華
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.A že muži Izraelští obrátili se, i zděšeni jsou muži Beniamin, nebo viděli, že zahynutí jim nastává.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Bấy giờ, dân Y-sơ-ra-ên trở lại, còn nhưng người Bên-gia-min lấy làm kinh hãi, vì thấy tai họa đã hãm áp mình.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Da nu Israels menn vendte sig om, blev Benjamins menn forferdet, for de så at ulykken var like inn på dem.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.이스라엘 사람은 돌이키는지라 베냐민 사람이 화가 자기에게 미친 것을 보고 심히 놀라
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.När då Israels män åter vände om, blevo Benjamins män förskräckta, ty nu sågo de att olyckan var dem nära.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Vtedy sa obrátili mužovia Izraelovi, a mužovia Benjaminovi sa predesili, lebo videli, že prišlo na nich zlé.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Και οτε επεστρεψαν οι ανδρες Ισραηλ, ετρομαξαν οι ανδρες Βενιαμιν διοτι ειδον οτι το κακον εφθασεν επ' αυτους.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Израильтяне воротились, а Вениамин оробел, ибо увидел, что постигла его беда.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Тогава се повърнаха Израилевите мъже; и Вениаминовите мъже се смутиха, защото видяха, че бедата ги постигна.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.ואיש ישראל הפך ויבהל איש בנימן כי ראה כי נגעה עליו הרעה׃
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.ورجع رجال اسرائيل وهرب رجال بنيامين برعدة لانهم رأوا ان الشر قد مسّهم.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.以 色 列 人 又 轉 身 回 來 . 便 雅 憫 人 就 甚 驚 惶 、 因 為 看 見 災 禍 臨 到 自 己 了
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.以色列人 又 轉身 回來 . 便 雅憫人 就 甚 驚惶 、 因為 看 見災禍臨 到 自己 了
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?¿Acaso de la boca del Altísimo no salen los males y el bien
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Ali ne prihaja iz ust Najvišjega hudo in dobro?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?A Magasságosnak szájából nem jõ ki a gonosz és a jó.
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Baik dan jahat dijalankan hanya atas perintah TUHAN
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Či azda nepochádza z úst Najvyššieho zlé i dobré?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Dalla bocca dell'Altissimo non procedono forse le sventure e il bene
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Eikö lähde Korkeimman suusta paha ja hyvä?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Er det ikke fra den Høiestes munn både de onde og de gode ting utgår?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Há chẳng phải từ miệng Ðấng Rất Cao ra tai họa và phước lành?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Há chẳng phải từ miệng Ðấng_Rất_Cao ra tai_họa và phước lành ?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Izali z ust Najwyższego nie pochodzi złe i dobre?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?"화, 복이 지극히 높으신 자의 입으로 나오지 아니하느냐"
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Kommer icke från den Högstes mun både ont och gott?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Kommer ikke både ondt og godt fra den Højestes Mund?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Não sai da boca do Altíssimo tanto o mal como o bem?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?N`est-ce pas de la volonté du Très Haut que viennent Les maux et les biens?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Nu iese din gura Celui Prea Înalt răul şi binele?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?und daß nicht Böses und Gutes komme aus dem Munde des Allerhöchsten?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Van de Allerhoogste komt immers zowel het kwade als het goede?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Z úst Nejvyššího zdali nepochází zlé i dobré?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Εκ του στοματος του Υψιστου δεν εξερχονται τα κακα και τα αγαθα;
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Из устата на Всевишния не излизат ли и злото и доброто?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Не от уст ли Всевышнего происходит бедствие и благополучие?
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?מפי עליון לא תצא הרעות והטוב׃
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?من فم العلي ألا تخرج الشرور والخير
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?禍 福 不 都 出 於 至 高 者 的 口 麼
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?禍福 不 都 出 於 至 高者 的 口麼
‹‹Kaç kez kötülerin kandili söndü, Başlarına felaket geldi, Tanrı öfkelendiğinde paylarına düşen kederi verdi?Často-liž svíce bezbožných hasne? Přichází-liž na ně bída jejich? Poděluje-liž je bolestmi Bůh v hněvě svém?
‹‹Kaç kez kötülerin kandili söndü, Başlarına felaket geldi, Tanrı öfkelendiğinde paylarına düşen kederi verdi?Hoe vaak gaat het licht van de goddelozen niet plotseling uit en treft God hen met rampen en verdriet!
‹‹Kaç kez kötülerin kandili söndü, Başlarına felaket geldi, Tanrı öfkelendiğinde paylarına düşen kederi verdi?악인의 등불이 꺼짐이나 재앙이 그들에게 임함이나 하나님이 진노하사 그들을 곤고케 하심이나
‹‹Kaç kez kötülerin kandili söndü, Başlarına felaket geldi, Tanrı öfkelendiğinde paylarına düşen kederi verdi?Når går de gudløses Lampe ud og når kommer Ulykken over dem? Når deler han Loddet ud i sin Vrede,
‹‹Kaç kez kötülerin kandili söndü, Başlarına felaket geldi, Tanrı öfkelendiğinde paylarına düşen kederi verdi?כמה נר רשעים ידעך ויבא עלימו אידם חבלים יחלק באפו׃
‹‹Kaç kez kötülerin kandili söndü, Başlarına felaket geldi, Tanrı öfkelendiğinde paylarına düşen kederi verdi?كم ينطفئ سراج الاشرار ويأتي عليهم بوارهم او يقسم لهم اوجاعا في غضبه
‹‹Kaç kez kötülerin kandili söndü, Başlarına felaket geldi, Tanrı öfkelendiğinde paylarına düşen kederi verdi?惡 人 的 燈 何 嘗 熄 滅 . 患 難 何 嘗 臨 到 他 們 呢 . 神 何 嘗 發 怒 、 向 他 們 分 散 災 禍 呢
‹‹Kaç kez kötülerin kandili söndü, Başlarına felaket geldi, Tanrı öfkelendiğinde paylarına düşen kederi verdi?惡人 的 燈何嘗熄滅 . 患難何嘗臨 到 他 們呢.神何嘗發怒 、 向 他 們分散 災禍呢
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.A szerencsétlen megvetni való, gondolja, a ki boldog; ez vár azokra, a kiknek lábok roskadoz.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Au malheur le mépris! c`est la devise des heureux; A celui dont le pied chancelle est réservé le mépris.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Dispreţ în nenorocire! -iată zicerea celor fericiţi: dă brînci cui alunecă cu piciorul!
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.I Ulykke falder de fromme, den sorgløse spotter Faren, hans Fod står fast, mens Fristen varer.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ja, med förakt ses olyckan av den som står säker; förakt väntar dem vilkas fötter vackla.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Kamu menghina orang celaka, sedang hidupmu aman; orang yang hampir jatuh kamu beri pukulan
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.평안한 자의 마음은 재앙을 멸시하나 재앙이 실족하는 자를 기다리는구나
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Lòng người nào ở an nhiên khinh bỉ sự tai họa. Tai họa thường sẵn giáng trên kẻ nào trợt chơn vấp ngã.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Lòng người nào ở an_nhiên khinh_bỉ sự tai_họa . Tai_họa thường sẵn giáng trên kẻ nào trợt chơn vấp_ngã .
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Nesreči gre po mnenju lahkoživca preziranje; pripravljeno je tistim, ki jim omahuje noga.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Opovrhnutou fakľou, podľa mienky toho, kto žije bezpečne, je ten, kto stojí blízko tých, ktorých noha klesá.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod